Rationals türkçesi Rationals nedir

Rationals ingilizcede ne demek, Rationals nerede nasıl kullanılır?

Rational analysis : Rasyonel analiz.

Rational expectation hypothesis : Ussal beklentiler önsavı. Ussal beklentilerle hareket eden iktisadi karar birimlerinin, para ve maliye politikalarındaki değişikliklerin sonuçlarını tahmin ederek, iktisadi çıkarlarını koruyacak biçimde anında hareket edeceklerini ve ekonomide beklenmeyen bir değişiklik olmadıkça fiyatlar genel düzeyini ortalama olarak doğru tahmin edeceklerini ileri süren ilk defa j. r. muth tarafından ortaya atılan ve daha sonra yeni klasik iktisat okulu iktisatçıları tarafından iktisadi çözümlemelerde kullanılan kuram. krş. uyarlanabilir beklentiler önsavı, rassal yürüyüş önsavı.

Rational expectation theory : Ussal beklentilerle hareket eden iktisadi karar birimlerinin, para ve maliye politikalarındaki değişikliklerin sonuçlarını tahmin ederek, iktisadi çıkarlarını koruyacak biçimde anında hareket edeceklerini ve ekonomide beklenmeyen bir değişiklik olmadıkça fiyatlar genel düzeyini ortalama olarak doğru tahmin edeceklerini ileri süren ilk defa j. r. muth tarafından ortaya atılan ve daha sonra yeni klasik iktisat okulu iktisatçıları tarafından iktisadi çözümlemelerde kullanılan kuram. krş. uyarlanabilir beklentiler önsavı, rassal yürüyüş önsavı. Ussal beklentiler önsavı.

 

Rational expectations : Ussal beklentiler. Rasyonel bekleyişler. Rasyonel bekleyişler hipotezi. İktisadi karar birimlerinin belirsizliğin ihmal edildiği bir durumda, mevcut ve elde edilebilir tüm bilgileri sistematik hata yapmayacak biçimde kullanarak oluşturdukları beklentiler. krş. uyarlanabilir beklentiler. Rasyonel beklentiler.

Rational expression : Rasyonel ifade. Oranlı işlev. Rasyonel fonksiyon.

Double hurdle rational addiction : Çift engelli akılcı alışkanlık.

Rational therapy : Rasyonel tedavi. Hastalıkların nedenleri ve oluşumları dikkate alınarak yürütülen ilaçla tedavi yolu.

Rational humanism : Bireyi belli bir toplumun üyesi olarak düşünmeyip onu yalnızca insan olarak ele alan ve eğitimin asıl kaynağı sayan felsefe görüşü. Ussal insancılık.

Campbell schiller rational expectations : Campbell schiller akılcı beklentiler.

Rational line : Oranlı sayılar doğrusu. Rasyonel sayılar doğrusu. Rasyonel doğru.

İngilizce Rationals Türkçe anlamı, Rationals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rationals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rationalistic : Akılcılığa ait.

Fairer : Şirin. Hassas. Namuslu. Yabani. Beyaz tenli. Okunaklı. Orta. İyi. Adil.

Judgmatic : İyi kararlar alabilen. Bilgili. Akıllı.

Fairest : Nazik. Hassas. Şirin. Kayda değer. Çok. Vasat. Temiz. Yabani. Orta. İnsaflı.

Feasible : Olası. Olurlu. Muhtemel. Olanaklı. Elverişli. Mümkün. Yapılabilir. Fizibıl. Fizibil.

 

Compos mentis : Akli dengesi yerinde. Mümeyyiz. Aklı yeterliliğe sahip. Akli yeterlilik.

Level : Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Düzgünleştirmek. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç. Aynı seviyede. Kademe. Dengeli. Ufki bir yüzey sağlamak. Sıradüzensel bir düzenlemede, bir öğenin astlık derecesi. Yatay.

Grounded : Çakılıp kalmış. Evde kalma cezası almış. Gerçekçi. Karaya oturmuş. Oturmuş veya ayakları yere basan. Topraklanmış. Topraklı. (evden çıkamama) cezalı. Havalanamayan.

Earthliest : Maddi. Dünyevi. Olası.

Rationals synonyms : rational, conceivable, advisable, conservative, admissible, efficient, nationalistic, balanced, collected, mental, intellects, clear headed, spiritual, clearheaded, reasonable, amenable, graspable, intellect, sanes, possible, pro rata, intellectual, coherent, orthodox, saner, far sighted, mentalist, it stands to reason, sapiential, nationalist, rationalists, levelheaded, relative.

Rationals zıt anlamlı kelimeler, Rationals kelime anlamı

International : Beynelmilel. Arsıulusal. Milletlerarası. Enternasyonal. Devletlerarası. Enternasyonel. İnternasyonel. Uluslararası.

Foreign : Ecnebi. Yabancı madde. Dıştan gelme. Ülke dışı. Yurt dışı. Harici. Dış. Yurtdışı. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Yabancı.

Local : Bir yere, bir bölgeye ilişkin olan. Şehir içi. Gözlem yerine ya da gözlemcinin bulunduğu yere ilişkin. Yerli. Odaksal. Lokal. Bir odağa ilişkin, belli bir yerde oluşmuş, belli bir bölgede kalan, sınırları belli, fokal, lokal. Yerel gazete. Bölgenin yerlisi. Yerel.