Ruptures türkçesi Ruptures nedir

Ruptures ingilizcede ne demek, Ruptures nerede nasıl kullanılır?

Rupture point : Kopma noktası. Kopma çekidi.

Rupture strength : Kopma dayancı. Kırılma mukavemeti. Kopma dayanımı. Kırılma dayanımı. Kopma dayana.

Rupture test : Kopma deneyi.

Angle of rupture : Kırılma açısı. Kopma açısı.

Aortic rupture : Ana atardamar yırtılması. Ana atardamar duvarının içindeki basınç artışı nedeniyle yırtılması, aorta rupturu, aortik ruptur. yarış atı veya aygırlarda heyecan ve etkinliğin yüksek olduğu durumlarda önceden, dejenerasyon ve kireçlenme gibi nedenlerle zayıflamış olan ana atardamarda biçimlenir.

Modulus of rupture : Kopma modülü. Birim yüzölçümüne düşen kopma yükü. Kırılma katsayısı. Eğilme dayanımı. Kırılma modülü. Kopma katsayısı. Kopma modulusü. Kopma çarpanı.

Coronary artery rupture : Travmatik retiküler perikardisin sonucu olarak ve yabancı cisimlerin etkisiyle kalp kasını besleyen atardamar duvarının kopması. Koroner atardamar kopması.

Urethral rupture : Üretra yırtılması. Üretranın tıkanma ve yaralanma gibi nedenlerle yırtılması.

Uterine rupture : Uterus yırtığı. Uterus rüptürü. Döl yatağı yırtığı. Döl yatağı duvarının, travmatik veya çoğul gebelik, büyük yavru, uterus burulması, servikal spazm gibi nedenlerle spontan olarak biçimlenen yırtıkları, uterus yırtığı.

 

Urinary bladder rupture : İdrar torbası yırtığı. İdrar torbasının aşırı dolma veya yaralanmalar nedeniyle yırtılması.

İngilizce Ruptures Türkçe anlamı, Ruptures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ruptures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crush : Sıkmak. Sıkma meyve suyu. Öğütmek. Kahretmek. Bastırmak. İtişmek. İzdiham. Buruşmak. Sıkıştırmak. Sıkıştırarak ezmek.

Bust : Tutuklamak. Batmak. Bozmak. Parçalamak. İflas ettirmek. İflas etmek. Rütbe indirmek. Bozulmak. Patlatmak.

Aggrieves : Üzmek. Mağdur etmek. Gücendirmek. İncitmek. Kederlendirmek. Rencide etmek. Mağdur duruma düşürmek.

Break to pieces : Tuzla buz etmek. Parçalara ayrılmak. Paramparça etmek. Tuzla buz olmak. Parça parça etmek.

Crumbles : Parçalamak. Yıkılmak. Ufalamak. Düşmek.

Affronts : Gücendirmek. Hakaret etmek. Aşağılamak. Hakaret. Hakarette bulunmak. Tahkir etmek. Küçük düşürmek. Kabalık etmek.

Disaffiliated : Ayırmak. Bölmek. Kesmek. İlişiğini kesmek.

Cozen : Dolandırmak. Zorlamak. Aklını çelmek. Kandırmak. Aldatmak.

Cut off : Mahsur. Kesmek. Kesip koparmak. Son vermek. Ayırmak. İmha etmek. Uçurmak. İzole etmek. Bağlantısını kesmek.

Ruptures synonyms : emotional state, raptus, come to bits, breaching, cast off, break down, detaches, affront, break up, busted, divide, parted, cozens, crashed, abash, spirit, aggrieve, rend, snap, have nothing to do with, lacerate, break into pieces, herniate, bust up, rupture, cozening, disengages, fly off, breake, coaxed, detach, cast offs, come apart.