Real life türkçesi Real life nedir

  • Gerçek hayat.

Real life ile ilgili cümleler

English: "Noobs?" Dima asked, a slight hint of anger in his voice. "This isn't a video game, Al-Sayib! This is real life!"
Turkish: Dima kızgın bir sesle sordu: "Nubz? Bu bir oyun değil Saib! Bu hayatın kendisi!

English: This is not a video game. This is real life.
Turkish: Bu bir video oyunu değil. Gerçek hayat.

English: One of the people I know in real life was trying to come up with a glove to increase your brain's functionality in taste, touch etc. I told him he was nuts but he still thinks it is the best thing since sliced bread!
Turkish: Gerçek hayatta tanıdığım kişilerden biri tad ve dokunmadaki işlevselliğini artırmak için bir eldivenle geliyordu.Ona deli olduğunu söyledim ama o hâlâ dilimlenmiş ekmekten beri en iyi şey olduğunu düşünüyor.

English: It was awesome to meet you in real life!
Turkish: Seninle gerçek hayatta buluşmak harikaydı.

English: I had never seen an elephant in real life.
Turkish: Gerçek yaşamda hiç fil görmedim.

Real life ingilizcede ne demek, Real life nerede nasıl kullanılır?

Real : Maddi. Cidden. Real (finlandiya terimi). Samimi. Sahici. Hakiki. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Gerçek. Asıl. Harbi.

Life : Ömür. Hareket. Can katan kimse ya da şey. Yaşamla ilgili. Bir hayvan ya da bitkiyi anorganik ya da ölmüş organik maddeden ayıran özellik. canlının metabolizma, büyüme, üreme, çevreye uyum gibi gösterdiği hayati olaylar. Hayat. Can. Hayat süresi. Dirlik. Canlı.

 

Real life situation : Öğrencilerin okul içinde ve dışında çoğunlukla karşılaştıkları ve bir öğretim programının hazırlanmasında yararlanılan herhangi bir durum. Gerçek-hayat durumu.

Real life story : Gerçek hayat hikayesi.

Real account : Reel rakam.

Real action : Ayni dava.