Repave türkçesi Repave nedir

  • Tekrar kaldırım döşemek.
  • Yeniden kaldırım döşemek.

Repave ile ilgili cümleler

English: This road needs to be repaved.
Turkish: Bu yol kaldırım döşenmeli.

Repave ingilizcede ne demek, Repave nerede nasıl kullanılır?

Repaves : Yeniden kaldırım döşemek. Tekrar kaldırım döşemek.

Repack : Yeniden denk yapmak. Yeniden toplamak. Tekrar valiz hazırlamak. Tekrar paketlemek. Yeniden sarmak. Yeniden ambalajlamak. Yeniden paketlemek. Paketini değiştirmek.

Repackage : Yeniden paketlemek. Tekrar paketlemek.

Repackages : Yeniden paketlemek. Tekrar paketlemek.

Repackaging : Tekrar ambalajlama.

Repacks : Yeniden ambalajlamak. Yeniden toplamak. Tekrar valiz hazırlamak. Yeniden sarmak. Tekrar paketlemek. Paketini değiştirmek. Yeniden paketlemek.

Repaint : Tekrar boyamak. Rötuş yapmak. Üzerine başka resim yapmak. Yeniden boyamak.

Repaglinide : Repaglinid. Çabuk emilebilen, kısa etkili bir sülfonilüre grubu ilaç.

Repaginates : Yeniden sayfalandır. Yeniden sayfalandırmak. Yeniden sayfalamak. Sayfaları yeniden numarala.

Repaginate : Yeniden sayfalamak. Sayfaları yeniden numarala. Yeniden sayfalandırmak. Yeniden sayfalandır.

İngilizce Repave Türkçe anlamı, Repave eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Repave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Come away : Terketmek. Kopuvermek. Sökülmek. Yerinden çıkmak. Ayrılıp gelmek. Ayrılmak. Yerinden oynamak. Kayıp gitmek. Çekilmek. Terk etmek.

Start : Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması. Başlama. Başlatmak.

Decarbonize : Karbon tortusunu çıkarmak. Karbonu çıkarmak. Dekarbonize etmek. Karbonunu çıkarmak. Karbonunu gidermek.

Free : Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Erkin. Rahatlatmak. Serbest bırakmak. Muaf. Serbest. Serbestçe. Bağımsız. Bedava. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan.

Sneak off : Arazi olmak. Tüymek. Gizlice çıkarmak. Sıvışmak.

Drive out : Çıkarmak. Araba ile yol almak. Defetmek. Sürmek. Kovmak.

Part : Taraf. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bölmek. Fasıl. Kısımlara ayırmak. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Hisse. Parça. Tarakla ayırmak. Kopmak.

Scoop : Çıkarmak. Kaşıkla çıkarmak. Kepçe ile boşaltmak. Dağınık ışık kaynağı olarak kullanılan 750 w gücünde, dördül biçimde, içi beyaza boyanmış maden bir kutudan oluşan ışıtaç. Diğer gazeteleri atlatmak. Kepçe. Işıtacı, tas biçiminde bir yuvaya yerleştirilmiş, 500-1.000 w'lık, yayındırıcı ve yansıtıcı ışık kaynağı. Kepçeyle çıkarmak. Kepçe ile çıkarmak. Oymak.

Skip : İp atlamak. Kaptan (spor terimi). Geçmek. Antrenör. Taşıma kafesi. (bir konudan diğerine) atlamak. Bir şeyleri atlayarak başka bir konuya geçmek. Atlama. Balık sandığı. Hademe.

Abandon : Yarıda kesmek. Durdurmak. Taşkınlık. Kendinden geçme. Vazgeçmek. Boşlamak. El etek çekmek. Yüzüstü bırakmak. Başından atmak. Koyup gitmek.

 

Repave synonyms : suck out, head for the hills, de iodinate, ride away, hypophysectomize, go forth, offsaddle, decoke, beetle off, hightail it, de ionate, chip away at, rush off, detusk, hypophysectomise, decarburise, ream, rush away, repaves, pull up, quit, amputate, scavenge, demineralise, stem, ladle, pick, start out, wear away, sneak out, draw, condense, tarry.

Repave zıt anlamlı kelimeler, Repave kelime anlamı

Pull in : Çekmek. İstasyona girmek. Tutuklamak. Çekmek (dizginleri veya ipi vb'ni). (taşıt) kenara çekilip durmak. Kenara çekilip durmak. Hapse atmak. Arabayı sürmek (bir yere). (araba) gelmek. Durdurmak (at).

Arrive : Yetişmek. Bir ereğe ulaşmak. Başarmak. Varmak. Gelip çatmak. Dayanmak. Gelmek. Vasıl olmak. Üstesinden gelmek. Ulaşmak.

Enter : İçeriye girmek. Yazmak. Üyesi olmak. Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi). Buyurmak. Sokmak. Gümrük beyanında bulunmak. Deftere yazmak. Sahneye çıkmak. Sınava girmek.

Repave antonyms : ionate, iodinate, string, saddle, calcify, dock, charge, fuse, burden, lodge, pack.