Resolvent türkçesi Resolvent nedir

  • Çözümleyen.
  • Halleden.
  • Çözücü.
  • Çözücü (madde).
  • Çözücü veya eritici madde.
  • Çözen.
  • Çözücü madde.
  • Rezolütif.

Resolvent ingilizcede ne demek, Resolvent nerede nasıl kullanılır?

Resolvent of a matrix : Matrisin çözeni.

Resolvent set : Çözen kümesi.

Resolve a problem : Sorun çözmek.

Resolve on : Kafasına koymak. Karar vermek.

Resolve replication conflicts : Yineleme çakışmalarını çöz.

Resolves : Açıklamak. Kesin karar vermek. Halletmek. Aklına koymak. Ortadan kaldırmak. Azmetmek. Gidermek. Erimek. Karar vermek. Tahlil etmek.

Firm resolve : Sarsılmaz karar. Kararlı niyet.

Resolver : Çözücü.

Resolved recipient details : Bulunan alıcı ayrıntıları.

Resolve unknown geographic data error : Bilinmeyen coğrafya verisi hatasını çöz.

İngilizce Resolvent Türkçe anlamı, Resolvent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resolvent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catalase : Hidrojen peroksidin su ve oksijene ayrılmasını sağlayan enzim. Hidrojen peroksiti bozan enzim. Hidrojen peroksiti suya ve oksijen molekülüne parçalayan ve oksijen alıcısı gerektirmeyen bir enzim. Katalaz. Hidrojen peroksidi oksijen ve suya ayrıştıran, hem hayvan hem de bitki hücrelerinde bulunan enzim. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Katalaz enzimi.

 

Diluent : Seyrelti. Seyreltici. Seyreltken. İnceltici. Eritici. Sulandırıcı. Sulandırıcı madde. Bir özdeğe eklenerek onun yığınsal oylumunu ya da kütlesini artıran, çözünen özdeğin derişiminin azalmasını sağlayan ve tepkime vermeyen bir sıvı ya da katı.

Unknit : Çözülmüş olan. Aydınlatılmış olan. Aydınlatan. Söken.

Chlorobenzene : Klorobenzen.

Warper : Yün çözme tezgahı. Büken. Bozan. Bükücü. Saptıran. Bozucu. Çözgü makinesi. Çözgücü. Saptırıcı.

Naphtha : Nefyağı. Neft. Nafta. Petrol. Gazyağı. Neftyağı.

Alcahest : Eskiden simyagerlerin hayali evrensel çözücüsü olan. Alkahest. Tüm maddeleri eritebilen hipotetik çözücü madde.

Dissolvent : Eritici madde. Eritici.

Acetone : Biyoloji, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aseton. H3c-c—ch3; pek çok organik özdek için çözücü olarak kullanılan, renksiz, yanıcı, hoş kokulu ve uçucu bir keton. (yoğunluğu: 0.972 g /cm³; kaynama noktası: 57°c.). Kolaylıkla yanabilen, renksiz, buharlaşabilen, kokulu bir sıvı, yaygın olarak kullanılan bir çözücü ve ketoasidozda karaciğerde üretilen keton cisimlerinden biri. Renksiz, kolaylıkla yanabilen, buharlaşabilen, karakteristik keskin kokulu, histolojide dokuların tespit ve dehidrasyonunda kullanılan organik bir çözücü. Eritken olarak zamkta kullanılan renksiz, hoş kokulu, alev alır bir sıvı. Nem emici. Genel çözücü olarak kullanılan uçucu tutuşucu sıvı (kimya). Renksiz, karakteristik keskin kokulu, histolojide tespit ve dehidrasyonda kullanılan organik bir çözücü; ch3coch3.

Resolvent synonyms : tetrachloromethane, carbon tet, phenylic acid, dimethyl ketone, oxybenzene, dissolving agent, universal solvent, perchloromethane, resolvers, methylbenzene, remover, alkahest, propanone, warpers, disconnecting, resolver, carbon tetrachloride, carbolic acid, hydroxybenzene, dissolver, xylol, dispersing agent, solver, diluents, xylene, solvers, medium, unwinder, menstruum, hexane, demodulator, unwinders, phenol.

 

Resolvent ingilizce tanımı, definition of Resolvent

Resolvent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Causing solution. A solvent. That which has the power of resolving, or causing solution. Having power to resolve. Solvent.