Shower türkçesi Shower nedir

  • ...yağmuruna tutmak.
  • Suyu düzgün bir şekilde dağıtarak fışkırtan araç. böyle akan su ile yıkanmak (duş yapmak).
  • Duş.
  • Yağmak.
  • Duş almak.
  • Sağanak.
  • Yağdırmak.

Shower ile ilgili cümleler

English: Ali takes a shower every day.
Turkish: Ali her gün duş alır.

English: Ali didn't take a shower this morning.
Turkish: Ali bu sabah duş almadı.

English: Ali stepped out of the shower and wrapped a towel around his waist.
Turkish: Ali duştan çıktı ve kalçasının etrafına bir havlu sardı.

English: Ali heard the shower running.
Turkish: Ali çalışan bir duş duydu.

English: Ali hid behind the shower curtain.
Turkish: Ali duş perdesinin arkasına saklandı.

Shower ingilizcede ne demek, Shower nerede nasıl kullanılır?

Shower bath : Duş. Duş yeri. Duş yapma yeri. Duş teknesi. Suyu düzgün bir şekilde dağıtarak fışkırtan araç. böyle akan su ile yıkanmak (duş yapmak). Duş yapma.

Shower cap : Duş bonesi.

Shower curtain : Banyo perdesi. Duş perdesi.

Shower down : Sağanak yağmak.

Shower enclosure : Duş odası. Duşakabin. İçinde duş yapılan odacık.

Leonid meteor shower : Leonid meteor yağmuru. (astronomi) aslan takımyıldızı yakınlarında veya içinde kasım ayı içinde meydana gelen yıllık meteor yağmuru (tempel-tuttle kuyruklu yıldızının her 33 yılda bir geçişi esnasında en yoğun halini alan).

 

Shower head : Suyu düzgün bir biçimde dağıtarak püskürten delikli baş. Duş başlığı.

Shower room : Banyo. Duş odası.

Cosmic ray shower : Kozmik ışın sağanağı. Kozmik ışın yağmuru.

Baby shower : Doğum öncesi hediye partisi (bebek için). Doğum öncesi parti. Bebek ya da doğum öncesi verilen hediye verme partisi. Doğacak bebeğe hediyeler verme.

İngilizce Shower Türkçe anlamı, Shower eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Douched : Mal. Mikrop öldürmek amacıyla yıkama. İlaçlı su. Duşlamak. Antiseptik suyla yıkamak. Duş yapmak. Dangalak. Şırınga etmek. Antiseptik su.

Pours : Yığılmak. Dökmek. Boşaltmak. Akıtmak. Dökülmek (kalıba). Akmak. Üşüşmek.

Flood of rain : Şiddetli yağmur. Su baskını. Sel.

Pelt : Atma. Koşmak. Dayak atmak. Posteki. Taşa tutma. Fırlatma. Şakır şakır yağmak. Post.

Hurls : İrlanda hokeyi oynamak. Savurma. Savurmak. Savurmak (tehdit, küfür vb'ni). Atmak. Fırlatmak. Fırlatma. Kusmak. Hızla atmak.

Hailed : Topa tutmak. Selamlamak. Taksi çağırmak. Limanından gelmek. Çağırmak. Dolu yağmak. Yerlisi olmak.

Brashest : Saygısız. Arsız. Kırık taş. Aceleci. Kırık kaya parçaları. Yüzsüz. Kırık buz. Atılgan. Küstah. Kırpıntı.

Take a shower : Banyo yapmak. Duş yapmak.

Pelted : Bardaktan boşanırcasına yağmak. Taşa tutmak. Dövmek. Fırlatmak. Taşlamak. Aralıksız vurmak. Şakır şakır yağmak. Atmak. Seğirtmek.

Pelting : Şakır şakır. Taşlamak. Dayak atmak. Aralıksız vurmak. Fırlatmak. Taş atmak. Atmak. Dövmek. Bardaktan boşanırcasına yağmak.

 

Shower synonyms : shower stall, plumbing fixture, rain, fall, flurry, shower bath, have a shower, showering, showerhead, hails, drenching, roll in, downfalls, douche, pour, down pour, poured, cloudbursts, bathing, hailing, heap up, downpours, drenches, raining, washup, downpour, hurled, flood, pelts, brashes, hail, brash, precipitate.

Shower ingilizce tanımı, definition of Shower

Shower kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fall, as in a hower or showers. A fall or rain or hail of short duration. One who shows or exhibits. &?. T copiously with rain. To water with a shower. To rain in showers. Sometimes, but rarely, a like fall of snow. To &?.