Remnants türkçesi Remnants nedir

Remnants ingilizcede ne demek, Remnants nerede nasıl kullanılır?

Ovarian remnant syndrome : Kalıntı yumurtalık sendromu. Ors. Ovaryan remnant sendromu.

Remnant : Artık parça. Geri kalan şey. Parça. Artık. Bakiye. Parça kumaş. Kalıntı. Geri kalan.

İngilizce Remnants Türkçe anlamı, Remnants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Remnants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Detritus : Kaya döküntüsü. Hayvan ve bitkilerin bozunması ile oluşan organik enkaz. Kum ve taş parçası. Taş döküntüsü. Kırıntı malzemeler. Dış etkilerle ufalanmış, parçalanmış, moloz durumundaki kayaç ve canlı kalıntıları. Parçalanık döküntü. Akvaryum tabanına toplanan artıklar. Aşınma döküntüsü.

Left over : Arda kalan. Artan şey olman. Artık yemek.

Ends : Ölüm. Taraf. Kafa. Sonu. Akıbet. Son. Erek. Bitiş. Çıma. Uç.

Down at heel : Harap. Köhne. Harap görünüşlü. Pejmürde. Bakımsız. (britanya ingilizcesi) parasızlık yüzünden kötü giyinmiş. Parasızlık yüzünden eski püskü giyecekler giyinmiş. Perişan görünüşlü. Kılıksız.

Effluent : Atık madde. Atık su. Dışarı akan madde. Pissu. Fabrika artığı sıvı. Atık. Akıntı. Akıtılan. Dışarı akan.

 

Remaindered : Para üstü. Geri kalan. Elden çıkarmak. Artan. Elde kalan kitapları ucuza elden çıkarmak. Geri. Ucuza satmak (kitap vb.).

Balance of an account : Hesap bakiyesi.

Remnant : Geri kalan. Artık parça. Parça. Geri kalan şey.

Dross : Maden posası. Değersiz şeyler. Kül curuf. Süprüntü. Değersiz şey. Cüruf. Metal yüzünde oluşan cüruf. Dışık. Posa.

Remnants synonyms : piece of material, piece of cloth, fent, swatches, castoff, duffs, hangover, carcase, residual, relic, carcass, finding, arrear, balance due, above, palimsest, fallout, castoffs, fossil, arrears, comber waste, debris, cuttings, at that, relict, remaining, piece goods, any longer, down at the heel, any more, effects, from now on, duff.

Remnants zıt anlamlı kelimeler, Remnants kelime anlamı

Powerless : Zebun. Beceriksiz. Çaresiz. Elinden bir şey gelmez. Kudretsiz. Kuvvetsiz. Güçsüz. Zayıf. Yetersiz.