Respirator türkçesi Respirator nedir

  • Nefes filtresi.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Maske.
  • Suni solunum aygıtı.
  • Gaz maskesi (ingiliz ingilizcesi).
  • Suni solunum vermek için kullanılan bir cihaz.
  • Solunum cihazı.
  • Ağız ve burnu örten koruyucu maske.
  • Solunum aygıtı.
  • Gaz maskesi.
  • Respiratör.

Respirator ile ilgili cümleler

English: Ali is hooked up to a respirator.
Turkish: Ali suni solunum aygıtına bağlandı.

English: She suffers from a respiratory disease.
Turkish: Bir solunum hastalığından muzdarip.

English: He had respiratory problems.
Turkish: Onun solunum sorunları vardı.

Respirator ingilizcede ne demek, Respirator nerede nasıl kullanılır?

Mechanic respirator : Kontrollü solunum cihazı. Solunum anestezi sırasında istenilen sıklıkta sürdürülmesini sağlayan cihaz, ventilatör.

Respirators : Solunum aygıtı. Gaz maskesi (ingiliz ingilizcesi). Solunum cihazı. Respirator. Suni solunum aygıtı. Ağız ve burnu örten koruyucu maske. Nefes filtresi. Suni solunum vermek için kullanılan bir cihaz. Maske. Gaz maskesi.

Respiratory : Solunumla ilgili. Respiratuar. Solunum (ile ilgili). Solunuma yarayan. Solunuma ilişkin. Respiratorius. Teneffüse ait. Solunum.

Respiratory acidosis : Solunum asidozisi. Solunum sisteminde meydana gelen patolojik bozukluklar sonucunda hipoventilasyon sonucu kısmi karbondioksit basıncının artmasıyla oluşan asidoz, respiratorik asidozis. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Respiratuar asidoz. Respiratorik asidozis. Solunum asidozu. Solunum sırasında, plazmada karbondioksit ve karbonik asit konsantrasyonunun artması ile birincil asitliliğin azalması. Solunum asitliliği.

 

Respiratory alcalosis : Respiratorik alkalozis. Solunum alkalozu.

Respiratory chain : Solunum dizisi. Solunum zinciri. Aerobik hücrelerde redükte moleküllerin elektronlarının moleküler oksijene transferini sağlayan bir seri protein, elektron transfer zinciri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mitokondrilerde ve kloroplastlarda bulunan bir seri elektron taşıyıcılardan (kinonlar, flavoproteinler, sitokromlar gibi) oluşan zincir. solunum metabolitlerinden türeyen bir seri redoks reaksiyonu ile elektronlar taşınarak sonuçta oksijen suya indirgenir ve atp, nad teşekkül eder. elektron taşıma zinciri.

Respiratory arrhytmia : Solunum aritmisi. Solunuma bağlı olarak oluşan kalp aritmisi, respiratorik aritmi.

Respiratory anoxia : Anoksemik anoksi. Atmosferik veya solunum sistemindeki patolojik olaylara bağlı olarak kanın yeterli derecede oksijenlenememesi. özellikle yüksek yerlerde ve solunum sisteminin birincil tabiattaki hastalıklarına bağlı olarak bu tip anoksi görülür.

Respiratory bronchioles : Solunum bronşçukları. Akciğerlerde terminal bronşçukların daha ince dallara ayrılması ile teşekkül eden ve alveol kanalı ile devam eden dallar.

Respiratory centers : Solunumun düzenlenmesini sağlayan medulla oblongata ve ponsta bulunan pneumotaksik merkez, apnöstik merkez, dorsal solunum grubu ve ventral solunum grubundan oluşan merkezler. Solunum merkezi. Solunum merkezleri.

 

İngilizce Respirator Türkçe anlamı, Respirator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Respirator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Respirators : Respirator.

Ventilator : Kontrollü solunum cihazı. Nefeslik. Teneklendirme jüyesi. Fırıldak. Yelvuran. Aspiratör. Solunum anestezi sırasında istenilen sıklıkta sürdürülmesini sağlayan cihaz, ventilatör. Vantilatör. Yelletke. Havalandırma aygıtı.

Veneer : Kaplamak. Sırlamak. Ağaç kaplama. Kaplama maddesi. Çalgıların yüzeyine güzel bir görünüm kazandırmak amacıyla gövde üzerine yapıştırılan çok ince ağaç katmanı. Sahte görünüş. Cila. Örtbas etmek. Döşemek.

Colour : Renk vermek. Bet beniz. Renk duyumu. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir. Canlılık. Boya renklendirmek. Nüans. Forma. Ten rengi. Renklenmek.

Acetylene lamp : Karpit lambası. Asetilen lambası. Karpit ışıtacı.

Actinolite : Işıntaşı. Aktinolit.

Gas mask : Uçun yüzlüğü. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. İçinde etkin kömür vb. gaz tutucu kimyasal özdekler olan ve ağılı gazlardan korunmak için kullanılan bir araç.

Activated carbon : Sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi. Etkinleştirilmiş karbon. Emici kömür. Etkin kömür. Etkin karbon. Aktif kömür. Aktive edilmiş karbon. Aktif karbon.

Guises : Aldatıcı görünüş. Biçim. Bahane. Kılıf. Kılık. Kisve. Giysi. Dış görünüş. Gösteriş.

Respirator synonyms : breathing machine, gas helmet, gasmask, respiratory apparatus, false face, breathing device, visor, inhaler, replica, cuirassing, additional support, abandon, inhalators, smokescreen, acid proof, cuirass, accident frequency, front, stalking horse, inhalator, iron lung, respiratory tract, acid rock, mouthpiece, goggles, acidization, resuscitators, adit, cuirasses, shadow mask, respiratory system, mask, acid treatment.

Respirator ingilizce tanımı, definition of Respirator

Respirator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A divice of gauze or wire, covering the mouth or nose, to prevent the inhalation of noxious substances, as dust or smoke. Being warmed by the breath, it tempers cold air passing through it, and may also be used for the inhalation of medicated vapors.