Determines türkçesi Determines nedir

Determines ile ilgili cümleler

English: It's the reader that determines whether they extract pleasure from reading.
Turkish: Okumaktan zevk alıp almayacağını belirleyen okuyucunun kendisidir.

Determines ingilizcede ne demek, Determines nerede nasıl kullanılır?

Determines the form of the function : İşlevin biçimini belirler.

Predetermines : Önceden saptamak. Önceden belirtmek. Önceden tayin etmek. Önceden kararlaştırmak. Önceden belirlemek.

Redetermines : Yeniden belirlemek.

Difficult to determine : Karar vermesi zor. Kesinlik bildirilmesi zor. Kararlaştırması zor.

Determine : Neden olmak. Saptamak. Karar vermek. Amaçlamak. Karara bağlanmak. Karar verdirtmek. Kararlaştırmak. Belirlemek. Karara bağlamak. Kesmek.

Determined opposition : Kararlı muhalefet. Dik karşı duruş. Sert muhalefet.

Determiner : Belirteç. Belirleyici. Belirtici. Belirleyen. Bir adın anlamını sınırlayan ve bu adı tanımlayan sözcük. Niteleyici sözcük.

Determinedly : Kararlı bir şekilde. Kesin olarak. Azimle.

Determined : Belirli. Kati. Kesin. Belirtili. Belirlenmiş. Azimli. Kararlı. Muayyen.

Determinedness : Değişmezlik. Kesinlik. Katılık. Kararlılık. Süreklilik. Azimlilik.

 

İngilizce Determines Türkçe anlamı, Determines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Determines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assesses : Talep etmek (bir miktar para). Tayin etmek (para miktarını). Para cezası vermek. Hesaplamak. Değerini biçmek. Değerlendirmeye almak. İncelemek. Değer biçmek. Tahakkuk ettirmek.

Begetting : Sebep olmak. Peyda etmek. Peydahlamak. Yol açmak. Baba olmak. Yaratmak. Babası olmak.

Fixates : Bağlamak. Takmak. Gözlerini dikmek. Tesbit etmek. Yapıştırmak. Katılaştırmak.

Arrive at a decision : Bir karara varmak.

Bring along : Beraberinde getirmek. Getirmek. Yanında getirmek. Gelişmesini hızlandırmak. Sebep olmak.

Bring : Doğurmak. Ayıltmak. Razı etmek. Kandırmak. Getirmek. Vermek (ceza). Sebebiyet vermek. Belirtmek. İkna etmek.

Judge : Yargıç. Atma ile atlamalarda denemelerin geçersizliğini saptayan, geçerli denemelerin ölçümünü yaparak çizelgesine geçiren yargıcı. Hüküm vermek. Yargılamak. Anlam çıkarmak. Tahmin etmek. Atletizm, hukuk, eskrim alanlarında kullanılır. Hakemlik etmek. Değerlendirmek.

Conclude : Bitmek. Sonuç çıkarmak. Bitirmek. Sona erdirmek. Çözmek. Anlaşma yapmak. Halletmek. Durdurmak. Bağlamak.

Bring forth : Vermek. Meydana getirmek. Hasıl etmek. Doğurmak. Ürün vermek. Getirmek. Sebep olmak.

Determines synonyms : make steady, find out, decides, assess, appoints, agree, translate, calls the shots, make fixed, determining, learn, call forth, situate, establish, number, count, adopting a resolution, ascertain, begot, adjudicates, reach a decision, agree upon, concludes, come to a decision, establishes, locate, enumerate, adjudicate, lay down, caused, arranges, concluded, bring about.

 

Determines zıt anlamlı kelimeler, Determines kelime anlamı

Irresolute : Duruksun. İradesiz. Tereddütlü. Kararsız. Mütereddit. Tereddüt eden. İkircimli. Tereddüdlü.

Indispose : Keyfini kaçırmak. Hasta etmek. Soğutmak. İsteksiz. Elverişsizleştirmek. Rahatsız etmek. Hevesini kırmak. Bozmak. Zayıflatmak.

Dispose : Kontrolünde tutmak. Atmak. Alt etmek. Başından atmak. Kullanmak. Kurtulmak. Dizmek. İkna etmek. İsteklendirmek. Dağıtmak.