Uncorrected türkçesi Uncorrected nedir

  • İyileştirilmemiş.
  • Tamir edilmemiş.
  • Not fixed.
  • Değiştirilmemiş (kanun).
  • Düzeltilmemiş.

Uncorrected ingilizcede ne demek, Uncorrected nerede nasıl kullanılır?

Uncorrected result : Düzeltilmemiş sonuç. Brüt sonuç.

Uncorrect : Yanlış.

Uncorrectable : Doğrultulamaz veya tedavi edilemez. Düzelmez. Cannot be corrected. Islah olmaz. Yola gelmez. Düzeltilemez.

Uncorrelated : İlintisiz. Bağımlı olmayan değişkenler. Korelasyonsuz.

Uncorrelated white noise : İlgileşimsiz saf rastsallık. Uwn.

Asymptotic uncorrelatedness : Yanaşık ilgileşimsizlik.

Uncorrelatedness : İlgileşimsizlik.

Pairwise uncorrelated : İkişerli ilgileşimsiz.

Asymptotically uncorrelated processes : Yanaşık olarak ilgileşimsiz süreçler.

Static uncorrelated effects : Durgun ilgileşimsiz etkiler.

İngilizce Uncorrected Türkçe anlamı, Uncorrected eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uncorrected ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unadjusted : Ayar edilmemiş. Ayarlanmamış. Uyarlanmamış. Uyumlandırılmamış. Ayarsız. Adapte edilmemiş. Değişiklik yapılmamış. İntibaksız. Düzenlenmemiş.

Unreformed : Düzelmemiş. Yola gelmemiş.

Unimproved : Sürülmemiş. Düzelmemiş. Geliştirilmemiş. Sürülmemiş (toprak). Gelişmemiş. İşlenmemiş.

 

Unredressed : Telafi edilmemiş.

Incorrect : Asılsız. Münasebetsiz. Uygunsuz. Yakışıksız. Doğru olmayan. Yanlış. Biçimsiz. Hatalı.

Unamended : Değiştirilmemiş. Islah olmayan. Düzelmeyen.

Unpunished : Cezasız kalmış. Cezalandırılmamış.

Unrectified : Düzeltilmeyen. Tamirsiz. Tamir edilmeyen.

Untreated : Tedavi edilmeyen. İşlenmemiş. Bakımı yapılmamış. Tedavi edilmemiş. Ham. Müdahale edilmemiş. Arıtılmamış.

Undisciplined : Ele avuca sığmaz. Başıbozuk. Yaramaz. Terbiye edilmemiş. Disiplinsiz. Zaptedilmez. Terbiyesiz.

Uncorrected synonyms : unremedied, unrepair.

Uncorrected zıt anlamlı kelimeler, Uncorrected kelime anlamı

Punished : Hırpalamak. Ceza vermek. Cezalandırmak. Dövmek. Cezalandırılmış. Azarlamak. Ceza almış. Silip süpürmek. Dayak atmak. Cezalı.

Corrected : Kötü davranış için cezalandırılmış veya disipline sokulmuş. Disiplinli. İstenmeyen bir şeyi etkisizleştirmiş olan. Düzeltildi. Düzeltilmiş. Düzeltilen.