Rococos türkçesi Rococos nedir

  • Rokoko.
  • Rokoko tarzında.
  • Rokoko tarzı (mimari).

Rococos ingilizcede ne demek, Rococos nerede nasıl kullanılır?

Rococo : Rokoko tarzında. Rokoko. Rokoko tarzı (mimari).

Enterococcosis : Enterokokkozis. Kanatlılarda, enterokok türü bakterilerin neden olduğu, septisemi veya eklem, kalp kesesi, kalp kasının nekrozuyla belirgin kronik seyirli hastalık.

Enterococcus : Enterokok. Gram pozitif, fakültatif anaerob, diplokok veya zincir biçiminde insan ve hayvanların bağırsak florasında bulunan kok cinsi.

Micrococcus : Suda ve toprakta bulunan aerobik ya da fakültatif anaerobik gram pozitif, yuvarlak bakteriler. Mikroskop altında tek tek görülen koklara verilen ad. İnsan ve hayvanların derisinde, toprak, su, et ve süt ürünlerinde yaygın olarak bulunan, gram pozitif, aerobik, tek, dörtlü veya düzensiz gruplar oluşturan kok biçimindeki bakteri cinsi. Mikrokok. Micrococcus. Mikrokoküs. Mikrokokus. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Sacrococcygeal : Sakrokoksigeal.

Sacrococcygeus : Sacrum ve coccyx arasında uzanan öndeki veya arkadaki kastan herbiri.

Centrocones : Koksidiyaların hücre bölünmesi boyunca çekirdek zarında oluşan çıkıntılar. Sentrokonlar.

Brocoli : Karnabahar. Brokoli. Karnabahara benzeyen yeşil sebze türü.

Sacrococcygeal agenesis : Sakrokoksigeal agenezis. Sağrı ve kalça kemiklerinin doğuştan biçimlenmemesi. spina bifida ile birlikte kedi, buzağı, köpek ve koyunlarda görülür.

 

Cerebrocortical malacia : Geviş getirenlerin polioensefalomalasisi. Serebrokortikal malasi.

İngilizce Rococos Türkçe anlamı, Rococos eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rococos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fancy : Hayal. Süslü. İstek. Sanmak. Zannetmek. Aklında canlandırmak. Fantezi. Süs. Arzu. Arzu etmek.

Idiom : İdyom. Lehçe. Dil (bir gruba özgü). Tabir. Ağız. Deyim. Karakteristik stil. Deyiş. Şive.

Rococos synonyms : artistic style, rococo.

Rococos zıt anlamlı kelimeler, Rococos kelime anlamı

Plain : Süssüz. Vuzuh. Düz. Ova. Yalın bir dille. (sürekli) şikayet etmek. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Düzlük. Açıklık. Sade bir biçimde.