Mera nedir, Mera ne demek

Mera; bir coğrafya terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Mera" ile ilgili cümle

  • "Yağmurun altında çobanıyla beraber meraya çıktı, birdenbire şaşırdı." - Ö. Seyfettin

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Hayvanları otlatmaya elverişli, doğal veya yapay bir bitki örtüsü bulunan, otları seyrek ve kısa boylu, biçilmeye uygun olmayan engebeli arazi.

İngilizce'de Mera ne demek? Mera ingilizcesi nedir?:

graze, pasture

Mera hakkında bilgiler

Mera, meyilli, engebeli ve taban suyunun derinde olduğu yem bitkilerinin bulunduğu alanlara ve hayvancılık amacı ile kullanılan alanlara verilen addır .

Bu topraklar hayvancılık amacıyla kullanılmaktadır. Hayvanların yemlenmesinde kullanılan bu alanların erozyon üzerinde etkileri bulunmaktadır.

Engebe sebebiyle yağış sularının bir kısmı sızarak veya yüzey akışı ile kaybolmaktadır. Buraların toprakları sığ, kumlu veya çakıllı, su tutma kapasitesi düşük ve yağışlı dönem haricinde kurudur. Genellikle su, bitkiler için yeterli değildir, bitki örtüleri seyrek ve kısa boyludur, dolayısıyla açık vejetasyona sahiptirler.

Mera ile ilgili Cümleler

  • Tom'un bunca yıldır Mary'ye nasıl katlandığını merak ediyorum.
  • Merak ediyordum.
  • Ali artık neden benimle konuşmayacak merak ediyorum.
  • Merak ediyordum, bu akşam benimle bir filme gitmek ister misin?
  • Merak ediyorum: O neden geç kaldı?
  • Burak Tuğba'nın ne yapmaya çalıştığını merak ediyordu.
  • Evi boyamayı bitirmenin kaç saat süreceğini merak ediyorum.
  • Merak ediyorum - o neden geç kaldı?
  • Merak bir kediyi öldürdü.
  • Merada bir sürü koyun var.
  • Merak ediyorum, ilk defa hangi ülke Tatoeba'ya sansür uygulayacak.
  • Gizem merak yaratır ve merak, insanın anlama isteğinin temelidir.
  • Jale'nin onu ne kadar sevdiğimi bilip bilmediğini merak ediyorum.
  • Ali bizimle birlikte Boston'a gitmeyi neden istemiyordu merak ediyorum.
 

Mera tanımı, anlamı:

Mera bitkileri : Meralarda kendiliğinden yetişen veya yapay olarak yetiştirilen, yem değeri olan veya olmayan tüm bitki türleri.

Mutlak mera : Kendiliğinden gelişen ve otlatmaya elverişli bir bitki örtüsünü üzerinde taşıyan mera.

Besi merası : Besleme değeri oldukça yüksek mera bitkileri ile kaplı ve gerektiğinde kesime gönderilecek hayvanların fazla ağırlık kazanmalarını sağlamak için otlatıldıkları doğal veya yapay verimli mera.

Dağ merası : Dağlar arasında hayvan otlatmaya elverişli bölge, dağ otlağı.

Merak : Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek. Bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği. Düşkünlük, heves. Kaygı, tasa.

Merak etmek : Anlamak veya öğrenmek istemek. kaygılanmak.

Merak getirmek : Kara sevdaya tutulmak.

Merak olmak : Anlamak veya öğrenmek isteği olmak.

Merak sarmak : Bir şeyi edinme, yapma veya onunla uğraşma isteğine kapılmak, bir şeye eğilim duymak.

Meraka düşmek : Kaygılanmak. meraklanmak.

Meraka sokmak : Meraklandırmak.

Merakına dokunmak : İlgisini çekmek.

 

Merakından çatlamak : Çok kaygılanmak. bir şeyi öğrenmek isteğini aşırı ölçüde duymak.

Merakını mucip olmak : Merakına dokunmak.

Merakını uyandırmak : Merak etmesine sebep olmak, meraklandırmak.

Meraklandırma : Meraklandırmak işi.

Meraklandırmak : Meraklanmasına yol açmak, kaygılandırmak, tasalandırmak.

Meraklanış : Meraklanma işi.

Meraklanma : Meraklanmak işi.

Meraklanmak : Kaygılanmak, üzülmek, tasalanmak. Bir şeyin sebebini anlamak için çaba harcamak.

Meraklı : Kaygılı. Her şeyi anlamak ve bilmek isteyen, araştırıcı, mütecessis. Kendisini ilgilendirmeyen bir konuda bilgi sahibi olmaya çalışan (kimse). Bir şeye çok düşkün olan, sürekli onunla uğraşan.

Meraklılık : Meraklı olma durumu.

Meraksız : Kaygısız, aldırışsız. Anlama, öğrenme isteğini duymayan.

Meraksızlık : Meraksız olma durumu.

Merakta bırakmak : Kaygı içinde bırakmak.

Merakta kalmak : Kaygı içinde olmak.

Meraktan çatlamak : Merakından çatlamak.

Meraktan ölmek : Çok kaygılanmak.

Meram : İstek, amaç, gaye, maksat. Konya iline bağlı ilçelerden biri.

Meram anlatmak : İsteğini, derdini anlatmak.

Meram etmek : Üstüne düşmek, yapmak istemek.

Meramın elinden bir şey kurtulmaz : "bir şey yapmaya azmeden ve ona dört elle sarılan kişi, kesinlikle başarıya ulaşır" anlamında kullanılan bir söz.

Merasim : Tören. Resmî işlerde yol yöntem, yol yordam.

Merasim salonu : Tören salonu.

Merasimli : Kurallara, törelere aşırı bağlı olan. Törenli.

Merasimsiz : Törensiz. Resmî davranıştan uzak, yalın, sade.

Bayrak merasimi : Bayrak töreni.

Cenaze merasimi : Cenaze töreni.

Otlak : Hayvan otlatılan yer, salmalık, yaylak, mera.

Meyilli : İlgili, gönül vermiş. Bir yana eğimi olan, eğik.

Engebeli : Engebesi olan, engebesi çok olan, arızalı.

Derin : Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yüzeyden içeri inen. İçten gelen. Yoğun. Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Dip. Ayrıntılı. Uzun süren.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Hayvancılık : Evcil hayvanlara bakma ve yetiştirme işi.

Toprak : Memleketli. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Kara. Arazi, tarla. Ülke. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış.

Mera amfizemi : Çayır amfizemi.

Mera idaresi : Meraları uygun bir mevsimde, kapasiteleri dâhilinde otlatmak, hayvanları mera üzerinde eşit dağıtmak ve yem tipine uygun hayvanla otlatma işi, mera menajmanı.

Mera kalıpları : Mera hayvanlarına ek yem olarak yonca gibi kaba yemlerin değişik katkılarla pelet hâline getirilmiş hâli.

Mera kapasitesi : Çayır ve meralarda her baş hayvan için ayrılan kuru madde üzerinden yeşil ot miktarı.

Mera keneleri : Sert keneler.

Mera menajmanı : Mera idaresi.

Mera otu : Tabiatta kendiliğinden bir arada yetişen, biçilebilecek yüksekliğe ulaşamayan bitkilerden oluşan ve hayvanların otlatılmaları suretiyle değerlendirilen bitkiler topluluğu, mera bitkileri.

Mera yemlemesi : Ek yem verilmeksizin hayvanların merada otlatılması.

Mera yoğunluğu : Genelde hektara düşen hayvan sayısı olarak ifade edilen, çayır ve merada birim alana düşen hayvan sayısı.

Merac : Miraç

Diğer dillerde Mera anlamı nedir?

İngilizce'de Mera ne demek? : [Mera] adj. pure, mere

adj. mere; sheer

adj. mere, just

Fransızca'da Mera : pâturage [le], parc [le]

Almanca'da Mera : n. Grasland, Weide, Weideplatz

Rusça'da Mera : n. пастбище (N)

adj. пастбищный