Localise türkçesi Localise nedir
- Dna dizisi içinde belirli bir genin yerini belirlemek (ayrıca localize).
- Belirli bir yere toplamak.
- Yerini belirlemek.
- (genetik) –in yerini tanımlamak.
- Yerini saptamak.
- Mekansallaştırmak.
- Lokalize etmek.
- Sınırlamak.
- Yerelleştirmek.
- Saptamak.
- Belirli bir yere sınırlamak.
- Belirli bir yer ile sınırlandırmak.
- Birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önlemek.
Localise ingilizcede ne demek, Localise nerede nasıl kullanılır?
Localised : Belirli bir yere mahsus olan. Sınırlı. Sınırlanmış. Yerleşik. Belirli bir bölgeye yoğunlaşmış (ayrıca localized). Yerelleştirilmiş. Yerel. Sınırlandırılmış. Lokalize. Bölgesel hale getirilmiş.
Localises : Belirli bir yer ile sınırlandırmak. (genetik) –in yerini tanımlamak. Yerini belirlemek. Yerini saptamak. Birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önlemek. Yerelleştirmek. Belirli bir yere sınırlamak. Lokalize etmek. Belirli bir yere toplamak. Dna dizisi içinde belirli bir genin yerini belirlemek (ayrıca localize).
Delocalise : Yerellikten çıkarmak. Yerel özelliklerini atmak (delocalize olarak da yazılır). Menzili veya dağılımı genişletmek. (britanya ingilizcesi) bir şeyi olağan yerinden koparmak. Hareket alanını arttırmak.
Hyperhydrosis localis : Hiperhidrozis lokalis. Derideki ter bezlerinin aşırı etkinliği sonucu vücudun bir bölgesinin ıslanması, hiperhidrozis lokalis. Yerel terleme.
Localisation : Sınırlama. (bilgisayar) yazılım yerelleştirme. Yerel hale getirme. Belirli bir alan için düzenleme. Bir şeyin yerini belirleme. Belirli bir bölge ile sınırlandırma. Belli bir yere yoğunlaşma. Yerini saptama. Yazılımı veya donanımı yerel olmayan ortamlara başka ülkelere ve kültürlere uyarlama (ayrıca localization). Lokal yapma.
Localising : Belirli bir yere toplamak. (genetik) –in yerini tanımlamak. Yerelleştirmek. Birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önlemek. Yerini saptamak. Dna dizisi içinde belirli bir genin yerini belirlemek (ayrıca localize). Lokalize etmek. Yerini belirlemek. Mekansallaştırmak. Belirli bir yere sınırlamak.
Localisations : Yerel hale getirme. (bilgisayar) yazılım yerelleştirme. Belli bir yere yoğunlaşma. Bölgesel yapma. Sınırlama. Yerelleştirme. Lokal hale getirme. Belirli bir bölge ile sınırlandırma. Yerini tayin etme. Yerini tespit etme.
Localities : Civar. Semt. Şehir. Muhit. Yöre. Mahal. Yer. Mekan. Mevki. Bölge.
Localize : Mekansallaştırmak. Belirli bir yere sınırlamak. Birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önlemek. Lokalize etmek. Saptamak. Yerini belirlemek. Yereltmek. Yerelleştirmek. Yerini saptamak. Sınırlamak.
Localizations : Birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önleme. Lokal yapma. Yerini tespit etme. Yerelleştirme. Yazılım yerelleştirme. Belirli bir bölge ile sınırlandırma. Sınırlama. Bölgesel yapma. Lokal hale getirme. Yerini belirleme.
İngilizce Localise Türkçe anlamı, Localise eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Localise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Focalise : Konsantre olmak. Odaklanmış olmasına sebep olmak. Odaklamak. Bir yere toplamak. Odaklanmak. Küçük bir alana sınırlamak. Odak noktasına getirmek. Belirli bir bölgeye hapsetmek veya sınırlamak (ayrıca focalize).
Restrict : Sınırlandırmak. Sınırlandırmaya tabi tutmak. Hasretmek. Daraltmak. Sınırlama getirmek. Bağlamak. Tahdit etmek. Kayıtlamak.
Placing : Plasman. Uçantop oyununda top kendinde olan tarafın, karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı alması. Yatırmak (para). Tahsisli satış. Görevlendirmek. Yerleştirmek. Yatırım yapmak. Vermek (sipariş). Oturtmak.
Border : Yakına gelmek. Sınır. Kenarlık. Sınırlandırmak. Sahnenin üstündeki ,ızgaraların ve palangaların bulunduğu mekanik kesim. Sınırdaş olmak. Sahne yukarısından asılan, sahnenin üst kesimini maskelemede kullanılan çoğu kez kara perde. Tavan perdesi. Koşu yolu kıyısı.
Confining : Hapsetmek. Tutmak. Loğusa olmak. Kısıtlayan. Hapsedilme. Kapamak. Hapsetme.
Assigns : Belirlemek. Atamak. Devredilen. Tahsis etmek. Devretmek. Feragat edilen. Göreve seçmek. Bağlamak. Vermek.
Circumscribe : Etrafına bir şekil çizmek (silindir içine çizilen üçgen vb). Daire içine almak. Etrafını çizmek. Çevrelemek. Çevresini çizmek. Etrafına daire çizmek. Çemberlemek. Kısıtlamak.
Confine : Kapatmak. Kapamak. Kısıtlamak. Toplamak. Loğusa olmak. Hasretmek. Tahdit etmek. Hapsetmek. Tutmak.
Determines : Belirlemek. Sabitleştirmek. Kararlaştırmak. Neden olmak. Karara bağlanmak. Karara varmak.
Localise synonyms : localising, conscribe, appoint, localises, localizes, determine, draw, astrict, pinpointing, detects, bounds, establish, spot, pinpoints, locates, focalize, detect, pinpoint, constrains, localize, lay down, circumscribed, appoints, arrange, plotted, appointing, localizing, circumscribes, circumscribing, lie, locating, astricted, bound.
Localise zıt anlamlı kelimeler, Localise kelime anlamı
Derestrict : Özellikle hız kısıtlamasını kaldırmak. Sınırlamayı kaldırmak. Hız yasağını kaldırmak.

Bu kısımda Localise kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Localise ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Localise anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Localise ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.