Rainbow trout türkçesi Rainbow trout nedir
- Gökkuşaklı alabalık.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Çelikbaş alabalık.
- Gökkuşağı alabalığı.
- Kemikli balıklar (teleostei) takımının, alabalıkgiller (salmonidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta bir tür.
Rainbow trout ingilizcede ne demek, Rainbow trout nerede nasıl kullanılır?
Rainbow : Yağmurkuşağı. Gökkuşağı. Yağmurdan sonra, gökyüzünü bir uçtan bir uca saran renkli kuşak. Gök kuşağı. Ebekuşağı. Alkım. Ebemkuşağı. Eleğimsağma. Alaimisema.
Trout : Alabalık. Avrupa alabalığı. Alabalık (zooloji terimi). Kemikli balıklar (teleostei) takımının, alabalıkgiller (salmonidae) familyasından, 20-30 cm kadar uzunlukta, üstü lekeli, avrupa ve türkiye tatlı sularında yaşayan bir tür. Ala. Çirkin ve çekilmez kadın. Alabalıkgiller familyasından olup, türkiye tatlı sularında da yaşayan ve geniş tenyanın ikinci arakonakçılığını yapan balık türü. Alabalık tutmak. Denizalabalığı.
Rainbow chaser : Hayal peşinde koşan kimse.
Rainbow wheel : Tiyatroda gökkuşağının değişken renklerini sağlayan etmen aygıtı. Gökkuşağı tekerleği.
Rainbows : Ebemkuşağı. Gökkuşağı.
Brooktrout : Kemikli balıklar (teleostei) takımının alabalıkgiller (salmonidae) familyasından, eti çok lezzetli, kuzey amerika tatlı sularında yaygın olan bir tür. Dere alabalığı.
İngilizce Rainbow trout Türkçe anlamı, Rainbow trout eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rainbow trout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
Aardvark : Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Karınca yiyen.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza. Akasya. Salkım ağacı.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Rainbow trout synonyms : aardwolf, abacus bodies, abiotic environment, a site, abramis zone, abductor muscle.

Bu kısımda Rainbow trout kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rainbow trout ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rainbow trout anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rainbow trout ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.