Reflect on türkçesi Reflect on nedir

  • Hatalı bulmak.
  • Ayıplamak.
  • Derinlemesine düşünmek.
  • Yansımak.
  • Kafa yormak.
  • Kusur bulmak.
  • Kusurunu göstermek.
  • -i iyice düşünmek.

Reflect on ile ilgili cümleler

English: He should reflect on his failure.
Turkish: Hatasını ayıplamalı.

English: We must reflect on our failure.
Turkish: Başarısızlığımızı derinlemesine düşünmeliyiz.

English: Reflect on what you have done.
Turkish: Ne yaptığınızı iyice düşünün.

English: This decision will reflect on his future career.
Turkish: Bu karar onun gelecekteki mesleğini belirtecektir..

English: It's time to reflect on your past.
Turkish: Geçmişinizi düşünmenin zamanıdır.

Reflect on ingilizcede ne demek, Reflect on nerede nasıl kullanılır?

Reflect : (iyice) düşünmek. Aksettirmek. Aksettirmik. Düşünmek. Düşünüp taşınmak. Dile getirmek. Göstermek. İyice düşünüp taşınmak. İfade etmek.

On : Çakırkeyif. İle. Olmakta olan. Açık. Yanmak. Esnasında. Giyilmiş. Üstünde. Yönünde. Makbul.

Reflect credit upon somebody : Şereflendirmek. Onur vermek.

Reflect poorly on : Leke sürmek.

Reflect upon : Kusur bulmak. Kafa yormak. Derinlemesine düşünmek. Hatalı bulmak. Ayıplamak.

Reflectance : Yansıtıcılık. Yansıtırlık. Yansıma. Yansıma oranı. Yansıtınç. Reflektans. Yansıtma çarpanı.

 

İngilizce Reflect on Türkçe anlamı, Reflect on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reflect on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Echo through : Yankılanmak. Çınlamak. Aksetmek.

Carps : Sazangiller. Eleştirmek. Mızmızlanmak. Beğenmemek. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, kemik destekli keseliler (ostariophysi) alt takımından, dişleri olmayan, sakallı, tatlı sularda yaşayan otçul bir familya.

Carped : Beğenmemek. Eleştirmek. Mızmızlanmak. Sazan balığı. Dırdır etmek. Dırdırlanmak. Mızırdanmak. Sazan.

Contemplate : Dikkatle izlemek. Süzmek. Dikkatle seyretmek. Düşünüp taşınmak. Düşünmek. Seyretmek. Bakmak. Tasarlamak. Niyetinde olmak.

Contemplates : Dalmak. Bakmak. Süzmek. Düşünüp taşınmak. Tasarlamak. Niyet etmek. Dikkatle seyretmek. Dikkatle izlemek. Düşünmek.

Cavilling : Bahane aramak. Herşeyde kusur arayan. Şikayetçi olmak. Bahane arama. Bahane arayan. Eften püften.

Rebound : Yankı. Çarpıp geri sıçramak. Geri tepmek. Çarpıp geri gelmek. Sekmek. Rezonans. Geri sekmek. Reaksiyon.

Reverberates : Aksetmek. Yankılamak. Yankı yapmak. Yansımak (ışık). Yankılanmak. Yansıtmak. Aksettirmek.

Chew on : Özenle düşünmek. Üzerinde kafa yormak. Uzun uzadıya düşünmek.

Reverberating : Yansıma. Yansıtmak. Yansıtıcı. Aksetmek. Yankılanmak.

Reflect on synonyms : condemn, reflected upon, chidden, excogitates, be reflected, reflect upon, criticize, caviling, arraign, arraigned, chewed, chew, chew over, chews, bethought, chiding, rebounding, arraigns, hammer away, agonize over, chides, give it some thought, carp, bethink, cavil, condemns, condemning, cast reflection on somebody, faulted, reverberated, reverberate, chide, dispraised.