Rout türkçesi Rout nedir

Rout ile ilgili cümleler

English: Can I change the route?
Turkish: Rotayı değiştirebilir miyim?

English: I know a shorter route.
Turkish: Daha kısa bir yol biliyorum.

English: I am tired of the day-to-day routine of life.
Turkish: Hayatın günlük rutininden usandım.

English: I can't decide which route to take to Boston.
Turkish: Boston'a hangi yoldan gideceğime karar veremiyorum.

English: Ali lived just off Route 19.
Turkish: Ali Rota 19'dan uzakta yaşadı.

Rout ingilizcede ne demek, Rout nerede nasıl kullanılır?

Rout out : Eşelemek. Freze etmek. Çıkarmak. Zorla çıkarmak. Açığa çıkarmak. Yatağından kaldırmak. Gizlendiği yerden çıkarmak. Uzaklaştırmak. Bulmak. Yatağından çıkarmak.

Route : Göndermek. Tarik. Her zamanki yol. Belli bir kanaldan yollamak. Yol. Belirli bir yolla göndermek. Herzamanki yol. Güzergah. Hat. Yürüyüş emri.

Route document : Belge dolaştır. Yönlendir belge.

Route document to : Belgeyi dolaştır.

Route expiration timer : Yol süresi dolma zamanlayıcısı.

Router : Yol atayıcı. Yönlendirici. Freze. Yönlendirici olarak etkinleştir. Doğru noktaya ağ üzerinden mesajları yönlendiren donanım aleti (bilgisayar). Bir malzemeyi oyan veya içerisinde delik veya iz açan her türlü güç aletlerinden her biri. Gönderen veya sevkeden kimse veya şey. Yürüyüşe geçen kimse veya şey. Yöneltici.

 

Route removal timer : Yol kaldırma zamanlayıcısı.

Router discovery advertisements : Yönlendiricileri keşif reklamları.

Routine : Alışcıl. Bilgisayar, bilişim, eğitim alanlarında kullanılır. Klişeleşmiş. Alışkanlık. Mekanikleşmiş. Alışılmış. Görenek. Genel ya da sık kullanımı olan bir bilgisayar izlencesi ya da bir bilgisayar izlence kesimi. Alışkanlık haline gelmiş şey. Her günkü.

Route to recipients : Alıcılara dolaştır.

İngilizce Rout Türkçe anlamı, Rout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go into : Tutulmak. -e sığmak. Girmek (açıklamaya). Varmak. Girişmek. Girmek (bir mesleğe). Bir mesleğe girmek. İncelemek.

Disinters : Mezardan çıkarmak. Mezarından çıkartmak. Topraktan çıkarmak. Gömülü olduğu yerden çıkartmak. Kazmak.

Go round : Etrafında dolaşmak. Atlı karınca. Ellerini karşılıklı birbirlerinin enselerinde kenetleyen iki kişinin kolları üzerinden, öteki çiftin aynı durumu alarak, alttakilerin kendi eksenlerinde hızlanıp dönmesiyle ayaklarının yerden kesilmesi ve savrulması biçiminde bir eğlenceli alıştırma. Yeterince olmak.

Slaughters : Boğazlamak. Kentucky eyaletinde şehir. Mahvetmek. Kesmek. Kılıçtan geçirmek. Katletmek. Toplu katliam yapmak.

Routed : Gönderilmiş. Dolaştırılan. Bozguna uğramış. Münhezim. Gönderildi.

Drag up : Kötü yetiştirmek. Açığa çıkarmak. Gelişigüzel yetiştirmek. Gereksiz yere ortaya koymak. İyi terbiye etmemek. Abartmak.

 

Thrashing : Etkinlik kaybı. Kötek. Büyük yenilgi. Dayak atma. Boşa çabalama. Mahvetme. Dayak. Emek kaybı. Dövme.

Croppers : Kırpma makinesi. Maraba. Başarısızlık. Çok fena düşüş. Yıkım. Betonarme demiri makası. Ekin. Kursağını şişirebilen güvercin. Ekinci. Demirci makası.

Pulverise : Toz haline getirmek (ezip). Ufalamak. Toz haline gelmek (ezilip). (sıvı) püskürtmek. Toz yapmak. Un ufak etmek. Zerreleşmek. Toz haline getirmek. Haşat etmek.

Disarraying : Bozmak. Karışıklık. Düzensizlik. Kargaşaya itmek. Karıştırmak. Dağınıklık. Düzensiz kıyafet. Kargaşa.

Rout synonyms : rootle, larrups, discomfiture, monkeys, ructions, routs, cropper, dial, call on, abandoned, grub, rout out, forage, litter, analyze, beat hollow, checkmating, foraged, poke, chase after, ruction, call, seething pot, smash, monkey with, disinter, debacles, beat about, pawed, rumple, make mincemeat of, delve into, analysing.

Rout zıt anlamlı kelimeler, Rout kelime anlamı

Victory : Muzafferiyet. Utku. Zafer. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. New york eyaletinde yerleşim yeri. Başarı. Yengi. Galebe. Galibiyet.

Rout ingilizce tanımı, definition of Rout

Rout kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A throng. To put to rout. Especially, a traveling company or throng. To assemble in a crowd, whether orderly or disorderly. To collect in company. To search or root in the ground, as a swine. To bellow. To furrow. To roar. Disturbance. An assembly. Uproar. Clamor. Noise. To snore loudly. A company. A shouting. To scoop out with a gouge or other tool. Tumult. A bellowing. To break the ranks of, as troops, and put them to flight in disorder. A troop. To snort.