Rangeland türkçesi Rangeland nedir

  • Yem alanı.
  • Hayvan otlatma alanı.
  • Özellikle hayvan sürülerinin otlatılması için kullanılan geniş ve gelişmemiş arazi.
  • Mera.

Rangeland ingilizcede ne demek, Rangeland nerede nasıl kullanılır?

Rangelands : Otlak veya otlak alanları.

Strangely : Garip biçimde. Şaşılacak derecede. Garip şekilde. Dayak. Tuhaf tuhaf. Tuhaf.

Strangely enough : Garip belki ama. Tuhafı şu ki. Buna rağmen. Ne gariptir ki.

Range camera : Erim kamerası. Derinlik ölçen kamera.

Range check : Erim denetimi. Aralık kontrolü.

Range estimation : Mesafe talimini. Mesafe tahmini.

Range indicator : Mesafe kartı.

Range copy : Aralık kopyalama.

Range image : Uzaklık imgesi. Erim imgesi.

Range of audibility : İşitilebilirlik sınırı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İnsan kulağının algılıyabileceği ve değerlendirebileceği ses dalgaları yineleniminin 30 hz'den başlayıp 20.000 hz'de biten sınırları.

İngilizce Rangeland Türkçe anlamı, Rangeland eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rangeland ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soil : Gübre. Vatan. Kir. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. Taze otla beslemek. Bulaşmak. Semirtmek. Lağım pisliği. Pisletmek. Leke.

 

Grazing land : Otlatma alanı. Haymana. Otlak. Otlatma arazisi. Geçici otlak.

Pastureland : Çayırlık. Geçici otlak. Otlak.

Pasture : Salmalık. Otarmak. Çayıra salmak. Genelde düzlük arazilerde ve taban suyu yakın bulunduğu yerlerde kendiliğinden gelişen veya yetiştirilen, otları sık ve boylu yem bitkilerinden meydana gelen, bu nedenle biçilmeye uygun otlak arazi. Otlak. Gütmek. Otlamak. Hayvanların otlamasına, sürülerin yaylacılık sırasında geçmelerine bırakılmış, üzerinde yetişen otların türü bölgenin yüksekliği ve doğal koşullarına bağlı olarak değişen topraklara verilen ad. Ot.

Leas : İşlenmemiş (toprak). Çayırlık. Otlak. Geçici otlak. Çayır.

Land : Çakmak. Karaya getirmek. Yere inmek. Alan. Kıyıya çıkmak. Karaya ayak basmak. İniş yapmak. Kara parçası. Karaya indirmek. Elde etmek.

Lea : Çayır. Çayırlık. Otlak. Geçici otlak. İşlenmemiş (toprak).

Pastured : Gütmek. Otlamak. Otlatmak. Çayırda otlatmak. Çayır. Salmalık. Otarmak. Ot. Otlak.

Grasslands : Otlak. Çayır.

Meadow : Yeşillik. Çayır. Çimenlik. Çayırlık. Otlak. Çimen. Ova. Çimen ve çiçek kaplı arazi.

Rangeland synonyms : commons, ground, graze, pasturage.