Rustiness türkçesi Rustiness nedir

Rustiness ingilizcede ne demek, Rustiness nerede nasıl kullanılır?

Crustiness : Asabi veya suratsız olma niteliği. Somurtkanlık. Suratsızlık. Sinirlilik. Kabukluluk. Terslik. Huysuzluk. Aksilik.

Trustiness : Güvenilir hal. Sadakat.

Rusting : Pas yapma. Paslanma. Korozyon ve pasla kaplı olma. Paslı olma.

Non rusting steel : Paslanmaz çelik.

Alkaline derusting : Alkali ile pas giderme.

Mistrustingly : İnanmayarak. Güvenmeyerek. Şüpheyle. Güvensizlikle. İtimatsızlıkla.

Regular national entrusting : Düzenli ulusal başvurma. Yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak yapılan başvurma.

Crusting : Buz tutmak. Kabuklanma. Kabuklanmak.

Distrusting : Kuşkulanmak. İnanmamak. Güvensizlik. Şüphe duymak. Sıtkı sıyrılmak. Emniyet etmemek. Güvenmemek. Güveni sarsılmak. -e itimat etmemek. İtimat etmemek.

Intrusting : Yediemine tevdi etmek. Vermek. Tevdi etmek. Birine belli bir sorumluluk veya görev için güvenmek (ayrıca entrust). Güvenmek. Emanet olarak vermek. Saklanması için vermek.

İngilizce Rustiness Türkçe anlamı, Rustiness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rustiness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rust : Demir ya da demir alaşımlarının yüzeylerinin havadaki oksijenle birleşerek metaloksit oluşturması olayı. Pasmantarıgillerin çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahverengi lekeler, bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. Pas lekesi olmak. Hava,nem,su ya da sulu çözeltilerin etkisiyle demir ve alaşımlarının yüzeyinde oluşan, hidroksit ve karbonatları da içeren kırmızı-kahverenkli demir oksit. Pas tutmak. Hamlatmak. Körelmek. Pas rengi. Paslandırmak.

 

Clumsiness : Hoyratlık. Acemilik. Beceriksizlik. Sakarlık. Sarsaklık.

Corrosion : Çürüklük. Suyun ya da çözeltilerin, kimyasal etkisiyle aşınma. Bir gözlemcinin beklentilerine ve eğilimlerine uygun düşmediği için belli olguları görmezlikten gelmesinden ya da çarpıtmasından doğan yanlılık. Yenim. Katı gereçler, özellikle metal alaşımların kimyasal ve elektrokimyasal tepkimelerle ya da fiziksel çözülme ile aşınması. Coğrafya, fizik, gitar, kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Paslandırma. Çürüme (pas veya kimyasal maddeden ileri gelen). Sürekli bitki örtüsünden yoksun kurak ve yarı kurak bölgelerde, rüzgarların yerden kaldırıp savurduğu ya da sürüklediği katı özdeklerin de yardımıyla, yeryüzünde oluşturdukları kendine özgü biçimlerin tümü. Korozyon.

Rusting : Korozyon ve pasla kaplı olma. Pas yapma. Paslı olma.

Ponderousness : Ağırlık.

Cumbersomeness : Beceriksizlik. Biçimsizlik. Külfetlilik. Kullanışsızlık. Sakarlık. Ağırlık verici olma. Acemilik.

Atrophy : Dumura uğramak. Gıdasızlıktan zayıflama. Körelmek. Atrofi. Yapı ve görev bakımından zayıflama ya da küçülme. Köreltmek. Dumur. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dumura uğratmak.

 

Ineptness : Uygunsuzluk. Anlamsızlık. Saçmalık. Yersizlik. Toyluk. Beceriksizlik.

Unwieldiness : Beceriksizlik.

Awkwardness : Acemilik. Sakarlık. Eli işe yakışmazlık. Kullanışsızlık. Uygunsuzluk. Yakışık almayan. Biçimsizlik. Aksilik. Terslik.

Rustiness synonyms : gawkishness, condition, maladroitness, bulkiness, slowness, gawkiness, atrophia, ineptitude, being out of condition, multicoloured, atrophies, oxidations, coarseness, status, oxidation, rudeness, atrophying, becoming rusty, multicolored.

Rustiness ingilizce tanımı, definition of Rustiness

Rustiness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being rusty.