Go into türkçesi Go into nedir

Go into ile ilgili cümleler

English: Ali didn't go into the room right away.
Turkish: Ali hemen odaya gitmedi.

English: Ali told me not to go into that room.
Turkish: Ali bana o odaya gitmememi söyledi.

English: Ali told me not to go into his bedroom.
Turkish: Ali onun yatak odasına gitmememi söyledi.

English: Ali decided that it wasn't necessary to go into the office today.
Turkish: Ali bugün ofise gitmenin gerekli olmadığına karar verdi.

English: Ali didn't go into details.
Turkish: Ali detaylara gitmedi.

Go into ingilizcede ne demek, Go into nerede nasıl kullanılır?

Go : Erişmek. İlerlemek. İddiaya girmek. Yok olmak. Ayrılmak. Götürmek. Olmak. Enerji. Tükenmek. İşlemek.

Into : Haline. İçine. -e. Şekline. -a. E. Biçimine. Ye. İçeriye. -in içine.

Go into a coma : Bilincini kaybetmek. Komaya girmek.

Go into a decline : Kuvvetten düşmek. Sağlığı bozulmak. Zayıf düşmek. Düşüşe geçmek. Gerilemek.

Go into a nose dive : Baş aşağı gitmek. Başaşağı gitmek.

Go into a skid : Araba kaymaya başlamak.

Go into a tailspin : Yere çakılmak. Bunalıma girmek. (hızla) kötüye gitmek.

 

İngilizce Go into Türkçe anlamı, Go into eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go into ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arrive : Doğmak. Dönmek. Dayanmak. Ayak basmak. Üstesinden gelmek. Gelip çatmak. Yetişmek. Başarı kazanmak. Vasıl olmak.

Monkeys : Oynamak.

Enter upon : -e girişmek. Almak. Dönüm noktasına gelmek. Başlamak. Konmak.

Delve : Kazmak. Derinlemesine araştırmak. Arayıp taramak. Altüst ederek aramak. Bellemek.

Attained : Ulaşılmış. Erişilmiş. Kazanılmış. Kazanmak. Gelmek. Ulaşmak. Erişmek. Elde etmek.

Be at a premium : Rağbet görmek. Prim yapmak. Rağbette olmak.

Break into : Basmak. Zorla girmek. Zorla içeri girmek. Hırsızlık yapmak. Tecavüz etmek. Konuşmayı kesmek. Ayırmak. Dalmak. Lafa karışmak.

Be in a request : Rağbette olmak.

Attend on : Hizmet etmek. Bakmak.

Conned : Dikkatle okumak. Yutturmak. Dümen kullanmak. Gemi idare etmek. Dolandırmak. Kandırmak.

Go into synonyms : analyze, irritates, attainted, darted, adhering, cares for, bursts, drag up, adventuring, be enroled, arrives, address oneself to, poke, be in love with, enter into, buckle oneself to, analyse, embark on, assess, begin singing, come in, irritate, be interested in, amount to, adhere, enter on, enters, dashes, ascertain, fiddle with, be smitten with, enter, attacks.