Recommittal türkçesi Recommittal nedir

  • Tekrar görüşülmek üzere komisyona iade etme.
  • Bir sorunun parlamento tarafından komisyona iade edilmesi.

Recommittal ingilizcede ne demek, Recommittal nerede nasıl kullanılır?

Recommitted : Yeniden göndermek. Tekrar yatırmak. Yeniden kurula sunmak. Bir kez daha görüşülmek üzere iade etmek.

Recommitting : Bir kez daha görüşülmek üzere iade etmek. Yeniden göndermek. Tekrar yatırmak. Yeniden kurula sunmak.

Recommit to prison : Yeniden tutuklamak.

Recommit : Yeniden kurula sunmak. Yeniden göndermek. Bir kez daha görüşülmek üzere iade etmek. Tekrar yatırmak.

Recommitment : Bir sorunun parlamento tarafından komisyona iade edilmesi. Tekrar görüşülmek üzere komisyona iade etme.

Recommissioned : Yeniden hizmete sokmak. Tekrar hizmete sokmak. Tekrar göreve almak. Yeniden görevlendirmek. Tekrar görevlendirmek.

Recommits : Yeniden göndermek. Tekrar yatırmak. Bir kez daha görüşülmek üzere iade etmek. Yeniden kurula sunmak.

Recommissioning : Yeniden görevlendirmek. Tekrar göreve almak. Yeniden hizmete sokmak. Tekrar görevlendirme. Tekrar göreve alma.

Recommission : Yeniden görevlendirmek. Yeniden göreve almak. Yeniden hizmete sokmak. Tekrar göreve almak. Tekrar görevlendirmek. Tekrar hizmete sokmak.

Recommissions : Yeniden hizmete sokmak. Tekrar görevlendirmek. Tekrar hizmete sokmak. Tekrar göreve almak. Yeniden görevlendirmek.

 

İngilizce Recommittal Türkçe anlamı, Recommittal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Recommittal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Criminal offence : Ceza gerektiren suç.

Consignment : Koruyum. Gönderme. Sevkedilen mal. Gönderilen mal. Gönderi. Parti. Teslim. Bir malın belirli bir süre korunmasını ücret karşılığı birine bırakma. 2, ücret karşılığı belirli bir süre korunması için birine bırakılan mal. Sevk. Tevdi.

Offence : Biçimsel suç. Hakaret. Tecavüz. Kırma. Kırılma. Saldırı. Kalbini kırma. Yasaya aykırı davranış. Kabahat.

Commitment : Sorumluluk. Suç işleme. Söz. Kesin karar. Yüklenme. Vaat. Üstlenme. Yükümlülük. Söz verme, zorunluluk, yüklenme. Taahhüt.

Commission : Mahvetmek. Görev vermek. Yıkmak. Sipariş vermek. Komite. Atamak. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme. Atama. Kurul. Terfi.

Criminal offense : Neşren hakaret suçu. Suç. Cezayı gerektiren suç. Yayın yoluyla iftira suçu.

Crime : Cinayet romanı. Cürm. Yüz karası. Suç. Suçlu bulmak. Kabahat. Cinayet. Cezalandırmak. Cürüm. Acımaya yol açacak kötü davranış.

Confinement : Tutukluluk. Sınırlandırma. Sınır koyma. Hapsetme. Doğum sonrası yatakta kalma süresi. Bağlı kalma (eve veya yatağa). Hapsedilme. Sınırlama. Kapatılma. Plazma tutulması.

Law breaking : Kanuna itaat etmeme. Kanunu ihlal eden. Kanuna uymayan.

Perpetration : Suç işleme. İka etme. Yapma. Yapma (kötü bir şey). İka. İşleme. İşleme (suç). Kötü bir şey yapma. İrtikap.

Recommittal synonyms : offense.