Retroject türkçesi Retroject nedir

  • Geriye atmak.
  • Geçmişe uzanmak.

Retroject ingilizcede ne demek, Retroject nerede nasıl kullanılır?

Retrojection : Retrojeksiyon.

Retro reflection : Geri yansıma. Geliş açısı ne olursa olsun, ışığı, geliş doğrultusuna yakın doğrultularda geri yollayan yansıma.

Retro : Tersine. Ters. Geçmişe. Geri. Geçmiş. Geriye. Geriye doğru.

Retroact : Geriye etki yapmak.

Retroaction : Geriye doğru işleme. Geçmişi kapsama. Geriye yürüme. Tepki. Reaksiyon. Geriye yürürlük. Geriye doğru işleme (hukuk). Geriye doğru işleme (hukuk terimi). Geriye bakma.

Retroacts : Geriye etki yapmak.

Retroactive inhibition : Geriye ketvurma. Edinilen yeni bilgi ve becerilerin, daha önce öğrenilmiş olan bilgi ve becerilerin unutulmasına yol açması. Geriye ket vurma.

Retroactively : Geçmişe dönük olarak.

Retroactive association : Geriye dönük aktif çağrışım.

Retroactive control : Uygulamada amaç edinilen olayın son sayışımından başlayıp başlangıç sayışımına kadar derinlemesine yapılan denetim. Geriye dönük denetim.

İngilizce Retroject Türkçe anlamı, Retroject eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retroject ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Value : İtibar. Ç.değer yargısı. Değer vermek. Önem vermek. Kıymet takdir etmek. Değişim değeri. Kıymet. Değerini bilmek. Değer.

 

Review : Tekrar etmek (ders). Bir bakışta kavramak. Mahkeme kararını yeniden incelemek. Yeniden inceleme. Yeniden gözden geçirmek. Detayları ile görmek. Gözden geçirmek. Bir yazılı görüş ya da veriyi eleştirmek üzere gözden geçirme. Yeniden göz atmak.

Remember : Düşünmek. Aklına gelmek. Hatırda tutmak. Yadetmek. Anmak. İhmal etmemek. Hatırlamak. Görmek. Anımsamak. Aklında tutmak.

Look back : Geriye bakmak. Arkaya bakmak. Geçmişi düşünmek. Hatırlamak. Geri dönüp bakmak. Anımsamak. Geçmişe bakmak. Ardına bakmak. Arkasına bakmak. İlerleyememek.

Think back : Tekrar düşünmek.

Date back to : Eskiye dayanmak. Geçmişe dayanmak.

Retroject zıt anlamlı kelimeler, Retroject kelime anlamı

Stay : Kalma. ...olarak kalmak. Geçiştirmek. Oyalanmak. Kalış. Bastırmak (açlığı). Sabitlemek. Durmak. Sürdürüp tamamlamak. Bırakmamak.