Roosa plan türkçesi Roosa plan nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Roosa planı.
  • Yeni altın sunumlarının artırılmasına bağlı olarak yeni rezerv merkezleri oluşturulması, dolar ve sterlinin yerine diğer para birimlerinin de yeni anahtar para olarak kullanılmasıyla uluslararası likidite sorununun çözülebileceğini öne süren abd hazine bakanı robert v. roosa tarafından hazırlanan plan.

Roosa plan ingilizcede ne demek, Roosa plan nerede nasıl kullanılır?

Plan : Projesini yapmak. Josparını çizmek. Bir oluşum, süreç ya da gidişi yöneltmek ve denetim altına almak üzere yapılan düzenleyici tasarımlar bütünü. Planını çizmek. Planlamak. Kroki. Plan kurmak. Plan yapmak. Coğrafya, iktisat, madencilik alanlarında kullanılır. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde belirledikleri hedeflere ulaşmak için izleyecekleri yol haritası. bk. kalkınma planı.

Roosa bonds : Roosa tahvilleri. Doların değerindeki düşmeye karşı güvence isteyen ülkelerin para birimleri cinsinden abd hazinesi tarafından 1962 yılında çıkarılmaya başlanan, vadeleri on sekiz ile yirmi yedi ay arasında değişen ve o dönemin hazine bakanının adıyla anılan tahvil.

Abortive plan : Suya düşmüş plan. Başarılı olamamış plan.

Abstract plan : Kuramsal fikir. Anlaşılmaz strateji. Varsayıma dayalı olan plan. Soyut plan. Belirsiz plan.

 

According to plan : Planlanana uygun bir şekilde. Planlandığı gibi.

Accounting plan : Bir işletme ya da kurumda hesapların sistemli bir biçimde ve çeşitli gruplara ayrılarak düzenlenmesini ve aynı işlemlerin her zaman aynı hesaplara kaydedilmesini sağlayan cetvel. Muhasebe planı. Hesap planı.

İngilizce Roosa plan Türkçe anlamı, Roosa plan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roosa plan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Roosa plan synonyms : abolition of forced labour convention, ability to pay principle, a change in individual demand, a change in supply, a group shares, a shift in supply.