Ruffs türkçesi Ruffs nedir

  • Hayvanın boynu çevresindeki tüyler.
  • Döğüşken.
  • Platika (balık).
  • Sert.
  • Boyun tüyleri (hayvanlarda).
  • Kozla almak.
  • Koz ile alma.
  • Dövüşken kuş.
  • Para.
  • Fırfırlı yaka.
  • Kırmalı yaka.

Ruffs ingilizcede ne demek, Ruffs nerede nasıl kullanılır?

Gruffs : Hırçın. Aksi. Boğuk. Katı. Sert. Ters. Huysuz. Sevimsiz. Kaba.

Scruffs : Günlük elbiseler. Ense.

Woodruffs : Yapışkan otu. Aromatik bir bitki. Utah eyaletinde şehir. Yoğurt otu. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Güney carolina eyaletinde şehir.

Ruff : Koz ile alma. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, yağmur kuşugiller (charadriidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, erkekleri kendi aralarında dövüşen, avrupa ve asya'da yaşayıp kuzey afrika'ya göç eden, eti yenen bir tür. Boyun tüyleri (hayvanlarda). Döğüşken. Kırmalı yaka. Hayvanın boynu çevresindeki tüyler. Fırfırlı yaka. Dövüşken kuş. Kozla almak.

Ruffed : Yüksek fırfırlı yakası olan.

Ruffini endings : Miyelinli bir sinir telinin dallanmış miyelinsiz uçları ve kollagen tellerin oluşturdukları l mm kadar uzunluktaki iğ biçiminde, içi sıvı dolu, eklemlerde ve kıllı ya da kılsız derinin dermis tabakasında bulunan, sıcaklık duygusunu alan duygu siniri uçları. Ruffini cisimcikleri.

Ruffians : Zorba. Yontulmamış tip. Kavgacı. Külhanbeyi. Hödük. Kalas (tip). Ayı (tip). Kabadayı. Zalim.

 

Ruffler : Boyun tüyleri (hayvanlarda). Sert. Kıvıran. Kızdırıcı. Fırfırlı yaka. Buruşturan kimse. Provokatör. Hayvanın boynu çevresindeki tüyler. Sinirlendiren kimse. Katlayan kimse.

Ruffianism : Acımasızlık. Zorbalık. Vicdansızlık.

Ruffes : Platika. Platika (balık).

İngilizce Ruffs Türkçe anlamı, Ruffs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ruffs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acrid : Barut gibi. Acı. Kekre. Ekti. Ekşi. Tehlikeli. Keskin. Buruk.

Chink : Metalik ses çıkartmak. Şangırdamak. Şangırdatmak. Çinli. Şıkırtı. Metalik ses. Çatlak. Şıkırdamak. Şıngırdatmak. Şıkırdatmak.

Bad : Çürük. Yıkım. Zarar. Perişanlık. Kötülük. Şanssızlık. Kokmuş. Berbat. Kem. Kokuşmuş.

Rufflers : Rahatsız eden kimse. Pli yapan. Kışkırtıcı. Provokatör. Pli şekli veren kimse.

Sandpiper : Çulluk. Su çulluğu. Kızılbacak.

Brasses : Pirinçten yapılmış eşya veya kaide. Yüksek rütbeli subaylar. Pirinç eşyalar. Küstahlık. Mangır. Cüret. Pirinç.

Biting : Dokunaklı. Acıtıcı. İğneleyici. Alaylı. Zalim. İğneli. Acı verici. Isırma. Acı.

Bitterer : Acılı. İliklere işleyen. Bitter (çikolata). Acı (tat). Şiddetli. Keskinlik. Üzücü. Yakıcı. Acılık. Barut gibi.

Chip : Fiş. Kırılgan olmak. Havalandırmak top. Dilimlemek. Kırıntı. Marka. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir tümleşik çevrimi taşıyan yarıiletken gereç. kırmık sözlüğü de bu anlamda kullanılmaktadır, bk. tümleşik çevrim. Yontmak.

Astringent : Şiddetli. Kanamayı kesici. Sindirim kanalı yoluyla meydana gelen zehirlenmelerde mukozayı büzüştürmek amacıyla kullanılan tanen vb. maddeler. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Astrenjan. Kan durdurucu. Büzücü. Kanamayı durduran ilaç. Sıkıştırıcı. Haşin.

 

Ruffs synonyms : crossruff, philomachus pugnax, overtrump, philomachus, genus philomachus, bitter, adamants, asper, cash, ruffing, acrimonious, bunce, austerest, ruff, astringents, coffering, ruffler, banknote, bread, trump, acerbic, cashes, coffer, reeve, acerb, trumping, aspirated, move, brassing, brass, go, boodles, bitterest.