Sentients türkçesi Sentients nedir

Sentients ingilizcede ne demek, Sentients nerede nasıl kullanılır?

Dissentients : Muhalif. Karşıt görüşlülük. Muhalif olan. Ayrılık. Karşıt görüşlü.

Sentient : Duygulu. Hisli. Hisseden. Sezgili. Duygusal. Duyarlı. Duygun. Önsezileri güçlü.

Sentientism : Sentientizm. Etiğin düşünce, dil ve eylem bakımından insanın sezgilerine dayandığını, ahlaki değerin nesnel ve evrensel olarak bağlayıcı ve tüm insanlar için ortak olduğunu sezgi yoluyla kavradığımızı savunan görüş. canlıları, sezgilere sahip olma özelliğine göre sınıflandıran bir çeşit türcülüğü savunan görüş, sentientizm. Sezgicilik.

Sentiently : Hassas bir şekilde. Duygulara cevap veren bir tarzda. Hassas olarak.

Consentient : Birbirine uygun. Razı. Uyumlu. Kabul eden.

Sentimental : Hissi. Hassas. Duygulara hitap eden. Duygulu. İçli. Duygusal.

Insentient : Hissiz. Cansız. Duyarsız.

Sentiment : Seziş. İçlilik. Kanı. Fikir. Aşırı duyarlık. Hassasiyet. Hassaslık. His. Düşünce. Duyarlık.

Sentiency : Duygusallık.

Sentience : Sentiens. Sezgi. Hissedebilirlik. Duygululuk. Duyarlılık. Sezi. Duygusallık. Bilinçlilik.

İngilizce Sentients Türkçe anlamı, Sentients eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Sentients ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prepossession : Etki altında kalma. Aklını kurcalama. Tarafgirlik. Peşin hüküm. Taraf tutma. Meyil. Önyargı. Kafaya takılma.

Soulful : İçli. Duyguları yansıtan. Anlamlı. Aşırı hassas.

Judgment : Yargılama. Hüküm. Doğru düşünüp karar verme yetisi. Doğru ya da yanlış olabilen bir önesürüm. insanın kesin bilgi edinme olanağı bulunmayan bir durumda davranışını üzerine dayandırdığı bir kanı. yargılama yetkesi; yargılama işlemi sonunda yargıcın verdiği karar. Yargı. Kanı. Düşünce. Görüş. Karar.

Delicate : Tetik. İnce. Leziz. Nazik. Nazlı. Kibar. Hassas. Kolay kırılabilen. Narin.

Capable : Yatkın. Kabiliyetli. Yaman. Eğilimli. Muktedir. Yetenekli. Becerikli. -e açık. Kapasiteye sahip.

Hypersensitive : Aşırı duyarlı, aşırı duyarlılık gösteren. Aşırı duyarlı. Alerjik. Aşırı hassas. Hipersensitif.

Espressivo : Sözle veya ifadeyle çalınarak. İçten. Etkileyici bir tarzda çalınarak. (müzikle alakalı) etkileyici bir şekilde.

Emotional : Duysal. Coşkun. Hissi. Coşkusal. Dokunaklı. Müteessir edici. İçli.

Maudlin : Cıvık. Ağlak. Aşırı duygusal. Ağlayacak kadar duygulu. Ağlayacak kadar duygusal. İçip içip ağlayan. Sarhoş ve duygulanmış. İçip ağlayan.

Impressible : Kolay etkilenen. Hassas. Aşırı duygusal.

Sentients synonyms : preconceived idea, razbliuto, preconceived opinion, preconceived notion, political sympathies, intuitional, sensuous, soppy, politics, belief, sentimentality, nambypamby, sensible, sensory, persuasion, parti pris, sentient, emotive, view, romantic, passibile, recipient, eyes, opinion, sensual, affectional, sensational, thought, sensibles, responsive, sentimental, affective, feeling.

Sentients zıt anlamlı kelimeler, Sentients kelime anlamı

Unbelief : İmansızlık. İnançsızlık.

Insentient : Cansız. Duyarsız. Hissiz.

Insentience : Yaşamsızlık. Sönüklük. Algılayamama. Ruhsuzluk. Cansızlık.