Monkey türkçesi Monkey nedir

Monkey ile ilgili cümleler

English: Ali sneaked up behind the guard and clobbered him with a monkey wrench.
Turkish: Ali korumanın arkasına sinsice yaklaştı ve onu İngiliz anahtarıyla dövdü.

English: Ali opened the cage and let the monkey out.
Turkish: Ali kafesi açtı ve maymunun çıkmasına izin verdi.

English: He was scared when the monkey jumped at him.
Turkish: Maymun ona atladığında korkmuştu.

English: He is up to some monkey business.
Turkish: O, bir dolap çeviriyor.

English: But when the monkey came back, the tin cup was always empty.
Turkish: Fakat maymun geri geldiğinde, teneke bardak her zaman boştu.

Monkey ingilizcede ne demek, Monkey nerede nasıl kullanılır?

Monkey around : Oyalanmak. Dalga geçmek.

Monkey around with : Uğraşmak. Karıştırmak.

Monkey bread : Baobap ağacı. Baobap.

Monkey business : Hile. Yalan dolan. Üçkağıt. Düzenbazlık. Dolap.

Monkey drift : Arama galerisi.

Scopes monkey trial : Eyalet yasalarını ihlal ettiği ve devlet okulunda evrim teorisini öğrettiği için tennesseeli öğretmen john scopes'un 1925 yılında yargılanması davası (scopes önce suçlu bulundu fakat daha sonra beraat etti). Scopes maymun yargılaması.

Monkey engine : Şahmerdan makinesi.

 

African green monkey kidney cell line : Afrika yeşil maymun böbrek hücresi hattı. Vero.

Monkey wrench : Çift ağız anahtarı. İngiliz anahtarı. Somunların sökülüp takılmasında kullanılan iki ağızlı, ayarlanabilir anahtar.

Monkey with : Kurcalamak. Karıştırmak. Uğraşmak.

İngilizce Monkey Türkçe anlamı, Monkey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monkey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cavorted : Hoplayıp sıçramak. Zıplamak. Sıçramak. Tepinmek. Hoplamak.

Simian : Maymuna ait. Maymun gibi.

Poking : Araştırmak. Sokmak. İtelemek. Karıştırmak. Dürtmek. Dürtüklemek. Aramak. Şişleme.

Guttersnipes : Sokak çocuğu.

Dally with : İlişkiye girmek. Ciddiye almamak. Cilveleşmek. Eğlenmek. Oynaşmak.

Limb : Ağacın ana dalı. Bacak. Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. Şube. Uzuv. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Kanat, kol ya da bacaklar. Kanat. Yaprağın geniş kısmı.

Tamper : Sıkıştırıcı. Sıkmaç. Karıştırmak. Gizlice uğraşmak. Rüşvetle kandırmak. Tokmak. Karışmak. Dokunmak.

Hellion : Haylaz çocuk. Mikrop.

Impings : Küçük şeytan. Şeytanın art ayağı. Afacan çocuk. İblis. Canavar.

Poke : Sokmak. Dürterek sokmak. Araştırmak. Parmak baston vb ile dürtmek. Saplamak. İtelemek. Dürtmek. Yavaş gitmek. Çıkarmak.

Monkey synonyms : old world monkey, platyrrhinian, new world monkey, catarrhine, dances, monkeys, prankster, acted, impish, budging, imp, naughtiest, disport, simians, enfant terrible, naughty boy, fiddle with, drag up, gamine, imping, pixilated, daff, cavort, budge, aped, brats, brat, naughty, aping, apish, cavorts, irritates, limbing.

 

Monkey zıt anlamlı kelimeler, Monkey kelime anlamı

Idle : Boşta. Haylaz. Aylak. Boşta olmak. Verimsiz. Kullanılmayan. Başıboş. Avarelik etmek. Boş durmak.

Monkey ingilizce tanımı, definition of Monkey

Monkey kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To ape. To act or treat as a monkey does. To act in a grotesque or meddlesome manner. In the most general sense, any one of the Quadrumana, including apes, baboons, and lemurs.