Rainbow türkçesi Rainbow nedir
- Alaimisema.
- Uzay alanında kullanılır.
- Ebemkuşağı.
- Hacılarkuşağı.
- Yağmurdan sonra, gökyüzünü bir uçtan bir uca saran renkli kuşak.
- İlkel efsanelerde, halk inanışlarında ve masallarda türlü durumlar için önbelirti olarak yorumlanan göksel olay.
- Gök kuşağı.
- Eleğimsağma.
- Gökkuşağı.
- Alkım.
- Ebekuşağı.
- Yağmurkuşağı.
Rainbow ile ilgili cümleler
English: Did you see the rainbow this morning?
Turkish: Bu sabah gökkuşağını gördünüz mü?
English: All the colours of the rainbow are black.
Turkish: Gökkuşağının bütün renkleri siyahtır.
English: A rainbow is one of the most beautiful phenomena of nature.
Turkish: Bir gökkuşağı doğanın en güzel olaylarından biridir.
English: A rainbow is a natural phenomenon.
Turkish: Bir gök kuşağı doğal bir olaydır.
English: A rainbow has seven colors.
Turkish: Bir gök kuşağının yedi rengi vardır.
Rainbow ingilizcede ne demek, Rainbow nerede nasıl kullanılır?
Rainbow chaser : Hayal peşinde koşan kimse.
Rainbow trout : Gökkuşaklı alabalık. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, alabalıkgiller (salmonidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta bir tür. Gökkuşağı alabalığı. Çelikbaş alabalık.
Rainbow wheel : Tiyatroda gökkuşağının değişken renklerini sağlayan etmen aygıtı. Gökkuşağı tekerleği.
All the colors of the rainbow : Var olan her renk. Rengarenk. Gökkuşağının tüm renkleri.
Rainbows : Gökkuşağı. Ebemkuşağı.
Rain barrel : Yağmur damlacıklarını sağlayan, alt tarafı delikli boru. bu boru genellikle dekordaki pencerenin kulis tarafındaki üst kesimine yerleştirilir. Yağmur borusu. Yağmur varili.
Rain attenuation : Yağmur zayıflatması.
Rain cloud : Yağmur bulutu.
Trainbearer : Elbisenin eteğini taşıyan kimse.
Rain check : Gösteri veya konser vb yerine ilerisi için verilen bilet. Envanterde görünen ancak stokta kalmamış bir ürünü ürün mağazaya geldiğinde müşteriye aynı fiyattan satmayı taahhüt eden mağaza onaylı kupon veya çek. İndirimde kalmayan malı daha sonra alabilme hakkı. Yağmur yüzünden iptal edilen maç. Hakkını daha sonra kullanma hakkı. Çekici bulunan bir davetin reddedilmesi. Konser veya gösteri izleme hakkını daha sonra kullanma hakkı. Ertelenen maç için seyirciye verilen bilet. Ertelenen gösteri için seyirciye verilen bilet. Çekici bulunan bir davetin sonradan kabul edilmek veya ertelenmek üzere reddedilmesi.
İngilizce Rainbow Türkçe anlamı, Rainbow eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rainbow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Absolute parallax : Başka yıldızlarla bağlantı kurmadan üçgenölçümsel olarak belirlenen ıraklık açısı. Salt ıraklık açısı.
Accidental error : Arızi hata. Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Tesadüfi hata. Rasgele hata. Rastlantısal hata. İstemeyerek yapılan hata. Rasgele yanılgı.
Hope : Arzu etmek. Umut etmek. Ummak. Ümit etmek. Umut. Ümit. Beklenti içinde olmak. İstemek. Beklemek.
Absolute value : Saltık değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Salt değer. Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Mutlak değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer.
Accuracy : İncelik. Kesinlik. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Hassasiyet. Tamlık. Titizlik. Sağıllık. Ayar. Dikkat. Doğruluk.
Iris : Süsen çiçeği. Saydam tabakayla göz merceği arasında bulunan ince, kasılabilen bir zardan oluşan gözün renkli ve damarlı bölümü. Ön ve arka göz kamaralarını birbirinden ayıran, ışığın geçişinde diyafram görevini yapan, epitel altındaki bağ dokuda pigment hücrelerini içeren tunika vazkuloza bulbi katmanındaki üç oluşumdan biri. Işık düzengeci. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Diyafram. Göz merceğini kısmen örten, ortasında göz bebeği (pupilla) denen bir açıklık bulunan damar tabakanın bir kısmı, koroit uzantısı. Süsen. Alıcının önünde yer alan, çember biçiminde büyüyüp küçülen, özellikle noktalı açılma-kararmayı gerçekleştirmekte kullanılan örtü çeşidi. Işıldakların bir takısı. bir çerçeveye oturtularak takılan diyafram yuvarlak biçimdedir; iç tarafında birbirinin üzerine kayarak ya da birbirinin üzerinden açılarak yuvarlağın çapını büyülten ve küçülten yaprakları vardır. bununla sahne üzerindeki aydınlatma alanı genişletilip daraltılabilir.
Airglow : Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı. Gök aydınlığı.
Acceleration due to gravity : Yerçekimi ivmesi. Yerçekiminin etkileri nedeniyle yolun artışı. Serbest düşen bir cismin kazandığı ivme.
Adhara : Büyükköpek'in e yıldızı. Adhara (cma).
Achondrite : Kumsuz göktaşı. Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur.
Rainbow synonyms : bow, sky, absorption line, promise, altair, irises, irising, absorptive power, rainbows, absolute brightness, arc, aerolite, irides, albedo, absolute orbit, almak.
Rainbow ingilizce tanımı, definition of Rainbow
Rainbow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A bow or arch exhibiting, in concentric bands, the several colors of the spectrum, and formed in the part of the hemisphere opposite to the sun by the refraction and reflection of the sun`s rays in drops of falling rain.

Bu kısımda Rainbow kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rainbow ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rainbow anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rainbow ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.