Confining türkçesi Confining nedir
- Kapamak.
- Sınırlamak.
- Tutmak.
- Kısıtlayan.
- Hapsetme.
- Loğusa olmak.
- Hapsedilme.
- Hapsetmek.
Confining ingilizcede ne demek, Confining nerede nasıl kullanılır?
Confinable : Sınırlanabilir olma.
Confine : Hasretmek. Kapamak. Tahdit etmek. Loğusa olmak. Tutmak. Kısıtlamak. Kapatmak. Toplamak. Hapsetmek. Sınırlandırmak.
Confine in a cage : Kafese kapatmak.
Confine oneself to : Kanaat etmek. Yetinmek.
Confined : Mahsur. Kapatılmış. Kapalı. Loğusalık yatağında olan. Sınırlı. Sınırlanmış. Hapsedilmiş. Loğusa. Sarılmış. Sınırlandırılmış.
Confined to bed : Yatalak hasta. Yatağa düşmüş. Yatağa bağlı. Yatalak. Yatağa bağımlı.
Confinement : Hapis. Sınırlama. Kapatma. Tutukluluk. Bağlı kalma (eve veya yatağa). Hapsedilme. Loğusalık. Doğum sonrası yatakta kalma süresi. Sınırlandırma.
Confinement to barracks : Kışla içine izole etme. Cezaevine hapsetme. Bir yerin alt kısmında alıkoyma.
Confiners : Sınırlayan kimse. Kısıtlayan kimse. Kapatan kimse.
Confines : Sınırlar. Hudut. Sınır. Hudutlar. Ülke sınırları.
İngilizce Confining Türkçe anlamı, Confining eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Confining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Incarcerating : Kapatmak. Sıkıştırmak.
Coop : Hapishane. Kooperatif. Kümese sokmak. Kodes. Tıkmak. Kafes. Kümes. Kafeslemek.
Encloses : Etrafını çevirmek. Çit ile çevirmek. Kapatmak. Kuşatmak. İçermek. Kapsamak. Koymak (bir mektupla aynı zarf içine). Çevirmek (duvar veya çit vb ile). Çevrelemek.
Blocks : Engellemek. Durdurmak. Tıkamak. Bloke etmek. Bloklar. Kalıplamak.
Confine : Hasretmek. Toplamak. Kısıtlamak. Kapatmak. Tahdit etmek. Sınırlandırmak.
Bespeaks : Rica etmek. Bir şeye delalet etmek. İstemek. Konuşmak. Göstergesi olmak. Hitap etmek. Ismarlamak. Ayırtmak. Sipariş vermek.
Detaining : Geciktirme. Mahrum etmek. Alıkoymak. Gözaltına almak.
Bar : Baro. Bale tutamağı. Parmaklıkla çevirmek. Demir çubuk. Dışında. Parmaklık takmak. Menetmek. Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan. Çıta. Hoşlanmamak.
Confinement : Kapatma. Kapatılma. Sınır koyma. Plazma parçacıklarının tokamak adı verilen düzenek yardımıyla, bir bölgede tutulması. Doğum sonrası yatakta kalma süresi. Hapis. Loğusalık. Sınırlandırma. Plazma tutulması.
Confined : Loğusa. Mahsur. Hapsedilmiş. Kapalı. Kapatılmış. Sınırlandırılmış. Sarılmış. Loğusalık yatağında olan. Sınırlı. Sınırlanmış.
Confining synonyms : constraining, constrain, incarcerations, lockups, incarcerates, coop up, close down, porridge, distrain, restricting, impoundments, commit to prison, impoundment, abide by, bounds, bespeak, approve of, detain, circumscribe, limiting, circumscribing, bound, imprisonments, caging, incarceration, coop in, bind, block, affects, border, capture, enclose, coop up in.
Confining zıt anlamlı kelimeler, Confining kelime anlamı
Unrestrictive : Sınırlamasız. Kısıtlamasız.
Unconfined : Kuşatılmamış. Sınırsız. Serbest.

Bu kısımda Confining kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Confining ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Confining anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Confining ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.