Fixates türkçesi Fixates nedir

Fixates ingilizcede ne demek, Fixates nerede nasıl kullanılır?

Fixate : Takmak. Yapıştırmak. Bağlamak. Tesbit etmek. Katılaştırmak. Gözlerini dikmek. Sabitleştirmek.

Fixated : Düzgünce yerine yerleştirilen. Sabitlenmiş. Düşünceyle hakim olunan. Dengelenen. Stabilize olan.

Fixating : Sabitleştirmek. Gözlerini dikmek. Yapıştırmak. Tesbit etmek. Takmak. Bağlamak. Katılaştırmak.

Fixation : Sabitleşme. Açındırma sonunda, ışıklanmamış gümüş bromürün ortadan kaldırılarak resmin ışıktan etkilenmemesini sağlama. Takma. Fiksaj. Fiksasyon. Katılaştırma. Oturtma. Tesbit. Güçlü ve sağlıksız tutku. Düşkünlük.

Fixation abcess : Belirli bir amaç için derivasyon oluşturarak lökositlerin deri altında toplanmasını sağlamak üzere essance de terebenthine’nin deri altına enjeksiyonuyla, o bölgede aseptik bir apse oluşturma işlemi. Tespit çıbanı.

Fixations : Katılaştırma. Tespit etme. Düşkünlük. Bağlama. Saplanma. Tesbit. Fiksaj. Tespit. Katılaşma. Sabitleşme.

Fixative fluid : Tespit çözeltisi. Fiksatif çözelti. Doku veya hücre örneklerinin bozulmadan muhafazasını sağlayan, genellikle birden fazla reaktif kimyasal maddenin sıvı içerisinde çözdürülmesiyle elde edilen karışım, fiksatif çözelti. rutin çalışmalarda, nötral formalin çözeltisi, standart tespit çözeltisi olarak kullanılırken, elektron mikroskobik incelemelerin için ozmiyum tetroksit ve gluteraldehit en sık kullanılan çözeltilerdir.

 

Fixative : Canlı veya parçalarını daha sonra bozulmalarını önlemek ve canlı durumuna en yakın biçimiyle korumak için kullanılan çeşitli kimyasal maddeler, fiksatif. Tespit çözeltisi. tespit edici. Fiksatif. Fiksaj maddesi. Canlılardan alınan parçaların daha sonra bozulmalarını engellemek ve canlı hallerine en yakın şekilleriyle muhafaza etmek için kullanılan bouin, zenker, ozmiyum tetroksit, glutaraldehit vb. gibi kimyasal maddeler. fiksatif. Tespit sıvısı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fıksaj maddesi. Tespit edici ilaç. Tespit maddesi.

Fixature : Hazırlanan ilacı yoğunlaştırma (ilaç koyulaştırma maddesi olarak veya saça uygulanan madde olarak).

Fixatives : Sabitleştirici. Tespit edici ilaç.

İngilizce Fixates Türkçe anlamı, Fixates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fixates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agglutinate : Bitişken. Bitiştirmek. Bileştirmek. Bitişimli. Birleştirmek. Yapışan. Yapışkan. Tutkallamak.

Agglutinates : Bileştirmek. Bitişimli. Bitiştirmek. Yapışan. Bitişken. Tutkallamak. Yapışkan. Birleştirmek.

Bind : Yan çapraz. Usandırmak. Ciltlemek. Sarmak. Sargılamak. Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Fazla sıkmak. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Takyit etmek.

 

Fastens : Gözünü dikmek. Dikmek. Bağlanmak. Sabitlemek. Raptiyelemek. Kopçalamak. Tutturulmak. İliştirmek. İliklemek. Gözünü ayırmamak.

Consolidates : Takviye etmek. Güçlenmek. Birleştirmek. Sağlamlaştırmak. Sağlamlaşmak. Pekiştirmek. Toplamak. Vadesini uzatmak.

Deadens : Yok etmek. Etkisini azaltmak (alkollü içki vb). Hafifletmek. Matlaştırmak. Parlaklığını gidermek. Köreltmek. Donuklaştırmak. Duygusuzlaştırmak. Kesmek. Azaltmak.

Determine : Saptamak. Amaçlamak. Neden olmak. Kararlaştırmak. Karar verdirtmek. Karara bağlamak. Karar vermek. Karara bağlanmak. Kesmek.

Affix : Son ek veya ön ek. Cümle içinde kelimeler arasında geçici anlam ilişkileri kurmak veya yeni bir kelime türetmek üzere kök ve gövdelerin sonuna eklenen ses veya seslerden oluşan öge. dünya dillerinde, ekler, kelimedeki eklenme yerlerine göre ön ek, iç ek ve son ek olmak üzere üç türlüdür. türkçedeki eklerin hepsi de son ek türündedir. ekler görevleri bakımından çekim ekleri ve yapım ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. bk. çekim eki, yapım eki. Tutturmak. Basmak (mühür). Koymak. Yapıştırmak (pul). İliştirmek.

Agglutinated : Tutkallamak. Bileştirmek. Bitiştirmek.

Stared : Hayretle bakmak. Boşluğa bakmak. Gözünü dikmek. Dik dik bakmak. Gözlerini dikip bakmak. Gözü dalmak. Uzun uzun bakmak. Belermek. Dikmek (gözlerini).

Fixates synonyms : bonding, accessed, fasten, bother, firm up, harden, deadened, apposes, accessing, concreted, stare at, appose, adhibit, bed, attaches, attaching, congeals, stare, attribute, make steady, stares, fixating, adhere to, settle on, astrict, arrange, attribute to, determining, concrete, make fixed, assemble, agglutinating, congeal.

Fixates zıt anlamlı kelimeler, Fixates kelime anlamı

Detach : Çıkarmak. Kopmak. Çözmek. Kaldırmak. Ayrılmak. Kesip ayırmak. Sökmek. Koparmak. Özel görevlendirmek.