Restring türkçesi Restring nedir
- Yeniden takmak (tel veya ip).
Restring ingilizcede ne demek, Restring nerede nasıl kullanılır?
Restringing : Yeniden takmak (tel veya ip).
Restrings : Yeniden takmak (tel veya ip).
Restrict : Sınırlamak. Daraltmak. Tahdit etmek. Bağlamak. Sınırlama getirmek. Sınırlandırmaya tabi tutmak. Hasretmek. Kayıtlamak. Sınırlandırmak.
Restrict oneself : Kendini sınırlamak.
Restrict printer settings : Yazıcı ayarları'nı kısıtla.
Restricted area : Tahditli saha. Kontrollü giriş sağlanan alan. Yasak bölge. Erişimi sınırlı alan.
Restricted : Yalnızca belirli bir kesimin kullanımına özgü. Sınırlamalı. Kısıtlanmış. Kayıtlı. Dar. Zorunlu. Sınırlı. Yasak. Belirli bir türküm için. Gizli.
Restricted security : Sınırlandırılmış hisse senedi. Borsada alım ve satım yasağı bulunan, ancak yetkili kurum tarafından verilen izin ile işlem görebilen hisse senedi.
Restrict to : Sınırlamak. Kısıtlamak.
Restricted document : Erişim kısıtlı belge.
İngilizce Restring Türkçe anlamı, Restring eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Restring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Control : Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. İpli kuklaların iplerinin bağlandığı ve kuklacının denetimi sağladığı artı simgesi biçimindeki çatal. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. Hakim olmak. Kontrol. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Denetim. Bir olaylar dizisini, bir süreci ya da bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin tümü. sürmek, gütmek, yönetmek eylemleri artarak karmaşıklaşan, belirsizleşen birer işlevi adlandırır. denetim kavramında, doğruluğunu sınamak, sağlamak işlevi ağır basar.
Localise : Belirli bir yere toplamak. Yerini belirlemek. Sınırlamak. Mekansallaştırmak. Birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önlemek. Saptamak. Belirli bir yer ile sınırlandırmak. Lokalize etmek. Dna dizisi içinde belirli bir genin yerini belirlemek (ayrıca localize). (genetik) –in yerini tanımlamak.
Abridge : Kısmak. Mahrum etmek. Özetlemek. Kısaltmak. Kesmek. Tenkis etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Azaltmak.
Immobilise : Hareketsiz hale getirmek. Kımıldayamaz duruma getirmek. Sabitlemek. (finans) madeni veya kağıt paraları tedavülden çekmek. Hareketsizleştirmek. (britanya ingilizcesi) hareketsiz kılmak. Felce uğratmak. Tedavülden kaldırmak. Kımıldayamaz hale getirmek. Hareketini kısıtlamak.
Scant : Özensiz çalışmak. Az miktarda vermek. Kısıtlı. Az. Daraltmak. Sınırlı. Zar zor yeten. Sınırlamak. Dikkatsiz bir biçimde çalışmak. Kifayetsiz.
Classify : Gizli olduğunu duyurmak. Klase etmek. Sınıflandırma yapmak. Sınıflandırmak. Tasnif etmek. Ayırmak. Sınıflamak. Kategorilere ayırmak. Gizlilik derecesi vermek.
Hold : Tutmak. Gözaltına almak. Çekmek. Kavramak. El koymak. Geminin içi, yük konulacak yeri. Düzenlemek. Kaldırmak. Tıkamak. Alıkoymak.
Skimp : Lüks olmayan bazı masraflardan kaçınarak tasarruf yapmak. Cimri. Cimrilik etmek. Çırpıştırmak. Sakınarak kullanmak. İdareli kullanmak. Kıt. Tutumlu davranmak. Az vermek. Eksik.
Check : Emanete bırakmak. Karelerle kaplamak. Belirtim. Frenlemek. Çek yazmak. Denetlemek. Gemlemek. Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu. Kontrol etmek.
Curb : Uzak tutmak. Zaptetme. Engel. Durdurmak. Yol kıyısının, kent yönetimince düzenlenmesi ve göze hoş görünür bir duruma getirilebilmesi için, kaldırım yanlarına aralıklarla dikilen ya da döşenen çiçek, ağaç vb. süs. Gem vurmak. Zapt etmek. Engellemek. Kontrol. Tarsus ekleminin arka yüzü ve kalkaneusun alt kısmı dogmasal veya edinsel olarak gelişen tendojen veya osteojen şişkinlikler.
Restring synonyms : limit, localize, contain, immobilize, circumscribe, confine, moderate, curtail, taboo, hold in, cut back.
Restring zıt anlamlı kelimeler, Restring kelime anlamı
Derestrict : Sınırlamayı kaldırmak. Hız yasağını kaldırmak. Özellikle hız kısıtlamasını kaldırmak.
Declassify : Dosya veya dava üzerindeki gizliliği kaldırmak. Gizlilik derecesini iptal etmek. Gizliliğini kaldırmak. Gizlilik derecesini kaldırmak. Açıklamak.
Intemperance : İçkiye düşkünlük. Sertlik. İfrat. Ölçüsüzlük. İntemperans. Taşkınlık. Aşırılık.
Restring antonyms : indiscipline, unrestraint.

Bu kısımda Restring kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Restring ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Restring anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Restring ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.