Rising of water level türkçesi Rising of water level nedir

  • Kabarık su.
  • Bir akarsuda akımın yıl içinde yüksek değerde olması durumu ve dönemi, bk. çekik su.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Su seviyesi yükselmesi.
  • Su düzeyi yükselmesi.

Rising of water level ingilizcede ne demek, Rising of water level nerede nasıl kullanılır?

Rising : Şiş. Güneş, ay ve yıldızların gözerimi üstüne çıkması. Baş kaldırma. Doğma. Çıkış. İhtilal. Artış. Doğan. Kalkma.

Of : -li. Li. -in. -nın. Den. Hakkında. Yüzünden. -den övünerek bahsetmek. In. -dan.

Water : Ağız sulanmak. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Suluboya. Harelemek. Su vermek. Sulandırmak. Sulanmak. Göz sulanmak. Sulamak. Su.

Level : Sıradüzensel bir düzenlemede, bir öğenin astlık derecesi. Yatay. Yerle bir etmek. Bir nesnenin bir başkasına göre kimi niceliklerinde ya da konumunda gösterdiği ayrılık derecesi. Dürüst. Ölçülen bir niceliğin değişkene bağlı olarak değişiminde ulaştığı düzlük. Düzey. Düz. Dengeli. Seviye.

Cooling water level indicator : Soğutma suyu göstergesi.

Mean water level : Ortalama su düzeyi. Normal su seviyesi.

Receding of the water level : Su seviyesinin inmesi.

Maximum water level : Maksimum su seviyesi. En yüksek su seviyesi.

 

İngilizce Rising of water level Türkçe anlamı, Rising of water level eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rising of water level ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alluvial deposit : Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

 

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Abrasion platform : Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü. Dalga aşındırma düzlüğü.

Afforestation : Ağaçlandırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ormanlaştırma. Orman yetiştirme.

Rising of water level synonyms : aboriginal population, aluvial terrace, agricultural production, aluvial coast, air route, adventife cone.