Rectifies türkçesi Rectifies nedir

Rectifies ingilizcede ne demek, Rectifies nerede nasıl kullanılır?

Rectified : Taşlamak. Uzunluğunu ölçmek (eğri). Doğrultulmuş. Düzeltmek. Düzeltilmiş. Doğrultmak. Damıtarak arıtmak. Doğru akıma çevirmek.

Rectified value : Doğrultulmuş ortalama değer.

Rectifier : Doğrultucu diyot. Redresör. Doğrultmaç. Yoğuşturucu. Rektifayer. Uçucu maddeleri yoğuşturup toplayan damıtma aygıtı. Düzeltici. Doğrultucu.

Rectifier instrument : Doğrultuculu alet. Doğrultucu cihaz.

Rectifiers : Düzeltici. Doğrultucu. Doğrultmaç.

Diode rectifier : Diyot redresörü.

Bridge rectifier : Köprülü doğrultucu. Köprü doğrultucu.

Electrolytic rectifier : Sıvılı doğrultmaç. Elektrolitik redresör. Sivili doğrultmaç.

Charging rectifier : Şarj redresörü. Akü şarj redresörü.

Crystal rectifier : Kristal doğrultması. Kristal doğrultucu.

İngilizce Rectifies Türkçe anlamı, Rectifies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rectifies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fleering : Alay etmek. Eğlenmek. Küçümsemek. Dalga geçmek. Taklit etmek. İstihza. Alayla gülümsemek. Alay. Eğlenme.

 

Housecleans : Temizlemek. İstenmeyen kişileri atmak. Ev temizlemek.

Amend : Değişikliğe gitmek. İyileşmek. Onarmak. Düzelmek. Değiştirmek. Değişmek. Tanzim etmek. Islah etmek. İyileştirmek.

Demodulator : Çözücü. Demodülatör. Kip çözücü. Dekoder (bilgisayar, telekomünikasyon). Kipçözücü.

Lapidating : Taşlama.

Convert : Sayı yapmak. Dininden döndürmek. İnancını değiştirmek. Genel olarak, başka bir dinde iken, islam dinine geçen kimse. Değişmek. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tahvil etmek. Bir birim dizgesinden başka birine, örneğin c.g.s.'ten m. k. s.'e geçmek. Çevirmek.

Fractionate : Kısımlara ayırmak. Bölümlerine ayırmak. Parçalara ayırmak.

Adjust : Standartlaştırma. Uyum göstermek. Belirlemek. Düzenine koymak. Bilgisayar, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Halletmek. Uymak. Bir ölçü aracını, ırakgörürü istenilen koşulları sağlayacak biçimde kurup çalışır duruma getirmek. Ayarlama.

Clarified : Temizlemek. Berraklaştırmak. Aydınlanmak. Aydınlatılmış. Durulmak. Belirginleşen. Arınmak. Berraklaşmak. Süzmek.

Bettering : İyileştirmek. Daha iyi yapmak. Geçmek. Geliştirmek. Düzelme.

Rectifies synonyms : orienting, defecates, lick into shape, rectified, detector, cleanses, rectify, defecate, rectifying, full wave rectifier, redress, lapidify, set to rights, depurated, clarifies, converts, defecating, chastise, orientated, distil, lash, bring up well, redresses, corrects, housecleaned, better, depurate, calibrates, fleered, ameliorating, lapidates, civilizes, direct.

Rectifies zıt anlamlı kelimeler, Rectifies kelime anlamı

Uncorrected : Not fixed. Düzeltilmemiş. Tamir edilmemiş. Değiştirilmemiş (kanun). İyileştirilmemiş.