Romantik nedir, Romantik ne demek
Romantik; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Davranışlarında duygu ve coşkunun aşırı ölçüde etkisi bulunan

- Romantizm ile ilgili.
- Romantizm akımından olan yazar.
"Romantik" ile ilgili cümle örnekleri
- "Kardeşimin hayatında oynadığınız rol sizi romantik bir insan gibi bana gösterdi." - H. E. Adıvar
- "Romantik sanat, istek ile istenç arasındaki çatışamadan doğar." - M. C. Anday
- "Romantikler düş güçleriyle insanın mutluluk sınırlarını araştırırken, kendi açılarından gerçekçiydiler." - N. Cumalı
Romantik hakkında bilgiler
Romantizm bir edebiyat akımı olmanın ötesinde, 18.yy.sonu ile 19. yüzyıl başlarında Avrupa'da yer etmiş belli bir duyarlılığı belirtir. Fransa'da doğan bu hareket Güney Avrupa ülkelerine (İtalya ve İspanya) biraz daha geç girmiştir. Klasik edebiyat akımına tepki olarak 18. yüzyılın sonlarında doğan ve Victor Hugo'yla birlikte büyük ün kazanan Romantizm, insanın yaratma özgürlüğü önündeki her şeye karşı durur. "En iyi kural, kuralsızlıktır" diyen romantikler, insanın duygularını, düş gücünü hayata geçirmesini ve insanı düzeltmenin toplumu düzeltmekle olabileceğini savunurlar.
İngiliz romantikleri yalnızca uygarlığın yapmacılığına, tarihin acımasızlığına değil, aynı zamanda Fransız devrimcilerinin yanında yer almışlardır. İlk İngiliz romantizmi doğuya, kadınlık, çocukluk dünyasına yöneliktir.
İkinci romantik kuşak Lord Byron yaşamda duyulan acıyı dile getirmekte ya da asi kahramanların şarkısını söylemektedir. 1824'te başkaldıran Yunanlar'ın arasında ölümüyle romantik umutsuzluğun simgesi olmuştur. Percy Bysshe Shelley doğada insan için bir avunma getirmiştir (Ode to a Nightingale). İrlanda melodilerin yazarı Moore ve onu izleyen ve yapıtıyla uluslararası başarı yakalayan Byron önemli romantiklerdir. Walter Scott "Göldeki Kadın-The Lady of the Lake, 1810" adlı tarihi romanıyla kendini kabul ettirmiştir.
Friedrich Schiller, (Alman romantizm akımının etkisinde olan sanatçıdır.)
Romantik ile ilgili Cümleler
- Güzel, görünüşe göre Mustafa için romantik duyguların var.
- Romantik misin?
- Yoksulluk içinde yaşamak, bazı kadınların fantezisidir. Onlar bunun biraz romantik olduğunu düşünüyorlar.
- O romantik görünüyor mu?
- Romantik olurdu.
- Romantik, değil mi?
- O tam olarak romantik değildi.
- Romantik değil mi?
- Bu çok romantik bir öpücüktü.
- Romantikti.
- Romantik olacak.
- Bu çok romantik değildi.
- Ne daha romantik olabilir?
Romantik anlamı, tanımı:
Duygu : Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Duyularla algılama, his. Önsezi. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği.
Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.
Romantizm : Duygusal eğilim. XVIII. yüzyıl sonunda başlayan, duygu, coşku ve sembole aşırı yer veren sanat akımı. Romantik ortam veya durum.
Akım : Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan. Akma işi.
Yazar : Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, kalem erbabı, muharrir. Yazma özelliği olan. Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, kalem erbabı, müellif.
Roman : Bu türde yazılmış eser. İnsanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî tür. Çingene.
Romantiklik : Romantik olma durumu.
Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.
Coşkun : Coşmuş olan. Coşkulu.
Ölçü : Belirlenmiş boyut. Ölçüt. Ölçme sonucu bulunan rakam. Değer, itibar. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı.
Edebiyat : Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür.
Yüzyıl : Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem. Yüzyıllık süre, asır. İçinde yaşanılan zaman.
Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
Duyarlı : Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.
İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.
Romantik akım : (Resim) Klasikçiliğe bir tepki olarak doğan, hayal ve aşırı duygululuğa önem veren, resimde meleksi bakışlı kişileri, efsane insanlarını, tiyatro kahramanlarını gösteren, heyecan verici konulu, yabancı havalı, renkçi, abartmacı bir sanat akımı.
Romantik bale : Masal, mitologya, şiir havası içinde düzenlenen bale yapıtı.
Romantik komedya : Geçmişe dönük, imgeleme dayanan bir komedya biçimidir. Geçmişin efsane ve masallarını konu edinir. Geçmişe bir kaçış ve özlem vardır. Bundan dolayı da doğa, düş ve duygu öğelerinin karışımı ile bir fantazi dünyası içinde geçer. Ana tema romantik bir sevgi ilişkisi üzerine kurulur. Örnek : Ludwig Tieck, Çizmeli Kedi, Mavi Sakal.
Romantik tiyatro : On sekizinci yüzyılın ikinci yarısı ile on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında egemen olan bu akım, klasikçiliğe olduğu kadar Aydınlanmacılara ve usçuluğa karşı çıkmıştır. Sınırsız özgürlük ve coşkuyu içeren bu çelişkili akım, çeşitli ülkelerde değişik yönelimler göstermiştir. Ancak temel özellikleri her ülkede aynıdır. Bu akımın oyun yazarları, bir yandan kentsoylu değerlerine ve anaparacı düzene karşı köklü bir direniş gösterirken, öbür yandan devrimin sonuçlarından korkuya kapılmış ve ister istemez tepkiciliğe varan bir aldatmacılığa kaçış içine girmişlerdir. Buna karşılık, eleştirel gerçekçiliğin başlangıcı romantik akımdadır. Masal, mitoloji, şiir, öykü havası olan oyunlar. Metafizik kavramlar, romantik yolda sahneye getirilir. Bu akım, Alman düşünürlerinin etkisi altında, Alman oyun yazarlarıyla başlamıştır. Bu oyunlar, konu olarak dağınıktır. Özde ve biçimde özgürlük düşüncesi, tiyatroya etkin bir yolda ilk bu akımla yerleşmiştir. Romantik tiyatronun doruk noktasında "Hernani" oyunuyla Victor Hugo'yu görürüz.
Romantiklik öncesi : Edebiyatın, romantikliği hazırlıyan devri.
Diğer dillerde Romantik anlamı nedir?
İngilizce'de Romantik ne demek? : [Romantik (die) ] n. romanticism, style of art and literature that originated during the late 18th and early 19th centuries (focused on emotion, nature, freedom, and personal introspection)
adj. romantic, poetic, poetical, escapist, dreamy, starry-eyed, Romanesque
n. romantic, romanticist, poet
Fransızca'da Romantik : romantique
Almanca'da Romantik : n. Romantiker
adj. gefühlvoll, romantisch
Rusça'da Romantik : n. романтик (M)
adj. романтический, романтичный

Bu kısımda Romantik nedir? Romantik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Romantik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Romantik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.