Sentient türkçesi Sentient nedir

Sentient ile ilgili cümleler

English: Humans are sentient beings.
Turkish: İnsanlar duyarlı yaratıklardır.

English: Let's respect the animals, because they are sentient beings.
Turkish: Hayvanlara saygı gösterelim çünkü onlar duyarlı varlıklardır.

Sentient ingilizcede ne demek, Sentient nerede nasıl kullanılır?

Sentientism : Sezgicilik. Sentientizm. Etiğin düşünce, dil ve eylem bakımından insanın sezgilerine dayandığını, ahlaki değerin nesnel ve evrensel olarak bağlayıcı ve tüm insanlar için ortak olduğunu sezgi yoluyla kavradığımızı savunan görüş. canlıları, sezgilere sahip olma özelliğine göre sınıflandıran bir çeşit türcülüğü savunan görüş, sentientizm.

Sentiently : Hassas olarak. Duygulara cevap veren bir tarzda. Hassas bir şekilde.

Sentients : Önsezileri güçlü. Duyarlı. Duygun. Hisli. Hisseden. Duygusal. Sentient. Sezgili. Duygulu.

Consentient : Kabul eden. Razı. Birbirine uygun. Uyumlu.

Dissentient : Ayrılık. Muhalif. Karşıt görüşlü. Muhalif olan.

Insentience : Yaşamsızlık. Ruhsuzluk. Cansızlık. Sönüklük. Algılayamama.

Nemine dissentiente : Hiç kimse karşı çıkmadan. Karşı olmadan (latince). Oy birliği ile.

Sentiency : Duygusallık.

 

Sentience : Duygululuk. Sezgi. Duygusallık. Bilinçlilik. Sentiens. Hissedebilirlik. Sezi. Duyarlılık.

Dissentients : Karşıt görüşlülük. Ayrılık. Muhalif. Karşıt görüşlü. Muhalif olan.

İngilizce Sentient Türkçe anlamı, Sentient eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sentient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affectional : Etkileyici. Etkileyen. Duyguya hitap eden veya duygu ifade eden. Sevgi ile ilgili. Güçlü bir his ile tanımlayanmış olan.

Capable : Muktedir. Becerikli. Kabiliyetli. Yaman. -e açık. Meyilli. Etki altında kalabilen. Yatkın. Kapasiteye sahip.

Feeling : Heyecan. Duygu. Canlı. His. Bakış açısı. Dokunum. Kanı. Dokunma.

Sentients : Sentient.

Impressionable : Kolayca etkilenen. Aşırı duygusal. Nazik yürekli. Kolay etkilenir. Aşırı duyarlı. Hassas. Kolay etkilenen. Çabuk etkilenir.

Intuitional : Sezgisel.

Emotionalistic : Fazla heyecana kapılan. Coşkun. Heyecan uyandırmaya çalışan. Heyecanlı. Duygularını aşırı dramatik bir şekilde gösteren.

Affective : Eğitim, kimya alanlarında kullanılır. Ruhu duygulandıran, mantıktan çok duygulara dayanan ve bireyin duygu yönüyle yakından ilişkili olan. Afektif. Hissi. Duygulandırıcı. Dokunaklı. Etkileyici. Etkin. Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Duyuşsal.

Soulful : İçli. Anlamlı. Aşırı hassas. Duyguları yansıtan.

Sentience : Hissedebilirlik. Sentiens. Bilinçlilik. Duygululuk. Sezgi. Duygusallık. Duyarlılık. Sezi.

Sentient synonyms : susceptible, sensibles, passibile, sensitive, reactive, hypersensitive, animate, passible, liable, mindful, sensuous, delicate, sensational, soppier, espressivo, sensible, emotive, emotional, nice, romantic, alive to, conscious, sensate, soppiest, responsive, nambypamby, sensual, maudlin, recipient, sensory, impressible, soppy, intuitive.

 

Sentient zıt anlamlı kelimeler, Sentient kelime anlamı

Insentient : Hissiz. Duyarsız. Cansız.

Insentience : Algılayamama. Ruhsuzluk. Sönüklük. Cansızlık. Yaşamsızlık.

Unconscious : Farkında olmayan. Baygın. Kendinden geçmiş. Kendinde değil. Bilinçaltı ile ilgili. Şuursuz. Bilinçaltı. Bilmeden. Şuurdışı. Kasıtsız.

Sentient ingilizce tanımı, definition of Sentient

Sentient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sentient being. One who has the faculty of perception. Having a faculty, or faculties, of sensation and perception. Specif. (Physiol.), especially sensitive. As, the sentient extremities of nerves, which terminate in the various organs or tissues.