Raindrops türkçesi Raindrops nedir

  • Yağmur damlaları.

Raindrops ile ilgili cümleler

English: I should have brought my umbrella. Large raindrops are starting to fall.
Turkish: Şemsiyemi getirmeliydim. Büyük yağmur damlaları düşmeye başlıyor.

English: Large raindrops are starting to fall.
Turkish: Büyük yağmur damlaları düşmeye başlıyor.

Raindrops ingilizcede ne demek, Raindrops nerede nasıl kullanılır?

Raindrop : Yağmur tanesi. Yağmur damlası.

Contraindicate : Tedavinin uygun olmadığını göstermek. Kontrendike.

Contraindicated : Kontrendike. Tedavinin uygun olmadığını göstermek.

Contraindicates : Tedavinin uygun olmadığını göstermek. Kontrendike.

Contraindicating : Kontrendike. Tedavinin uygun olmadığını göstermek.

Contraindicative : Birbirini tutmayan. Ters düzene ait olan.

Contraindication : Kontraendikasyon. Kontrendikasyon. Zıt etki. Belli bir tedavisi uygun olmadığını ve uygulamanın kötü sonuç vereceğini ifade eden durum, kontrendikasyon. Bir tedavinin uygun olmadığını belirten hal. Kontra endikasyon. Tedavinin uygun olmaması.

Contraindications : Kontrendikasyonlar. Tedavinin uygun olmaması.

İngilizce Raindrops Türkçe anlamı, Raindrops eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Raindrops ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Driblet : Küçük bir miktar. Nebze. Az miktar. Parça. Çok az miktar. Damla. Bir parça.

Drop : Dirsek çevirmek. Görüşmemek. Tutulmak. Damla. Söyleyememek (harf). Bırakmak (fare). Düşmek. Atmak. Kesmek.

Rain : Yağış. Yağmur gibi yağdırmak. Yağmuruna tutmak. Bereket. Yağmur. Yağmur gibi boşanmak. Yağdırmak. İklim olayının en önemli etkenlerinden biri; havayuvarındaki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı. Yağmur yağmak. Çizik.

Drib : Çok küçük miktar. Damlacık. Azıcık. Damlamak. Damla.

Rainfall : Yağmur. Yağış. Yağış (miktarı). Sağanak. Yağış miktarı.