Belirteç nedir, Belirteç ne demek

Belirteç; bir dil bilgisi terimidir.

  • Zarf.
  • Ayıraç

Dil bilgisi olarak anlamı:

(Derleme.. katmaç) Bir eylemin, bir sıfatın ya da bir başka belirtecin anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen sözcük: Çok konuşuyor; Erken gelince şaşırdık; En iyi arkadaş kitaptır; En fazla kazanan en çok çalışandır ve benzeri

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Çizgisel denklem takımlarının çözümü için konulmuş işlemsel bir kural; n'inci dereceden bir belirteç, n dikeç ve n dizeç olarak öbeklenmiş n2 sayılı bir çizelge oluşturur.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Bazı durumlara karşı duyarlılık göstererek veya cevap oluşturarak o durumlar hakkında ipucu veren, belirleyici, indikatör.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bulunduğu yerin niteliği hakkında bilgi veren işaretleyici, markır. Üç şekilde kullanılabilir.

Yemlerde doğal olarak bulunan, sindirim kanalından çok az emilen, gerçekte gübrede değişmemiş olarak tamamen bulunabilen, lignin, kromojen, silisyumdioksit, slika gibi dış indikatörler veya krom oksit, demir oksit ve baryum sülfat gibi iç indikatörlerle teorik sindirilebilirlik ve kuru madde tüketimini hesaplamada kullanılan maddeler.

Kromozomda yeri ve işlevi bilinen bir genin, başka bir genin haritalanmasında.

 

DNA, RNA veya protein belirteçler, bilinen uzunlukta veya nitelikte parçacıklar olup çözümlemelerde kullanılabilir.

Antijenik belirteç olarak hücre tiplendirmesinde.

Ortamın hidrojen iyon konsantrasyonuna göre renk değiştiren zayıf organik asit veya bazlar, indikatör.

Bilimsel terim anlamı:

Bir tepkimenin sonlanışını keskin renk değişimiyle gösteren özdek.

[Bakınız: ayıraç]

İngilizce'de Belirteç ne demek? Belirteç ingilizcesi nedir?:

determinant, adverb, indicator, marker

Belirteç hakkında bilgiler

Zarf veya belirteç; bir fiilin, fiilimsinin, sıfatın veya başka bir zarfın anlamını yer, zaman, durum ve miktar bakımından niteleyen sözcük. Zarflar, fiile yöneltilen neden, ne zaman, nereye, ne kadar ve nasıl sorularının cevaplarını oluşturur. Aşağı, yukarı, nazikçe, çok, az, fevkalâde, en, ileri, geri, şimdi, geç gibi kelimeler cümle içerisinde zarf olarak kullanılabilir.

Türkçede pek çok sıfat aynı zamanda zarf olarak da kullanılabilir. Bu nedenle bir sözcüğün zarf mı sıfat mı olduğu tespit edilirken cümledeki işlevi ve diğer sözcüklerle ilişkisi incelenir. Sıfatlar gibi zarflar da tek başına kullanıldıklarında (zarf görevinde kullanılmadıklarında) isim hâline gelir (adlaşır).

 

Belirteç kısaca anlamı, tanımı:

Zarf : İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap. İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese. Kap, kılıf, sarma. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç.

Yer belirteci : Yer zarfı.

Yön belirteci : Pusula.

Zaman belirteci : Zaman zarfı.

Ayıraç : Maddeleri kimyasal birleşime veya ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler, belirteç, miyar, reaktif.

Fiil : İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.

Fiilimsi : Fiilden türetilen, olumsuzu yapılabilen mastar, sıfat-fiil, zarf-fiil vb. türleri bulunan ad, eylemsi.

Sıfat : Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime, ön ad. Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği. Yüz, kılık ve dış görünüş.

Zaman : Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Dönem, devir. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Çağ, mevsim. Belirlenmiş olan an. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Belirteç duyarlı kart : Nicelenmiş verileri, delgi araçlarıyla veri kartlarına elle aktarmanın güçlüğünü gidermek üzere kullanılan ve önceden nicelenmiş seçeneklerin bir kurşun yazgaçla. belirtilmesi durumunda işlenmeye elverişli olan veri kartı.

Belirteç eki : Bazı sözcüklere gelerek belirteç kuran yapım eki : -in (ilk-in, yaz-ın, kış-ın, güz-ün, gündüz-ün) , -ler-i (gece-ler-i, sabah-lar-ı, akşam-lar-ı) ; -leyin (sabah-leyin, akşam-leyin) ; -ce (böyle-ce, öyle-ce, şöyle-ce) ; -cesine (sürünür-cesine, ölür-cesine) vb.

Belirteç element : İzleyici element.

Belirteç organizma : Bazı durumlara karşı duyarlılık göstererek veya cevap oluşturarak o durumlar hakkında ipucu veren organizmalar, indikatör organizma, biyoindikatör.

Belirteç yüzeyi : Bir kristale düşen ışın dalga yüzeyinin, belirli zamanda oluşturduğu uzanımının uzaydaki geometrik yeri.

Belirteçler dizgesi : Nesneleri simge ya da sayılarla dile getirme ya da niceleme amacıyla başvurulan belirtmelerden oluşmuş dizge.

Diğer dillerde Belirteç anlamı nedir?

İngilizce'de Belirteç ne demek? : n. adverb, part of speech used to modify verbs adjectives and other adverbs (Grammar); indicator, determiner

Fransızca'da Belirteç : adverbe [le]

Almanca'da Belirteç : n. Indikator, Umstandsbestimmung, Umstandswort