Reporting türkçesi Reporting nedir

  • Rapor etmek.
  • İhbar etmek.
  • Sunmak (yasa vb.).
  • Raporlama.
  • Bildirme.
  • Muhabirlik yapmak.
  • Rapor etme.
  • Görünmek.
  • Rapor.
  • Kaydetme.
  • İşlemleme.
  • Anlatmak.
  • Bildirmek.
  • Gözlem yordamlarının uygulanmasıyla elde edilen verilerin işlenip çözümlendikten sonra yapılan yorumlar, varılan bulgular ve çıkarılan sonuçlarla birlikte yazıma geçirilmesi.
  • Yazımlama.
  • Habercilik.
  • Söylemek.
  • Hazır bulunmak.

Reporting ile ilgili cümleler

English: Thanks for reporting the issue.
Turkish: Problem bildirimi için teşekkürler.

English: Ali wasted our time reporting a lot of irrelevant details.
Turkish: Ali bir sürü alakasız ayrıntıları bildirerek zamanımızı boşa harcadı.

English: The new accounting procedures require us to fill out different forms for reporting expenses.
Turkish: Yeni muhasebe prosedürleri giderleri rapor etmek için farklı formları doldurmamızı gerektirir.

English: The American news is reporting that Hurricane Irene is as big as Europe, which is a bit of an exaggeration.
Turkish: Amerikan haber Irene Kasırgası'nın Avrupa kadar büyük olduğunu bildiriyor, bu biraz abartıdır.

English: Ali wanted to find a doctor who would treat his gunshot wound without reporting it to the police.
Turkish: Ali polise bildirmeden onun silah yarasını tedavi edecek bir doktor bulmak istiyordu.

 

Reporting ingilizcede ne demek, Reporting nerede nasıl kullanılır?

Reporting progress : Durum raporu.

Checking and reporting errors : Hataları denetleme ve bildirme.

Windows reporting tool : Windows raporlama aracı. Windows rapor verme aracı.

Misreporting : Yanlış bildirim.

Report back : Geri bildirimde bulunmak. Geri rapor etmek.

Report news : Haber sunmak.

Report for duty : (bir göreve başlamak üzere) görev yerine gelmek.

Report form : Rapor şekli.

Report name : Rapor adı.

Report design : Rapor tasarımı.

İngilizce Reporting Türkçe anlamı, Reporting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reporting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be present : Hazır olmak. Bulunmak. Olmak.

Minutest : Bir saatin altmışta biri. Dakika. Ayrıntılı. Ufacık. An. Minik. Zabıt tutmak. Tutanak. Önemsiz. Zabıt.

Attend : Devam etmek. Bulunmak. Kulak vermek. Beraberinde getirmek. Bakmak. Hizmet etmek. İştirak etmek. Dinlemek. İlgilenmek.

Account : Hikaye. Hesaba katma. Kişi, kurum ve kuruluşların borç ve alacaklarının sistemli bir biçimde kaydedildiği çizelge. Açıklamak. Hesaplaşma. Hesap verme. Göz önünde tutma. İtibar. Açıklamasını yapmak.

Journalise : Yevmiyeye kaydetmek. Gazete muhabirliğinde çalışmak (ayrıca journalize). Günlük deftere kayıt tutmak (muhasebecilik). Günlük yazmak. Betimlemek. Yevmiye defterine kaydetmek. Kaydetmek. Günlük tutmak. Yevmiye defterine kayıt yapmak.

Blow the whistle on : Sona erdirmek. İtiraz etmek. Ele vermek. Kesmek. Herkese duyurmak. Durdurmak. Islıklamak. İlan etmek.

Medical certificate : Sağlık raporu. Hekim raporu. Doktor raporu.

 

Nark : Birisini sıkmak. Sinirden kudurtmak. Jurnalcı. Sinirlerini ayağa kaldırmak. Küplere bindirmek. Hırsızları ele veren kimse. Muhbir. Narkotik ajanı. Gıcık etmek.

Attends : Kulak vermek. Devam etmek. Bakmak. Eşlik etmek. Katılmak. Beraberinde getirmek. Dikkatini vermek. Dinlemek. Hizmet etmek.

Dispatch : Sevketmek. Sevkiyat yapmak. Silip süpürmek. Yollamak. Halletmek. Göndermek (kurye veya mektup). Öldürmek. Yollama. Bitirivermek.

Reporting synonyms : cahier, communicated, recital, apprises, registrations, announcements, describes, come along, depicts, arise, describing, announce for, denounce, present oneself, aired, complains, articulates, advertise, booking, affirms, acquaints, break through, affirming, acquainting, informs, alleges, reports, grassing, explain, advertises, announce, journalize, affirm.