Monkeys türkçesi Monkeys nedir

Monkeys ile ilgili cümleler

English: Even monkeys fall from trees.
Turkish: Maymunlar bile ağaçtan düşer.

English: In the forest, monkeys were climbing down from the canopies.
Turkish: Ormanda maymunlar saçaklardan aşağıya iniyorlardı.

English: The monkeys are grooming each other.
Turkish: Maymunlar birbirlerini temizliyorlar.

English: It's easy for monkeys to climb trees.
Turkish: Bir maymun için ağaca tırmanmak kolay bir şeydir.

English: I saw some monkeys climbing the tree.
Turkish: Bazı maymunların ağaca tırmandığını gördüm.

Monkeys ingilizcede ne demek, Monkeys nerede nasıl kullanılır?

Monkeys and apes : Eski sınıflandırmalara göre, memeliler (mammalia) sınıfının, maymunlar (primates) takımından, yapıları ince ve güzel, hareketleri çevik, yüzü ve kaba yerleri hariç vücudu kıllı, baş ve gövdedeki kılları yeleye benzeyen, beyinleri büyük ve kafatasları yuvarlak, kolları bacaklarından uzun, başparmakları bulunmayabilen, kuyrukları uzun ve sarılmaya elverişli, sıcak memleketlerde ormanlarda yaşayan, yassı burunlu maymunlar (platyrhini) ve dar burunlu maymunlar (catarrhina) olmak üzere iki üst familyayı içine alan bir alt takım. Gerçek maymunlar.

Even monkeys fall from trees : Herkes hata yapar.

 

New world monkeys : Yassıburunlu maymun. Marmoset. Yassı burunlu maymunlar. İpek maymun. Bazı sınıflandırmalara göre memeliler (mammalia) sınıfının, maymunlar (primates) takımının, gerçek maymunlar (simiae) alt takımından, genel olarak 36 dişli olup burun duvarı geniş ve burun delikleri yanlara doğru yön almış, kuyrukları ağaçlara sarılmaya elverişli, yanak keseleri ve oturak kaba etleri olmayan, bitki ve küçük hayvanlarla beslenen, güney amerika'da sulak ormanlarda yaşayan türleri içine alan bir üst familya. örümcek maymunu (ateles paniscus), uluyan maymun (aloutta seniculus), başlıklı maymun (cebus capucinus), şeytan maymun (pithecia satanus) türleri iyi bilinir. yeni dünya maymunlan.

Three wise monkeys : Kötü ve fena olan hiçbirşeyi görmeyen duymayan ve konuşmayan üç akıllı maymunun (mizaru, kikazaru ve ıwazaru) çin kökenli resim şeklindeki özdeyişi. Üç akıllı maymun. Üç maymun.

Monkeyshines : Dürüst olmayan hareketler. Şaka.

Monkey business : Üçkağıt. Hile. Dolap. Yalan dolan. Düzenbazlık.

Monkey flower : Miskotu. Misk otu.

Monkey bread : Baobap. Baobap ağacı.

Monkey like : Maymun gibi.

Monkey jacket : Kısa ve dar ceket.

İngilizce Monkeys Türkçe anlamı, Monkeys eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monkeys ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Irritate : Tahriş etmek. İrite etmek. Kızdırmak. Gıcık etmek. Öfkelendirmek. Sinirini bozmak. Sinir bozmak. Sinir etmek. Azdırmak. Rahatsız etmek.

Sugar : Kompliman. Tatlım. Esas olarak sükroz'dan ibaret olan, glukoz ve fruktoza hidrolize olan, doğal olarak şeker pancarı, şeker kamışı, sorgum ve benzerlerinde en çok bulunan, kristalleşebilen tatlı, molekül sayısı 10’dan az olan bir disakkarit. Tatlı sözler etmek. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Para. Şekerlemek. Genel olarak tatlı olan ve suda çözünen monosakkaritler ile disakkaritlere verilen ad. (halk dilinde şeker olarak bilinen özdek, bir disakkarit olan sakkarozdur.). Şeker katmak. Şeker koymak.

 

Scratch : Acele ile yazmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaşımak. Tırnaklamak. Çıkarmak. Tırmalamak. Sıyrık. Kazımak. Eşelemek. Geçici ad.

Fund : Sermayeye çevirmek. Stok. Belirli bir iş için gerektikçe ödenmek üzere ayrılıp işletilen para. bir işletmenin başka varlıklarından fiziksel olarak ya da sayışımla her iki biçimde ayrılmış ve özel kullanımlara bağlanılmış bir ya da bir bölüm varlık. Yedek anamal. Ödenek. Finanse etmek. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık. Para. Yatırım yapmak. Para kaynağı.

Monkey : Maymun. Yaramaz çocuk. Afacan.

Gelt : Para (eskenazi dili).

Act a part : Gerçek amacını saklamak. Gerçek düşüncelerini gizlemek. Rol almak. Rol oynamak. Rol kesmek.

Budging : (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Yerinden oynatmak. Oynatmak. Kımıldatmak. Hareket ettirmek. Kımıldamak. Hareket etmek.

Budge : Kıpırdatmak. Hareket etmek. Kıpırdamak. Oynatmak. Yerinden oynamak. Yerinden oynatmak. Kımıldamak. Kımıldanmak. Kımıldatmak.

Shinplaster : Pul. Bant.

Monkeys synonyms : subsidisation, catarrhine, new world monkey, dinero, boodle, platyrrhinian, old world monkey, monkeyed, budged, bread, acted, cavort, go round, shekels, disport, daff, platyrrhine, meddle with, cabbage, appropriation, subsidization, budges, token money, monkey with, clams, dally with, monkeying, go into, irritates, medium of exchange, poking, dances, cavorts.

Monkeys zıt anlamlı kelimeler, Monkeys kelime anlamı

Sane : Makul. İnsaflı. Akıllı. İyi düşünebilen. Aklı başında. Akla yatkın. Mantıklı. Akıllıca.

Idle : Avarelik etmek. Boşa harcamak. Boş gezmek. (motor) boşta çalışmak. Boşa geçen. Oyalanmak. İşlemeyen. Boş durmak. Başıboş. Boşta.