Ventilator türkçesi Ventilator nedir

  • Ventilatör.
  • Kontrollü solunum cihazı.
  • Fan.
  • Fırıldak.
  • Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Solunum anestezi sırasında istenilen sıklıkta sürdürülmesini sağlayan cihaz, ventilatör.
  • Yelvuran.
  • Havalandırma aygıtı.
  • Yelletke.
  • Aspiratör.
  • Vantilatör.
  • Havalandıran bir şey.
  • Üfleç.
  • Teneklendirme jüyesi.
  • Nefeslik.

Ventilator ile ilgili cümleler

English: She repaired a ventilator.
Turkish: O bir vantilatör onardı.

Ventilator ingilizcede ne demek, Ventilator nerede nasıl kullanılır?

Air suction ventilator : Emmeli vantilatör.

Crankcase ventilator : Karter havalandırıcısı.

Fresh air ventilator : Taze hava vantilatörü.

Main ventilator : Ana vantilatör. Ana yelvuran.

Ventilators : Vantilatör.

Ventilated : Havalandırma sistemi. Belirtmek. Açıkça tartışmak. Havalandırılmış. Havalandırmak. Havalandırılan. Oksijen vermek. Açığa vurmak.

Ventilates : Oksijen vermek. Taze hava vermek. Havalandırmak. Hava vermek. Açıkça tartışmak. Belirtmek. İfade etmek. Açığa vurmak.

Ventilating fan : Vantilatör.

Ventilating shaft : Havalandırma kuyusu. Havalandırma tertibatı deliği.

Ventilate : İfade etmek. Açığa vurmak. Belirtmek. Açıkça tartışmak. Taze hava vermek. Havalandırmak. Hava vermek. Oksijen vermek.

İngilizce Ventilator Türkçe anlamı, Ventilator eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Ventilator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extractor fan : Davlumbaz.

Exhauster : Gaz boşaltma düzeni. Aspirator. Ekzoster. Dışarı atıcı.

Whirligigs : Dönme. Deveran. Atlıkarınca. Topaç. Geçme (olaylar). Fırıldak gibi dönmek. Atlı karınca.

Inhalator : Yapay solunum için kullanılan alet. İlaç maddelerini solumak için kullanılan aparat. Solunum cihazı. Respiratör.

Weathercocks : Rüzgargülü. Dönerek rüzgarın estiği yönü gösteren ok. Dönek kimse. Rüzgarın yönünü gösteren metal çubuk. Rüzgar gülü. Yelkovan. Rüzgar fırıldağı. Yelkovan (horoz şeklinde).

Extract fan : Kirli havayı dışarı emen ya da temiz hava veren aygıt.

Snorkel : Şinorkel. Şnorkel. Pis gaz toplayıcısı. Nargile. Şnorkelle yüzmek. Suyun yüzeyinde seyreden dalgıcın normal havayı solumak suretiyle başını kaldırmadan yüzmesine imkan. Denizaltının uzun süre su altında kalmasını sağlayan boru tertibatı.

Whirligig : Geçme (olaylar). Dönme. Atlıkarınca. Atlı karınca. Topaç. Deveran. Fırıldak gibi dönmek.

Device : Makine. Araç. Eğilim. Nişan. Oyun. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İstek. Cihaz. Resim. Yol.

Stove hood : Davlumbaz.

Ventilator synonyms : breathing machine, pinwheel, oxygen mask, exhaust hood, turnbuckle, breathing apparatus, aqua lung, fan, spinner, aspirators, fanner, vane, blowers, scuba, fanners, peg top, blowpipes, ventilators, breathing device, mechanic respirator, air cleaner, pulmotor, fans, aqualung, extraction fan, exhaust fan, air exhauster, extractors, weathercock, torch, extractor, respirator, blow pipe.

Ventilator ingilizce tanımı, definition of Ventilator

Ventilator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, a contrivance or machine for drawing off or expelling foul or stagnant air from any place or apartment, or for introducing that which is fresh and pure. A contrivance for effecting ventilation.