Rain shower türkçesi Rain shower nedir

  • Sağnak yağış.
  • Sağnak yağmur.
  • Sağanak.

Rain shower ile ilgili cümleler

English: There are isolated rain showers.
Turkish: Yalıtılmış yağmur duşları var.

English: I'm glad we didn't go there because there were some localized heavy rain showers.
Turkish: Bazı lokal şiddetli yağmur sağanaklarından dolayı oraya gitmediğimize sevindim.

Rain shower ingilizcede ne demek, Rain shower nerede nasıl kullanılır?

Rain : Çizik. Filmin yüzünde, yabancı cisimlerden ya da filmin pürüzlü yerlere sürülmesinden oluşan, çizintiden daha derin olan sıyrık. İklim olayının en önemli etkenlerinden biri; havayuvarındaki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı. Yağdırmak. Yağmur gibi yağdırmak. Yağış. Coğrafya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bereket. Yağmuruna tutmak. Yağmur gibi boşanmak.

Shower : Duş almak. Duş. Yağmak. Yağdırmak. Sağanak. Suyu düzgün bir şekilde dağıtarak fışkırtan araç. böyle akan su ile yıkanmak (duş yapmak). ...yağmuruna tutmak.

Rain attenuation : Yağmur zayıflatması.

Rain barrel : Yağmur damlacıklarını sağlayan, alt tarafı delikli boru. bu boru genellikle dekordaki pencerenin kulis tarafındaki üst kesimine yerleştirilir. Yağmur varili. Yağmur borusu.

 

Rain box : Yağmur kutusu. Yağmur sesini sağlayan kutu.

Rain cap : Yağmurdan koruyucu kapak.

İngilizce Rain shower Türkçe anlamı, Rain shower eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rain shower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Downfalling : Boşanma (yağmur). Çöküş. Yıkılma. Mahv. Düşüş. Tuzak. Yıkılış. Çökme. İnkıraz.

Downpour : Sağanak yağış. Şiddetli yağmur.

Drenching : İçirmek. Sırılsıklam etme. Her tarafını ıslatmak. İyice ıslatmak. İlaç içirmek (hayvan). Sırılsıklam etmek. Sıvıya batırmak. Batırmak. Islatma.

Cloudburst : Ani bastıran şiddetli yağmur. Bulut yağmuru. Ani bastıran yağmur. Sağanak yağış. Ani sağanak. Şiddetli yağmur. Bulut patlaması.

Downfalls : Tuzak. Boşanma (yağmur). Yıkılma. Çöküş. Mahv. Yağış. Yıkılış. İnkıraz. Düşme.

Cloudbursts : Sağanak yağış. Bulut yağmuru. Bulut patlaması. Şiddetli yağmur. Ani bastıran yağmur. Ani sağanak.

Downfall : Düşme. Yıkılma. Yağış. Yıkılış. Çöküş. Boşanma (yağmur). Düşüş. Çökme. Ani yağış.

Flood of rain : Sel. Şiddetli yağmur. Su baskını.

Drenches : Her tarafını ıslatmak. İyice ıslatmak. İlaç içirmek (hayvan). Batırmak. Islatmak. Sırılsıklam etme. Islatma. İçirmek. Sırılsıklam etmek.

Brash : Sırnaşık. Aceleci. Atılgan. Arsız. Küstah. Toy. Kırık buz. Kırık taş. Saygısız.

Rain shower synonyms : brashest, drench, downpours, brashes, flurry, down pour.