İris nedir, İris ne demek

İris; bir anatomi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: süsen]

Göz merceğini kısmen örten, ortasında göz bebeği (pupilla) denen bir açıklık bulunan damar tabakanın bir kısmı, koroit uzantısı.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Alıcının önünde yer alan, çember biçiminde büyüyüp küçülen, özellikle noktalı açılma-kararmayı gerçekleştirmekte kullanılan örtü çeşidi.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Saydam tabakayla göz merceği arasında bulunan ince, kasılabilen bir zardan oluşan gözün renkli ve damarlı bölümü.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Ön ve arka göz kamaralarını birbirinden ayıran, ışığın geçişinde diyafram görevini yapan, epitel altındaki bağ dokuda pigment hücrelerini içeren tunika vazkuloza bulbi katmanındaki üç oluşumdan biri.

Zooloji alanındaki anlamı:

Saydam kat ile göz merceği arasında bulunan ince, kasılabilen, renkli ve damarlı olan disk.

İris isminin anlamı, İris ne demek:

Kız ismi olarak; Mitolojide geçen, Tanrıların elçisi ve gökkuşağının simgesi olarak bilinen kızın adı. Çiçek adı. Gözün bir tabakası.

 

İngilizce'de İris ne demek? İris ingilizcesi nedir?:

iris

Osmanlıca İris ne demek? İris Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tabaka-i kuzâhiye

İris hakkında bilgiler

İris, gözün ön kısmında saydam katmanın arkasında bulunan ve göze rengini veren damarlı bölgedir.

İris anlamı, tanımı:

Saydam : Asetat. Açık seçik, belirgin. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan.

Genç irisi : Yaşına göre çok serpilip büyümüş.

Tabaka : Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu. Katman. Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece.

İnce : Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Zayıf. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Ayrıntılı. Tiz (ses), pes karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film.

Bölüm : Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.

 

Katman : Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka. Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka.

Damarlı : Aksi, huysuz. Damarı belirginleşmiş. Damarı olan.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Diğer dillerde İris anlamı nedir?

İngilizce'de İris ne demek? : n. colored part of the eyeball surrounding the pupil (Anatomy); any of a number of plants having sword-shaped leaves and showy flowers

n. iris, colored part of the eyeball surrounding the pupil (Anatomy); any of a number of plants having sword-shaped leaves and showy flowers, orris

adj. iris

Fransızca'da İris : [le] gökkuşağı; iris; süsen, sevsen, susen

Almanca'da İris : n. Iris, Regenbogenhaut

Rusça'da İris : n. радужный: радужная оболочка (F), ирис (M)