Bring along türkçesi Bring along nedir
- Sebep olmak.
- Gelişmesini hızlandırmak.
- Neden olmak.
- Yanında getirmek.
- Getirmek.
- Beraberinde getirmek.
Bring along ile ilgili cümleler
English: Bring along something to read.
Turkish: Yanında okuyacak bir şey getir.
English: Bring along your friend.
Turkish: Arkadaşını yanında getir.
Bring along ingilizcede ne demek, Bring along nerede nasıl kullanılır?
Bring : Belirtmek. İkna etmek. Kandırmak. Sebebiyet vermek. Doğurmak. Razı etmek. Getirmek. Neden olmak. Kazandırmak. Ayıltmak.
Along : Oraya. Orada. Boyunca. Kıyısında. Birlikte. Uzunluğuna. Süresince. İleriye. Burada.
Bring into the world : Babası olmak. Üretmek. Yaratmak. Doğurmak. Dünyaya getirmek.
Bring a lawsuit : Dava açmak. Mahkeme açmak.
Bring a unit up to strength : Bir grubun mevcudunu tamamlamak.
Bring about : Doğurmak. Husule getirmek. Neden olmak. İleri sürmek. Orsa alabanda etmek (gemi). Ortaya çıkarmak. Yol açmak. Beraberinde getirmek. Gerçekleştirmek. Sebep olmak.
İngilizce Bring along Türkçe anlamı, Bring along eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bring along ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Begotten : Yaratmak. Babası olmak. Yol açmak. Baba olmuş.
Adduces : Vermek örnek. Kanıt göstermek. Getirip göstermek. (örnek) vermek. (delil) göstermek. (kanıt) göstermek. Örnek vermek. Vermek (örnek). Göstermek (kanıt).
Adduced : (kanıt) ileri sürmek. Vermek örnek. Örnek vermek. İleri sürmek (kanıt). (kanıt) göstermek. (örnek) vermek. Delil göstermek. Getirip göstermek. Göstermek (kanıt).
Attends : Bakmak. Dinlemek. Katılmak. Devam etmek. Eşlik etmek. Kulak vermek. Dikkatini vermek. Hazır bulunmak. Hizmet etmek.
Induces : Tüme varmak. Sonuç çıkarmak. İkna etmek. Kandırıp yaptırmak. Uyarmak. İndüklemek. Kandırıp bir şey yaptırmak. Kandırmak.
Inspire : Canlandırmak. Uyandırmak. Telkin etmek. Solumak. Soluk almak. Aşılamak. Telkinde bulunmak. İlham vermek. Yaymak.
Brings : İkna etmek. Razı etmek. Vermek (ceza). Kazandırmak.
Adducing : (delil) göstermek. Kanıt olarak ileri sürme. Vermek örnek. Delil gösterme. Örnek vermek. Delil göstermek. (kanıt) göstermek. (örnek) vermek. Örnek olarak sunma.
Attended : Dinlemek. Dikkatini vermek. Eşlik etmek. Katılmak. Kulak vermek. Devam etmek. Hizmet etmek. Hazır bulunmak. Bakmak.
Bear : Yakışık almak. Dişini sıkmak. Bulundurmak. Kin gütmek. (birine bir duygu) beslemek. Hazmetmek. Doğurmak. Katlanmak. Sineye çekmek.
Bring along synonyms : induce, begets, bring in, bring something in its wake, bring on, causes, incline, cause, brought, bring forth, caused, bring about, begetting, carried, lead to, call forth, adduce, inclines, breed, bears, begot, bringing, contribute to, bring, bring into, attend, bring off, cause to, beget.

Bu kısımda Bring along kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bring along ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bring along anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bring along ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.