Romantic türkçesi Romantic nedir

Romantic ile ilgili cümleler

English: Ali likes romantic comedies.
Turkish: Ali romantik komedileri seviyor.

English: Ali gave Mary a romantic kiss.
Turkish: Ali Mary'ye romantik bir öpücük verdi.

English: Ali and Mary had a romantic picnic by the river.
Turkish: Ali ve Mary nehrin yanında romantik bir piknik yaptı.

English: He's a very romantic boyfriend who brings me flowers each night.
Turkish: O, bana her gece çiçek getiren çok romantik bir erkek arkadaş.

English: He was something of a poet and used to write romantic poems.
Turkish: O,bir parça şairdi ve romantik şiirler yazardı.

Romantic ingilizcede ne demek, Romantic nerede nasıl kullanılır?

Romantic ballet : Masal, mitologya, şiir havası içinde düzenlenen bale yapıtı. Romantik bale.

Romantic comedy : Romantik komedya. Geçmişe dönük, imgeleme dayanan bir komedya biçimidir. geçmişin efsane ve masallarını konu edinir. geçmişe bir kaçış ve özlem vardır. bundan dolayı da doğa, düş ve duygu öğelerinin karışımı ile bir fantazi dünyası içinde geçer. ana tema romantik bir sevgi ilişkisi üzerine kurulur. örnek : ludwig tieck, çizmeli kedi, mavi sakal. Romantik komedi. Romantik-komedi.

 

Romantic planning : Coşumcu tasarlama. Gengüdümsel ve işleyimsel etkinlikleri bir yana bırakarak, güneş ışığı, temiz hava, açık ve yeşil alan, bitki örtüsü ve güzelduyu gibi temel insancıl değerlerin öncelik kazanmasını amaçlayan tasarlama düşüncesi.

Romantic tale : Duygusal masal. Duygusal olayların gerçekçi bir oluşum içinde anlatıldığı masal türü. bk. gerçekçi masal, alışılmış masal. krş. öykülem, öykülü serüven, öykülü masal, öykülü saga.

Romantic theatre : Romantik tiyatro. On sekizinci yüzyılın ikinci yarısı ile on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında egemen olan bu akım, klasikçiliğe olduğu kadar aydınlanmacılara ve usçuluğa karşı çıkmıştır. sınırsız özgürlük ve coşkuyu içeren bu çelişkili akım, çeşitli ülkelerde değişik yönelimler göstermiştir. ancak temel özellikleri her ülkede aynıdır. bu akımın oyun yazarları, bir yandan kentsoylu değerlerine ve anaparacı düzene karşı köklü bir direniş gösterirken, öbür yandan devrimin sonuçlarından korkuya kapılmış ve ister istemez tepkiciliğe varan bir aldatmacılığa kaçış içine girmişlerdir. buna karşılık, eleştirel gerçekçiliğin başlangıcı romantik akımdadır.

Romanticising : Romantik bir şekle sokmak. Romantikleştirmek. Gerçekçi olmayan bir tarzda tanımlamak (ayrıca romanticize). Romantik bir şekilde yazmak. Birşey hakkında romantik fikirlere sahip olmak. Romantik bir şekilde hareket etmek.

Romanticists : Romantik kimse. Romantizm taraftarı. Romantik.

Romantically : Romantik bir biçimde. Romantik bir tarzda. Hayali bir şekilde. Aşk ve tutku ile ile. Duygusal bir tarzda. Gerçekçi olmayan bir şekilde. Tutkulu bir biçimde.

 

Romanticises : Romantik bir şekilde yazmak. Birşey hakkında romantik fikirlere sahip olmak. Romantikleştirmek. Gerçekçi olmayan bir tarzda tanımlamak (ayrıca romanticize). Romantik bir şekle sokmak. Romantik bir şekilde hareket etmek.

Romanticist : Romantik kimse. Romantik. Romantizm taraftarı.

İngilizce Romantic Türkçe anlamı, Romantic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Romantic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Visionary : Öngörülü kimse. Vizyoner. Hayali. Evhamlı kimse. Önsezili. Görümsel. Görüş gücü olan. İleriyi gören.

Sentient : Hisseden. Duyarlı. Duygulu. Hisli. Duygun. Önsezileri güçlü. Sezgili.

Affective : Etkin. Duygulandırıcı. Hissi. Eğitim, kimya alanlarında kullanılır. Afektif. Duyuşsal. Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Dokunaklı. Etkileyici.

Poetic : Şiirsel. Ozansı. Şiir. Şairane. Şairliğe özgü. Manzum.

Daydreamer : Düşçü. Dalgacı.

Sensory : Duyulara ilişkin. Göz, kulak, burun ya da dille alınan duyumla ilgili. Algısal. Duyusal. Duyulara ait. Duyumsal.

Stargazers : Kurbağabalığı. Dalgın. Tepegöz. Kurbağa balığıgiller. Tiryaki balığı. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (acanthopterygii) alt takımından, başları büyük ve geniş, tropik denizlerde ve akdeniz'de yaşayan türleri olan bir familya. İdealist.

Imaginative : Hayal ürünü. İmgesel. Yaratıcı. Hayal gücü kuvvetli. Hayal gücü yüksek. Hayali. İyi planlanmış. Temsili.

Escapists : Hayal dünyasında yaşayan kimse. Gerçeklerden kaçan kimse. Gerçeklerden kaçan. Sürükleyici (roman veya film).

Subjective : Yalnız hasta tarafından algılanan. Öznel. Özneyle ilişkisi olan; öznede oluşan. nesnelerin gerçeği yerine öznenin düşünce ve duygularına dayanan. Sübjektif. Kişisel bakış açısı ile ilgili. Subjektif. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kişiye göre değişen. Yalnızca hasta tarafından hissedilen.

Romantic synonyms : romanticistic, dreamers, amatory, weepier, loving, flight of imagination, fictional, sensual, day dreamer, emotional, wishers, fantast, dreamier, illusionist, sensational, dreamer, escapist, ravings, romanticists, daydreamers, fantastical, starry eyed, fanciful, fabulous, fantastic, kerneled, poets, sensitive, soppier, imaginary, fantasts, poetesses, unreal.

Romantic zıt anlamlı kelimeler, Romantic kelime anlamı

Unloving : Sevmeyen. Sevgisiz. Şefkatsiz.

Classicist : Klasik biçim yanlısı. Klasikçi. Klasik. Klasik tarz taraftarı. Klasik sanat bilgini. Klasik edebiyat uzmanı.

Romantic ingilizce tanımı, definition of Romantic

Romantic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Extravagant. Involving or resembling romance. A romantic undertaking. Marvelous. Hence, fanciful. A romantic notion. Unreal. As, a romantic tale. Of or pertaining to romance.