Ruminants türkçesi Ruminants nedir

  • Gevişgetirenler.
  • Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) bölümünün, toynaklılar (ungulata) üst takımının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımından, mideleri dört odalı, bitkilerle beslenen, yarı sıvı haldeki besinler önce işkembeye, oradan börkeneğe geçerek yumuşatılan, dinlenirken besinleri geri kusulan, iyice çiğnendikten sonra yine yutularak kırkbayıra gelen ve oradan şirdene geçerek besinleri iyice sindiren bir alt takım.
  • Geviş getirenler.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Geviş getiren hayvan.
  • Geviş getiriciler.
  • Ruminantlar.

Ruminants ingilizcede ne demek, Ruminants nerede nasıl kullanılır?

Ruminants dry manure : Geviş getirenlerin kuru gübresi. Esas itibarıyla işlenmiş geviş getirenler dışkısından oluşan ve en çok % 15 su içerecek biçimde kurutulan, en az % 12 ham protein, en çok % 40 ham selüloz ve en çok % 20 ham kül içeren bir işlenmiş hayvan artığı.

Nonruminants : Tek mideliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) bölümünün, toynaklılar (ungulata) üst takımının çift parmaklılar (artiodactyla) takımından, bazı sınıflandırmalara göre domuzumsular (suiformes) alt takımına eşit olan, mideleri basit yapılı ve geviş getirmeyen bir alt takım. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Geviş getirmeyenler. Ruminant olmayanlar.

 

Ruminant polioencephalomalacie : Geviş getirenlerin polioensefalomalasisi. Sığır, koyun ve keçilerde, tiyamin yetersizliğine bağlı olarak biçimlenen beyinde bakışımlı, gri ve beyaz maddede nekroz, körlük, diş gıcırdatma, aşırı tükürük salgısı, opistotonus ve çırpınmalarla belirgin bir hastalık, polioensefalomalasi, serobrokortikal malasi, serebrokortikal nekroz.

Small ruminant rinderpest : Küçük geviş getirenlerin vebası. Paramyxoviridae ailesinde, morbillivirüs cinsinde bir virüsün koyun ve keçilerde neden olduğu, sindirim sistemindeki patolojik değişimler bakımından sığır vebasına benzeyen, ancak trakeitis, bronşit bronşiolit ve interstisyel pnömoni gibi solunum sistemi bulgularıyla da birlikte seyreden akut seyirli viral bir hastalık, bulaşıcı püstüler stomatitis, kata, stomatitis-pnömoenteritis kompleksi, keçi vebası, yalancı sığır vebası, ppr, küçük ruminant vebası.

Ruminant : Düşünceli. Gevişgetiren (hayvan). Gevişgetiren hayvan. Dalıp gitmiş. Geviş getiren. Gevişgetiren memeli. Gevişen. Dalgın. Ruminant.

Ruminal fluke : Paramphistomidae ailesinde bulunan, erişkinleri ortalama 3-12 mm. uzunluğunda, açık kırmızı renkli ve kesitlerinde yuvarlak, ön taraflarında ağız çekmeni, arka nihayetlerinde ise karın çekmeni bulunan, yumurtaları gri renkte ve fasciola yumurtalarından biraz büyük, genç formları geviş getiren hayvanların onikiparmak bağırsağında, erişkinleri ise rumen ve retikulum mukozasında bulunan ara konakları planorbis, bulinus, anisus ve stagnicola soylarına bağlı su salyangozları olan digenetik trematod cinsi, paramphistomum, rumen kelebeği. Rumen kelebeği. İşkembe kelebeği.

 

Ruminantia : Geviş getirengiller.

Ruminal calculus : Ön midelerde oluşan hayvansal kıl ve bitkisel lif yumaklarının tümüyle organik madde ve inorganik tuzlarla sertleşmesiyle oluşan yapı. tıkanma oluşturmadığı sürece zararsızdır. İşkembe taşı.

Ruminal lactic acidosis : Ruminal laktik asidozis. Karbonhidratlardan zengin gıdaların fazla miktarda alınmasıyla işkembe sıvısında laktik asit miktarının artması sonucu oluşan, şiddetli toksemi, dehidrasyon, işkembe stazı, halsizlik, yerden kalkamama ve yüksek ölüm oranıyla belirgin kimyasal işkembe yangısı.

Ruminal : İşkembeye ait olan. Ruminal.

İngilizce Ruminants Türkçe anlamı, Ruminants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ruminants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Puzzle : Bulmaca. Kafası karışmak. Şaşırtmak. Kafa patlatmak. Muamma gibi gelmek. Şaşırmak. Düşündürmek. Hayret uyandırmak. Kafasını karıştırmak. Karışıklaştırmak.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Question : Konu. Mesele. Kuşku. - den şüphe etmek. Sorular sormak. İfadesini almak. Bilinmez. Sorgu. Toplumbilimde başlıca bilgi sağlama aracı olan ve olgu, davranış, kanı, tutum, görüş gibi konularda bireylerden yanıt almak üzere başvurulan ölçünlü sınar.

Reflect : İfade etmek. Yansıtmak. Aksetmek. Düşünüp taşınmak. Düşünmek. Aksettirmek. Belirtmek. İyice düşünüp taşınmak. Dile getirmek.

Bethink : Üzerinde düşünmek. Anımsamak. Kafa yormak. Düşünmek. Göz önünde bulundurmak. Hatırlamak.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Acacia : Akasya. Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Ponder : Uzun uzun düşünmek. Zihninde tartmak. Üzerinde düşünmek. Fikir yormak. Düşünmek. Kafa patlatmak. Düşünüp taşınmak. Ölçüp tartmak. Kafa yormak. Ölçüp biçmek.

Cogitate : İcat etmek. Enine boyuna düşünmek. İyice düşünmek. Düşünmek. Tasarlamak. Kavram yaratmak. Düşünüp taşınmak. Bulmak. Ciddi olarak düşünmek. Dikkatle düşünmek.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Ruminants synonyms : cerebrate, theologise, think over, a chromosome, consider, premeditate, abiotic environment, introspect, abo blood groups system, speculate, abiotic factor, abacus bodies, excogitate, think, abductor muscle, abramis zone, muse, ruminant, ruminators, aardwolf, contemplate, a site, mull, theologize, wonder, ruminator, chew over, mull over, a cell, meditate, aardvark, study, a protein.

Ruminants zıt anlamlı kelimeler, Ruminants kelime anlamı

Ruminants antonyms : nonruminant, odd toed ungulate.