Determiner türkçesi Determiner nedir

  • Bir adın anlamını sınırlayan ve bu adı tanımlayan sözcük.
  • Belirleyici.
  • Belirtici.
  • Belirteç.
  • Belirleyen.
  • Niteleyici sözcük.

Determiner ingilizcede ne demek, Determiner nerede nasıl kullanılır?

Difficult to determine : Karar vermesi zor. Kararlaştırması zor. Kesinlik bildirilmesi zor.

Determine : Saptamak. Azmetmek. Karar verdirtmek. Sabitleştirmek. Karara varmak. Kararlaştırmak. Neden olmak. Karar vermek. Kesmek. Belirlemek.

Determined : Kesin. Azimli. Kararlı. Belirtili. Belirlenmiş. Kati. Muayyen. Belirli.

Determined direct object : Belirtili nesne.

Determined his fate : Kendi yolunu çizdi. Kendi kaderini belirledi.

Determinedly : Azimle. Kesin olarak. Kararlı bir şekilde.

He is determined to : O -da kararlı. O (bir şeyi) gerçekten istiyor. O –da kararlı. O umutsuzca istiyor.

Determines : Sabitleştirmek. Saptamak. Neden olmak. Kararlaştırmak. Belirlemek. Karara varmak. Karara bağlanmak.

Be determined : Azimli olmak. Engel tanımamak. Ortaya çıkarılmak. Tebeyyün etmek. Aklına koymak. Kafasına koymak. Belirlenmek.

Coating thickness determinetion : Örtü kalınlığı saptanması.

İngilizce Determiner Türkçe anlamı, Determiner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Determiner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Indicators : Bildirici. Göstergeler. İşaret. Gösterge lambaları. İndeks sayı. Gösterge. Endikatörler. İndikatör. Göstergeç.

Distinguishing : Ayırt edici. Ayırt eden. Ayıran. Farklı kılan. Mükemmel.

Argument : Bilgisayar, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. Tartışma. Delil. Üzerinde konuşma. Belge. Konu. Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri. Yargılama. Çıkarım. Düşünce.

Designator : Düzenleyici. İşaretleyici.

Reagent : Miyar. Denek. Reaksiyon. Ayıraç (kimya terimi). Reaktif. Ölçü. Tepki. Belirli bir kimyasal tepkimenin olmasını sağlayan tepkin. Tepkin.

Indicatives : Bildirme kipi. Gösterge. Belirten. Gösteren. Bildirme. Gösterici. Haber kipi.

Dioristic : Ayırt edici.

Epexegesis : Belirtici ek. Aydınlatıcı ek.

Categoric : Mutlak. Kati. Kategoriye ait. Kesin.

Deterministic : Determinizm (her şeyin önceden belirlendiğini ve bir sebebi olduğunu belirten doktrin) ile ilgili. Rastgele olmayan. Rasgele olmayan. Gerekirci. Deterministik. Gerekircilik ile ilgili. Saptamalı.

Determiner synonyms : decisive factor, causal factor, determining factor, cognitive factor, indicatory, adverb, significative, statement, descriptive, identifiers, identifier, determining, enunciative, influence, seminal, decretive, indicative, determinant, arbiter, denotive, indicator, indicants, marker, attributive, specifier, demonstrative, attributives, decisive, arbiters, designators, determinative, diacritical, identifying.

Determiner ingilizce tanımı, definition of Determiner

Determiner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, determines or decides.