Rate of yield türkçesi Rate of yield nedir

  • Bir yatırımdan elde edilen karın yatırım tutarına veya bir taşınır değerin getirisinin cari piyasa fiyatına bölünmesiyle hesaplanan oran.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Getiri oranı.
  • Verimlilik oranı.

Rate of yield ingilizcede ne demek, Rate of yield nerede nasıl kullanılır?

Rate : Değer biçmek. Bilgisayar, gümrük, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği. İki özdek arasında değer, beraberlik ve eşitliği bildiren ölçü. ürem oranı. Olarak görmek. Sayılmak. Hız. Saymak. Farzetmek. Fırça atmak.

Of : In. -nin. Nin. -den. -dan. Karşı. Den. Hakkında. -nın. Yüzünden.

Yield : Kazanç sağlamak. Kabul etmek (bir şeyin doğru olduğunu). Uyum sağlamak. Ürün vermek. Karşı koyamamak. Teslim olmak. Verim. Verimlilik. Yerini bırakmak. Belirli bir süre içinde bir makinenin yapabileceği iş. bir işe yatırılan anamalın belirli bir süre içinde meydana getireceği sonuç. yararlanılmak amacıyla kullanılan her şeyin belirli bir süre bitiminde sağladığı sonuç.

Rate of acceleration : İvme oranı.

Rate of assessment : Vergi oranı.

Rate of depreciation : Amortisman oranı. Değeryitim hızı. Aşınma oranı.

 

Rate of decay of sound : Sesin, zamanla dalga genliğindeki azalma hızı. desibel ölçeğinde değerlendirilir. Sesin sönüm hızı.

Rate of cooling : Soğuma hızı. Soğutma hızı.

Rate of decomposition : Ayrışma hızı.

Rate of change : Bir niceliğini bağlı olduğu bir değişkene göre ne denli çabuk değiştiğini belirten ve işlev değişiminin, değişken değişimine oranı öle ölçülen özellik. Değişim hızı. Değişim yüzdesi.

İngilizce Rate of yield Türkçe anlamı, Rate of yield eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rate of yield ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Rate of return : Geri dönüş oranı. Verim oranı. Geri ödeme oranı. Karlılık oranı. Verimlilik. Yatırılan sermayenin gelir oranı.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Rate of yield synonyms : ability to pay approach, a change in demand, fertility rate, a type mutual funds, a change in supply, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, abnormal budget receipts.