Ranging türkçesi Ranging nedir
- Dizmek.
- Sıralamak.
- Değişme.
- Gezmek.
- Uzaklık tayini.
- Tarama keşfi.
- Erişmek.
- Akıp gitmek.
- Dolaşmak.
- Katılmak.
- Sürtmek.
- Tarafına çevirmek.
- Doğrultmak.
- Bir aralıkta yayılan.
- Sıralanmak.
- Boyunca gitmek.
- Bir aralıkta uzanan.
- Uzanmak.
- Sıra halinde olmak.
- Sıralı olmak.
- Nişan almak.
- Bölgede yaşamak.
- Turlamak.
- Erimi olmak.
- Mesafe tayini.
Ranging ile ilgili cümleler
English: My mother teaches flower arranging.
Turkish: Annem çiçek düzenleme öğretir.
English: In Colombia, the population is classified into social strata ranging from one to six, one being the poorest and six being the richest.
Turkish: Kolombiya'da nüfus birden altıya kadar değişen sosyal katmanlara göre sınıflandırılır. Bir en fakir olma ve altı en zengin olma.
English: Ali is arranging bail.
Turkish: Ali kefalet düzenliyor.
English: I make a point of arranging sentences in my mind before writing them down.
Turkish: Yazmadan önce cümleleri aklımda düzenlemeye dikkat ederim.
English: My hobbies are not only wide-ranging but also useful.
Turkish: Benim hobilerim sadece geniş kapsamlı değil fakat aynı zamanda faydalı da.
Ranging ingilizcede ne demek, Ranging nerede nasıl kullanılır?
Ranging accuracy : Uzaklık ölçümü doğruluğu. Telemetre doğruluğu.
Ranging error : Uzaklık ölçümü hatası. Telemetre hatası.
Be ranging to the : Uzanarak akmak. Uzanmak.
Automatic ranging : Otomatik yayılma.
Far ranging : Geniş bir alanı kapsayan. Yaygın. Uzaklara kadar erişen. Geniş ölçüde. Geniş kapsamlı. Geniş.
Wide ranging : Geniş kapsamlı. Yaygın. Çok çeşitli.
Outranging : Geçmek. Daha ileri gitmek. Daha uzun menzilli olmak.
Boomeranging : Bumerang. Aleyhe dönen durum. Geri tepmek. Geri tepen plan. Aleyhe dönmek.
Disarranging : Düzenini bozmak. Bozmak. Dağıtmak. Karıştırmak. Dağınıklık. Düzeni bozmak.
Arranging : Diziliş. Düzenleyim. Hazırlama. Uydurma. Düzme. Sıralatma. Dizme.
İngilizce Ranging Türkçe anlamı, Ranging eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ranging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flees : Aceleyle çıkmak. Kaçmak. Terketmek. Fıymak. Sıvışmak. Kaçınmak. Firar etmek. Tüymek.
Ambulate : Dolaşıp durmak. Yürümek.
Arraying : Süslemek. Sıralanış. Sıraya koymak. Düzen. Diziliş. Giydirmek. Çeki düzen vermek. Sıra. Sıraya dizmek.
Draw a bead on : Silahını doğrultmak. Dikkatle nişan almak. Göz koymak. Tüm ilgisini birine yöneltmek.
Circulated : Devretmek. Tedavül etmek. Deveran etmek. Tedavül ettirmek. Yaymak. Dolaştırmak. Yayılmak.
Earn : Para kazandırmak. Eline geçmek. Kazanmak. Kazanç elde etmek. Hak etmek. Para kazanmak. Edinmek.
Cruised : Dolaşmak (polis veya polis arabası) (etrafı kolaçan ederek). Yol almak. Gemi ile dolaşmak. Gemiyle gezmek. Seyir etmek. Gezinmek. Sokaklarda dolaşarak müşteri aramak (fahişe). Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak). Ağır ağır gitmek.
Inversion : Tersyüz etme. Bir kromozomda bulunan bir dizi genin yüz seksen derece tersine çevrilmesi. normal dizilişin alfabetik olduğunu kabul edersek, a b c g f e d h ı, d e f g genlerinin inversiyonunu gösterir. ters çevrilme sentromeri kapsarsa perisentrik, kapsamazsa parasentrik olarak adlandırılır. yüksek hava basıncında hafifçe ısınan havanın ağır ve soğuk hava tabakası üzerinde birikmesi ile çok tabakalı hava yapısının oluşması. Evirtim. Tersine dönmüş şey. Tersine çevirme. Seyreltik asitlerle kaynatma ya da enzim tezleştirmesiyle ayrışma sonucu yüksek karbon sayılı şekerlerin daha az karbon sayılı şekerler oluşturması. İnversiyon. Eşcinsellik. Ters dönme. Homoseksüellik.
Gads : Sivri demir. Üvendire. Serserilik yapmak. Eğlence peşinde koşmak. Avare dolaşmak. Sivri uçlu demir.
Plumbed : Ölçmek. Ölçmek (derinlik). Anlamaya çalışmak. (çekülle) düzeltmek. Düzeltmek. Derinlemesine araştırmak. Su tesisatını kurmak. İskandil etmek. Derinine inmek.
Ranging synonyms : array, cruise, orientating, galls, achieved, headline, bat around, circuited, alined, accedes, orient, kips, echeloning, flee, acceded, affiliate with, alines, levelled, go to, accede, collocating, headlined, browse around, commutations, ambulated, collocates, adhering, alining, blowing hot and cold, jaunt, hand up, ran off, presents.
Ranging zıt anlamlı kelimeler, Ranging kelime anlamı
Small : Basit. Önemsiz. Ufacık. Ufak tefek. Sıradan. Mini. Mütevazı. Alçak. Zayıf. Fakir.
Little : Birazcık. Az miktarda. Önemsiz. Az. Cici. Değersiz. Küçük. Be.az miktarda. Ufak. Kısa.
Ranging antonyms : undiversified.

Bu kısımda Ranging kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ranging ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ranging anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ranging ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.