Ruminator türkçesi Ruminator nedir

  • Geviş getiren hayvan.
  • Düşünen kimse.
  • Yediği yemeği geri getirip yeniden çiğneyen hayvan.
  • Dalgın kimse.
  • Düşünceli kimse.

Ruminator ingilizcede ne demek, Ruminator nerede nasıl kullanılır?

Ruminators : Geviş getiren hayvan. Yediği yemeği geri getirip yeniden çiğneyen hayvan. Düşünceli kimse. Dalgın kimse. Düşünen kimse.

Ruminate about : Tasarlamak. Üzerinde derin derin düşünmek. Derin derin düşünmek. Düşünmek. Uzun uzun düşünmek. Düşünüp taşınmak. Kurmak. Dalıp gitmek.

Ruminate over : Derin derin düşünmek. Tasarlamak. Üzerinde derin derin düşünmek. Kurmak. Uzun uzun düşünmek. Düşünmek. Düşünüp taşınmak. Dalıp gitmek.

Ruminated : Üzerinde düşünmek. Kurmak. Kafa patlatmak. Düşünmek. Uzun uzun düşünmek. Uzun uzadıya düşünmek. Düşünüp taşınmak. Dalıp gitmek. Tasarlamak. Geviş getirmek.

Ruminates : Tasarlamak. Uzun uzun düşünmek. Düşünmek. Kafa patlatmak. Geviş getirmek. Uzun uzadıya düşünmek. Dalıp gitmek. Düşünüp taşınmak. Üzerinde düşünmek. Kurmak.

Ruminatingly : Düşünüp taşınarak. Geviş getirerek. Yenen yemeği yeniden geri getirip çiğneyerek. Düşünceli bir şekilde. Dalgın dalgın. Tasarlayarak.

Ruminal acidosis : Geviş getirenlerde karbonhidratça zengin gıdaların alışılmışın dışında bir defada fazla miktarda alınması sonucu oluşan, işkembe içeriği ph’sının 6’nın altına düşmesiyle belirgin gıdaya bağlı bir sindirim bozukluğu, rumen asidozu. Rumen asidozu. İşkembe asidozu.

 

Rumination : Uzun uzadıya düşünme. Geviş getirme. Dalgınlık. Geviş getiren toynaklı hayvanlarda besinin birinci mideden ağza küçük miktarlarda geri getirilerek iyice çiğnenmesi. ruminasyon. Aynı konu üzerinde düşünüp durma. Sığır, koyun ve keçi gibi hayvanların bolus olarak adlandırılan ve işkembede küçük parçalara ayrılamayan kaba yemlerden oluşan bir kütleyi, tekrar ağza getirerek çiğnemesi ve yutması olayı, ruminasyon, ruminare, hlk. kevşeşmek. Geviş (getirme). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Derin derin düşünme. Ruminasyon.

Ruminal : İşkembeye ait olan. Ruminal.

Ruminal bloat : İşkembede, fermentasyona elverişli gıdaların alınması sonucu aşırı miktarda köpüklü karakterde gaz oluşumuna bağlı olarak veya geğirmenin mekanik ve işlevsel olarak engellenmesi sonucu işkembede gaz birikmesi, işkembe timpanisi, rumen timpanisi. oluşan gazlar arasında metan, karbon dioksit ve karbon monoksit yer alır. birincil işkembe şişkinliği. ikincil işkembe şişkinliği. kronik nüksedici işkembe şişkinliği. İşkembe şişkinliği.

İngilizce Ruminator Türkçe anlamı, Ruminator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ruminator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ruminants : Ruminantlar. Geviş getirenler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) bölümünün, toynaklılar (ungulata) üst takımının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımından, mideleri dört odalı, bitkilerle beslenen, yarı sıvı haldeki besinler önce işkembeye, oradan börkeneğe geçerek yumuşatılan, dinlenirken besinleri geri kusulan, iyice çiğnendikten sonra yine yutularak kırkbayıra gelen ve oradan şirdene geçerek besinleri iyice sindiren bir alt takım. Gevişgetirenler. Geviş getiriciler.

 

Thinker : Mütefekkir. Filozof. Düşünür.

Muser : Düşünerek zaman geçiren kimse. İyice düşünen kimse. Düşünür.

Deliberator : Tartışan. Amaçlayan. Tasarlayarak davranan. Planlayan. Bile bile davranan.

Muller : Havan. Roleli karıştırıcı. Ağır taşlama çarkı. Kum karıştırma makinesi. Mablak. Öğütme taşı. Havaneli.

Conceiver : Anlayan kimse. Mucit. Yaratıcı. Tasarlayıcı. Algılayan kimse. Yeni şeyler yaratan kimse.

Conceivers : Yaratıcı. Anlayan kimse. Yeni şeyler yaratan kimse. Algılayan kimse. Mucit. Tasarlayıcı.

Ruminant : Düşünceli. Dalıp gitmiş. Gevişgetiren (hayvan). Geviş getiren. Gevişgetiren memeli. Ruminant. Mideleri dört bölmeden oluşan, selülozu sindirebilen, sığır, koyun, keçi, geyik, deve gibi hayvanlar, ruminant, gevişen. Gevişen. Gevişgetiren hayvan.

Ruminator synonyms : ponderer, ruminators.

Ruminator ingilizce tanımı, definition of Ruminator

Ruminator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A meditator. One who ruminates or muses.