Rands türkçesi Rands nedir

  • Ökçe seridi.
  • Güney afrika parası.
  • S_sayı_üret.

Rands ile ilgili cümleler

English: Ali claims that he can taste the difference between these two brands of salt.
Turkish: Ali bu iki tuz markası arasındaki farkı tadabileceğini iddia ediyor.

English: He plucked one of his few strands of beard.
Turkish: O, sakalındaki az sayıda telden birini yoldu.

English: Ali often runs errands for Mary.
Turkish: Ali sık sık Mary'nin ayak işlerini yapar.

English: Ali left everything to his three grandsons.
Turkish: Ali her şeyi üç erkek torununa bıraktı.

English: Ali is Mary's grandson.
Turkish: Ali Mary'nin erkek torunudur.

Rands ingilizcede ne demek, Rands nerede nasıl kullanılır?

Brands : İşlemek. Lekelemek. Derin etki bırakmak. Damgalamak. Dağlamak. Markalamak.

Errands : Getir götür işi. Ayak işleri. Bir iş için gönderme.

Firebrands : Fitneci. Yanan çubuk. Yanan odun parçası. Enerjik ve canlı kimse (argo terim). Ortalığı karıştıran delifişek. Meşale. Ateş kaynağı. Sorun çıkarıcı. Köz. Öksü.

Grands : Azim. Büyüklük. Soylu. Babaanne. Kuyruklu piyano. Büyük. Haşmetli. Debdebeli. Azamet. Bin dolar.

Grandsire : Dede. İhtiyar adam. Büyük baba.

Grandson : Erkek torun. Torun.

Operands : Bir matematik işleminin gerçekleştirildiği miktar. Bir işlemin gerçekleştirildiği veri birimi (matematik, bilgisayar).

 

Integrands : Tümlevi alınan. İntegrand. Entegrasyonu yapılan eşitlik. Tamamlanacak fonksiyon. Tümlevlenen.

Grandsons : Torun.

Run errands : Ayak işleri yapmak. Getir götür işleri yapmak. Ayak işlerine bakmak. Getir götür işlerine bakmak.

İngilizce Rands Türkçe anlamı, Rands eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rands ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Custody : Gözetim. Gözaltı. Bakım. Tevkif. Sorumluluk. Velayet. Tutukluluk. Hapis. Vesayet. Gözetim bakım.

Transvaal : Eski bir güney afrika şehri.

Safekeeping : Koruma. Emniyet. Saklama. Yediemin tevdii. Yediemine tevdii. Güvenlikte olma. Korunma. Himaye. Saklanma.

Reef : Camadan. Kabarma sırasında deniz altında kalarak çekilme ile su yüzüne çıkan kaya döküntüleriyle kaplı ve bu nedenle gemicilik bakımından çekinceli kıyı. İhtiyatla sakınarak hareket etmek. Kaya döküntülü kıyı. Maden damarı. Sığ kayalık. Resif. Kayalık. İhtiyatlı hareket etmek.

Guardianship : Koruyuculuk. Velayet. Vasilik. Vesayet. Muhafızlık. Velilik. Himaye. Vekillik. Koruma.

Keeping : Saklama. Geçindirme. (evrak vb) muhafaza etme. İşletme. (defter) tutma. Koruma. Gelecekte kullanmak için ayırma. Uyum. Bakım. Geçimini sağlama.

Rands synonyms : witwatersrand, rand, randing.

Rands zıt anlamlı kelimeler, Rands kelime anlamı

Active : Pratik. Etken. Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Enerjik. Çalışkan. Hareketli. Etkin, işler durumda, etkili. Üretken. Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Etkin.

Rands antonyms : unsexy.