Value türkçesi Value nedir
- Önem vermek.
- Mallar arasındaki değişim oranı. bir özdeğin para ile nitelendirilen değeri. ekonomik değer. bir mal değişiminde, karşılık olarak alınan başka bir mal niceliği.
- Paha biçmek.
- Değer.
- Göz ardı etmemek.
- İtibar.
- Para değeri.
- Değişim değeri.
- Değerini bilmek.
- Kıymet takdir etmek.
- Değerlendirmek.
- Değer vermek.
- Değer biçmek.
- Keşide etmek.
- Önem.
- Ekonomi alanında kullanılır.
- Kıymetini bilmek.
- Kıymet.
- Ç.değer yargısı.
Value ile ilgili cümleler
English: Ali doesn't understand the value of saving.
Turkish: Ali tasarrufun değerini anlamıyor.
English: Ali and Mary value their privacy.
Turkish: Ali ve Mary gizliliklerine değer verir.
English: A man can know the price of everything and the value of nothing.
Turkish: Bir insan her şeyin fiyatını bilebilir ve hiçbir şeyin değerini bilemez.
English: Ali wants to teach his children the value of work.
Turkish: Ali çocuklarına çalışmanın değerini öğretmek istiyor.
English: Ali took nothing of value from Mary's room.
Turkish: Ali Mary'nin odasından hiçbir değerli şey almadı.
Value ingilizcede ne demek, Value nerede nasıl kullanılır?
Value added : Kiralanan bir işçinin ürettiği ticari bir malın çıplak değeriyle bu değere işçinin ücretinin eklendiği değer arasındaki fark. Parasal olmayan uzun dönem karı. Katma değer.
Value added carrier : Katma değerli taşıyıcı.
Value added network : Katma değerli şebeke. Değer katkılı ağ. Katma değer ağı.
Value added reseller : Varolan bir ürünü geliştiren ve kendi markası altında satan şirket. Katma değerle pazarlayan. Değer katan yeniden satıcı. Var.
Value added service : Katma değer hizmeti.
Value engineering : Değer mühendisliği. Fizibilite.
Value chain : Üretimin her aşamasında yaratılan katma değerleri en çoklaştırmak amacıyla ana ve tamamlayıcı üretim etkinliklerinin, maliyetleri enaza indirecek biçimde, düzenlenmesi ve eşgüdümü. Değer zinciri.
Value delivery system : Belirli mal veya hizmetin üretilmesi, geliştirilmesi, dağıtılması ve satılmasıyla ilgili etkinliklerin tümü. Değer teslim sistemi.
Value axis : Değer ekseni.
Value adjustment : Değer ayarlaması.
İngilizce Value Türkçe anlamı, Value eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Value ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Appreciates : Değerlenmek. Fiyatını yükseltmek. Minnettar olmak. Teşekkür borçlu olmak. Zevk almak. Kavramak.
Currencies : Dolaşım. Geçerlik. Devir. Yaygınlık. Para. Döviz. Tedavül. Geçerlilik.
Standard : Sancak. Kabul edilen. Atlama çatkısı. Yüksek atlamalarda kullanılan ayak, çıta ve çıta dayanağından kurulu atlama aracı. Bayrak. Bir ölçmeyi, karşılaştırmayı yapmaya yarayan belirli nesne. Ölçün örnek. Kimi özdeklerin bileşimlerine, arılık kertelerine göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Ölçülebilir nicelikler için belirli boyutlarda seçilen bir örnek. Ölçün.
Set store by : Hesaba katmak. Saygı duymak. Önemsemek.
Preciousness : Değerlilik. Özentili anlatım. Pahalılık. Kıymetli oluş. Aşırı incelik.
Treasures : Toplamak.
Esteem : Gözüyle bakmak. İtibar etmek. Saygı göstermek. Addetmek. İnanmak. Kanı. Saymak. Rağbet.
National income : Belli bir zaman dilimi içinde bir ülke vatandaşları tarafından elde edilen toplam gelir miktarı. Ulusal gelir. Bir ülke vatandaşlarının sahip oldukları üretim faktörlerine, gerek o ülkedeki gerek diğer ülkelerdeki üretime katkıları karşılığında yapılan ödemeler toplamı. krş. milli hasıla. Milli gelir. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirli bir süre içinde bir ulusça sağlanan gelirlerin tümü. Milli hasıla. Gsmh. Gayri safi milli hasıla.
Value synonyms : characteristic root of a square matrix, eigenvalue of a matrix, pricelessness, numerical quantity, eigenvalue of a square matrix, estimate the value of, estimate the price, monetary standard, esteeming, dignify, premium, exchange value, heed, augment, emphasis, prize, altitude, worthed, aalen estimator, emphases, commentating, abel blanchard model, pricing, cares, crucialness, dignities, attach importance, avail oneself of, have a high opinion of, worths, prizing, assesses, dearness.
Value zıt anlamlı kelimeler, Value kelime anlamı
Importance : Saygınlık. Tesir. Önem. Ehemmiyet. Nüfuz. Kibir. Önem derecesi. İtibar. Büyüklük. Etki.
Unimportance : Önemsizlik.
Worthlessness : Önemsizlik. Hakirlik. Seviyesizlik. Değersizlik.
Value antonyms : darkness, light, dark, black, white, lightness.
Value ingilizce tanımı, definition of Value
Value kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To estimate the value, or worth, of. To rate at a certain price. Utility. The property or aggregate properties of a thing by which it is rendered useful or desirable, or the degree of such property or sum of properties. Excellence. To appraise. To reckon with respect to number, power, importance, etc. Importance. That property of a color by which it is distinguished as bright or dark. Luminosity. Worth.

Bu kısımda Value kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Value ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Value anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Value ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.