Reading difficulty türkçesi Reading difficulty nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Okuma güçlüğü.
  • Gerekli becerilerden herhangi birinin elde edilmemiş olmasından dolayı öğrencinin okuma sırasında karşılaştığı güçlük. herhangi bir metnin okunmasında sözcük ve deyimlerin anlamını kavramak ya da cümle yapısını çözümlemek bakımından karşılaşılan zorluk.

Reading difficulty ingilizcede ne demek, Reading difficulty nerede nasıl kullanılır?

Reading : Yorum. Bilişim, hukuk alanlarında kullanılır. Okunacak metin. Bir bellekten, bir veri ortamından ya da bir başka kaynaktan verileri elde etme. dış bellekten bir yazmaca, ana belleğe girdi olarak veri aktarma. Bilgililik. Okumuşluk. Ölçüm (göstergede). Kitabi bilgi. Mana. Okunuş.

Difficulty : Sıkıntı. Gedik. Engel. Güçlük. Külfet. Sorun. Zorluk. İtiraz. Pürüz. Meşakkat.

Reading age : Okuma yaşı. Bir çocuğun, okuma yeteneği bakımından, önceden saptanmış düzgülere göre yaşı.

Reading aptitude : Okuma becerisini kazanmak ve geliştirmek için gerekli olan, zeka ile ilişkisi bulunduğuna inanılan içsel öğrenme yeteneği. Okuma anıklığı.

Reading aptitude test : Çocuğun okuma gücünü saptamaya yarayan test. Okuma anıklığı testi.

Reading book : Kitap okuma.

İngilizce Reading difficulty Türkçe anlamı, Reading difficulty eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Reading difficulty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Academy : Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Bilim adamları topluluğu. Okul. Yüksek okul. Yüksekokul. Medrese. Akademi.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

 

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi.

Abulia : Kayıtsızlık. İstem yitimi. İrade yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abuli. Abulya. İrade kaybı. İstenç yitimi.

Reading difficulty synonyms : academic intelligence, achievement age, achievement tests, academic year, accustoming, abstract intelligence.